Genel KültürEdebiyat

Akıcılık Ne Demek? Akıcılık İle İlgili Örnek

Akıcılık; Sözlü ya da yazılı anlatımın anlamca açık ve pürüzsüz olması, sözcük ve tümcelerde hiçbir ses karışması olmaması, kulağı tırmalayan sözcükler bulunmaması, sözlerin bir engele uğramadan akıp gitmesine AKICILIK DENİR.

Anlatımın akıcı olması için tümceler, gereksiz sözcüklerden ve uzatmalardan arındırılmalıdır. Kolayca anlaşılan, amacı açık seçik ortaya koyan tümceler kurulmalıdır. Süsten ve yinelemelerden uzak durulmalıdır. Söylenişi zor sözcükler kullanılmamalıdır. Zaman zaman devrik, zaman zaman düz tümceler kurarak, yazı tekdüzelikten kurtarılmalıdır. Kısa, yalın tümceler kurmalı, ama arada bir, biraz uzunca tümceler kurarak, değişiklik yaratılmalıdır. Sözcüklerde ses kakışması olmamasına özen gösterilmeli, tümceler bir engele uğramadan akıp gitmelidir.

Akıcılık İle İlgili Örnek 

“Otelin geceliği iki buçuk lira. Odada sobayı yakmak için de ayrıca bir lira alıyorlar. Bir lira vermeden sobayı yakmıyorlar. Aylardan şubat…

Cebimdeki yirmi beş lira bir hafta dayandı. 1947’nin kışı yaman… Ağzıma lokma koymayalı iki gün oldu. Kendi kendime “Aç kalmak mı, açıkta kalmak mı zor?” diye düşünüyorum. Otelci kapı dışarı ederse, işte o zaman gör sen özgürlüğün cilvesini… Dışarı çıksam, nereye? İçeride kalsam, neyle? Tastamam on beş kuruşum var. Çay ısıtır, simit doyurur. Açlık başıma vurmuş. Sokağa çıktım. Lapa lapa kar yağıyor.” (Aziz Nesin)

Selâset. Söylenen, yazılan sözlerin dile takılmadan, kolayca ve âhenkli bir biçimde okunup anlaşılabilmesi hâli. Sözün akıcı olması başka bir deyişle içinde herhangi bir ses pürüzü olmaması için, duygu ve düşüncelerin bir düzen içinde anlatılması, çoğunluğun âşinâ olduğu ve anlamı kolayca kavranan kelimelerin tercih edilmesi, söylenilmesi, telaffuzu zor olan seslerden ve kelimelerden kaçınılması, cümlelerin yapı bakımından doğru olması, genellikle kısa cümlelere itibar edilmesi gerekmektedir. Bu kâbil söz ve yazılara eskiden selis denirdi. Bir üslûp özelliği olan akıcılık, edebî eserin kolay okunmasını bu vesileyle de yayılmasını, zihinlerde yer etmesini sağlayan önemli bir niteliktir. Nâilî’nin şu beytini bir selâet örneği olarak zikredebiliriz:
Hevâ-yı aşka uyup kûy-ı yâre dek gideriz Nesîm-i subha refikiz bahâra dek gideriz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir