Güncel

Abluka Nedir? Ne Demek? Anlamları

Bir yeri veya bir birliği zor kullanılarak, karadan, havadan ve denizden çevirme.

Abluka nedir, ne demek, sözlük anlamı. Hukuk da Abluka hangi anlamda kullanılır? Abluka kelimesinin çeşitli anlamları. 

Savaşlarda çok kullanılan bir asken terimdir. Ablukanın amacı, çevrilmiş yöre veya güçlerin dış dünya ile bağlantısını keserek maddi ve manevi yardım almalarını önlemektir.

Milletlerarası hukuk kurallarına göre, (1856 Paris Beyannamesi, 1940 Deniz Müsadere Kanunu) ilân edilen abluka sahası içindeki her türlü araca el konur ve iade edilmez, özellikle savaşlarda dost devletler, düşmana yaptıkları abluka ile dostlarına yardımda bulunurlar.

1. Bir kenti, bir limanı, bir mevziiyi, bir ülkeyi, dışarıyla her tür ilişkisini kesmek amacıyla kuşatma.

2. (Bir limanı, bir ülkeyi) denizden abluka etme, herhangi bir geminin, denetimden geçmeden giriş ve çıkışını engelleme eylemi.

Abluka filosu, ablukayı uygulayan deniz kuvvetleri. Abluka hattı, abluka edilen liman ya da bölgenin sınırları.  Abluka ilanı bütün devletlere duyurulması. Abluka kaçağı, abluka hattını aşan. Abluka kuvveti, ablukayı uygulayan silahlı kuvvetler, |Ablukayı bozmak, zor kullanarak abluka hattını yarmak. |Ablukayı kaldırmak, abluka karar ve uygulamasını sona erdirmek.

3. Bir yeri abluka etmek; ablukaya, abluka altına almak, o yeri askeri ya da siyasal amaçla kuşatmak.

4. Bir kimseyi ablukaya, abluka altına almak, o kimsenin serbest hareket etmesini engellemek.

“Abluka” terimi kuşatılanın tüm iletişim yollarını kesmeyi amaçlayan hazırlık harekâtını belirtmek için kuşatma  sözcüğünün eşanlamlısı olarak sık sık kullanıldı. Deniz ablukası yelkenli gemiler zamanında, bir filo tarafından yapılırdı. Gözetleme amacıyla açık denizde dolaşan filo, limandaki hareketleri izlemek için de birkaç firkateyni liman çevresinde görevlendirirdi. Günümüzde kıyı bataryaları, denizaltılar, hava kuvvetlen ve mayınlama, yakın ablukayı olanaksızlaştırmaktadır. Bir savaş limanındaki hareketleri gözetleyebilmek için denizaltılar ve uçaklar kullanılmaktadır.

Birinci Dünya savaşı sırasında alman limanları, bir yandan Pas de Calais’nin gözetlenmesi, öte yandan da Norveç ve İskoçya arasında sürekli dolaşan hücumbotlar ve oluşturulan mayın tarlalarıyla abluka altına alındı ve Atlas okyanusu ile bağlantısı kesildi; ikinci Dünya Savaşı’n-da, Norveç ve Fransa kıyılarının Mihver kuvvetlerince işgal edilmesinden sonra, Müttefikler, Almanya’nın kullandığı ve etkin bir kabotajla birbirlerine bağlı bu limanlarını abluka altına alamadılar. Gerektiğinde müdahale etmek için düşman savaş araçlarının ya da deniz kuvvetlerinin, Atlas Okyanusu’ndaki hareketlerini uzaktan izleme yolunu seçtiler.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra abluka yeniden siyasal baskı aracı olarak kullanıldı; önce Sovyetlerin 1948-49’da Berlin’de, kentin batı kesimlerinin karayolundan ikmalini engelleyen ablukası; sonra Amerikalıların 1962’de Küba bunalımındaki hava-deniz ablukası Amerikan donanmasının 1972’de de Kuzey Vietnam limanlarına girişi yasaklayan ve mayınlayan ablukası gibi. Amerikalılar, bu ablukayı ancak 27 ocak 1973’te ateşkes antlaşmasından sonra kaldırdılar.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatı’ndan (20 temmuz 1974) sonra, Yunanistan ile Kıbrıs Rum yönetimi, Birleşmiş Milletler; ABD, Fransa ve İngiltere’ye başvurarak Türkiye’ye karşı abluka ilan edilmesini istediler. Bu girişim, ancak ambargo uygulamasına yol açarak, ABD’nin NATO çerçevesi içinde Türkiye’ye yapmakta olduğu askeri yardımın durdurulması sonucunu doğurdu.

Hukuk da Abluka:  1909 Londra bildirisi ile desteklenen 1856 Paris bildirisi, fiili abluka kuralını yani ablukanın, abluka altındaki kıyıya giriş-çıkışı gerçekten önlemeye yetecek güçte savaş gemileriyle yapılması gereğini öngörür. Ablukanın esası tarafsızlık kavramında aranmalıdır. Savaşan devletlerden birine yiyecek, para ya da mal göndermek, bu devlete savaşı sürdürme olanağı sağlar ve abluka altına alan devlet, tarafsız devletlere karşı düşmanca davranmadan, abluka altındaki bölgeyle tarafsız devletler arasındaki bağlantıyı fiilen engelleyebilir. Bununla birlikte, I. ve II. Dünya savaşlarında müttefikler, “Almanya’nın ablukası” olarak adlandırılan ve alman deniz ticaretine ambargo koyan eylemlerini, hukuk açısından abluka değil, savaş kaçağı ilkesine dayandırmışlardır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir