Kültür

Ahenk Nedir?

Armoni, kısmen fesâhat. Edebî eserde kullanılan kelime ve kelime gruplarının kendi aralarındaki ses uyumundan doğan ve kulağa hoş gelen, okuyanda adeta bir musikî tesiri yapan ses düzeni. (“Akşam, yine akşam, yine akşa. Göllerde bu dem bir kamış olsam” Ahmet Haşim) Belâgatin önemli konularından biri olan âhenk, şiirde estetik etkinin mühim bir kısmını temin eder. Musikîde makam neyse, şiirde de âhenk odur denebilir. Âhenk, bir ses olayıdır ama anlama katkısı nisbetinde de önem kazanır.
Her sesin kendine has bir müzikal değeri vardır. Kelimelerde bir araya gelen sesler karakteristik özelliklerine göre bir ses düzeneği meydana getirirler. İşte bu düzen âhengi oluşturur. Klasik şiirimizde büyük bir yer tutan âhenk, belâgat kitaplarında uzun uzadıya anlatılagelmiştir. Eski belagatta “insicam”, “tecânüs”, “teellüf”, “selâ-set” terimleri de ‘âhenk’i karşılamak üzere kullanılmıştır.
Eskiden beri, umûmî, taklidi ve tasviri olmak üzere üç çeşit âhenkten söz edilir. Umûmî âhenk, söylenen ve yazılan sözde telaffuz, söyleme güçlüğü (tenafür), sık tekrar, zincirleme tamlama, yersiz uzatma ve kısaltma bulunmamasından doğan âhenktir; genel bir ses düzenliliğidir.
Taklîdî âhenk, tabiat taklidi seslerle oluşturulur. Daha geniş bir ifadeyle bir fikri, bir duyguyu, bir hayali kelimenin anlamından çok, çıkardıkları seslerle anlatmaktır. İki çeşidi vardır. İlki basit ve açık olanıdır ve taklidi âhenk diye bilinir:
Şıp şıp diye indi merdivenden Açtı kapıyı küşâde-gerden
Hakka doğru duralım eeer kişi niyetine.
Namık Kemal
İkincisi asıl taklîdî âhenkur ve kapalıca, sanatkârâne yapılır. Çoğunlukla, başka anlamlar da çağrıştırabilecek bir kelimenin söylenişinden ortaya çıkar:
Güm güm öter âsmân sadâdan Gümgeşte zemin bu maceradan
Şeyh Galib
Tasvirî âhenk, duygu ve düşüncenin ifadesinde tercih edilen kelime dizilişinin insan zihninde bir tasvir uyan¬dırmasıdır. Bu bir bakıma, seslerin yardımıyla mananın güçlendirilmesidir. Tevfik Fikret’in “Yağmur” şiirinin aşağıya aldığımız dizelerinde, seçilen kelimelerin seslerinden yağmurun sesini duyar gibi oluruz:
Küçük, muttarid, muhteriz darbeler Kafeslerde, camlarda pür-ihtizâz Olur dembedem nevha-ger, nağme-sâz Kafeslerde, camlarda pür-ihtizâz Küçük, muttarid, muhteriz darbeler…
Sokaklarda seylâbeler ağlaşır, Ufuk yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır;
Kaynak: Edebiyat Terimleri Sözlüğü

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı