Sağlık

AIDS Neden Tedavi Edilemiyor?

AİDS tedavisi. HİV bulaşmasına ve AİDS’e karşı savaşımda biyotip araştırmacıları iki önemli yol göstermişlerdir. Birinci strateji, bedende HİV’ye karşı oluşan etkisizleştirici antikorları harekete geçirecek bir aşı geliştirmek ve kişileri virüse karşı korumaktır; İkincisi, HİV bulaşmasına ve AİDS’e karşı tedavi edici etkenler bulmak ve geliştirmektir.
Son gelişmelere dayanan bazı uzmanlar, gelecek 10 yıl içinde bir aşı geliştirilebileceğini belirtmişlerse de, henüz HİV bulaşmasına karşı bir aşı yoktur. Bir aşı geliştirilmesinin önündeki temel engel, virüsün değişkenliğidir. Çok sayıda HİV virüsü çeşidi vardır ve bunlardan biri aşı amacıyla insan bedenine verilse bile, hızla ve kolayca değişinime uğramaktadır.1990 yıllarının başından bu yana, dünyanın birçok yerinde çok sayıda aşı “adayı”, gönüllü insanlar üstünde denenmektedir.
HİV bulaşmasının tedavisinde önemli ilerlemeler gerçekleştirilmiş, çabalar iki temel alanda yoğunlaştırılmıştır: Hastalığa yol açıcı) etkeni doğrudan etkileyen virüs karşıtı ilaçlar; bağışıklık sisteminin işlevlerini artıran ve düzenleyen maddeler olan immüno modulatörler (bağışıklık düzenleyiciler). “Fırsatçı” hastalıkların ve kanserlerin tedavisinde de gelişme ve yenilikler olmaktadır.
HiV’nin karmaşık yaşam çevrimi nedeniyle, virüs karşıtı ve bağışıklığı güçlendirici tedavilerin gelişmesindeki başarı, bilimsel bir meydan okuma olacaktır. HİV, bilinen hastalık yapıcı mikroorganizmaların çoğundan farklı olarak, saldırgan etkenlere karşı bedeni koruyan bağışıklık sistemi hücrelerini etkilemektedir. Dolayısıyla virüsü, zaten tehdit altında olan bağışıklık sistemini yok etmeden öldürmek, teknik açıdan son derece güçtür. Üstelik, HİV için önemli bir “yatak” olan bu hücrelere zarar vermeden içlerindeki virüsü yok etmek olanaksız görülmektedir.
Sözgelimi, makrofaj hücreler, bir yandan taşıdıkları virüsü bağışıklık sisteminden korurken, bir yandan da kendileri HİV’nin çoğalmasını sağlamaktadırlar. Dolaşımda bulunan makrofajlar, aynı zamanda, beyin de dahil bedenin çeşitli alanlarına HİV’nin yayılmasında önemli rol oynamaktadırlar.
Etkili tedavinin araştırılmasında göz önünde tutulan başka önemli konular da vardır. Sözgelimi, beyin HİV infeksiyonu için önemli bir hedef olduğuna göre, etkili bir HİV karşıtı etkenin, kan-beyin engelini aşması gerekir. Yine, tedavide yeğlenecek bir nokta da, virüs karşıtı etmenin (ilacın) ağızdan kullanılabilmesidir. Çünkü bir AİDS ilacının uzun süre etkili olabilmesi ve kanda uzun süre kalması gerekir. Günümüze kadar pek çok ilaç insanlarda denenmiş, ama yalnızca ikisi ABD Besin ve İlaç (FDA) kuruluşundan lisans alabilmiştir; Azidotimidin (AZT) ve Dideoksiinozin (DDİ). AZT, bazı hastalarda oldukça uzun süre etki gösterebilen ve virüs çoğalmasını önleyici bir ilaçtır. Belirtilerin henüz ortaya çıkmamış olduğu hastalarda, AİDS’in başlamasını geciktirir. Ama birçok hastada, zararlı yan etkilere yol açar. DDİ de benzer etkili bir ilaçtır; AZT tedavisini kaldıramayan hastalarda kullanılır. Öbür ilaçlar henüz, klinik deneme aşamasındadır.
 

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı