HalkbilimiEfsaneler

Al Karısı Efsanesi

Al karısının folklorumuzdaki yeri herkesçe bilinir. Fakat bunun zamana ve zemine bağlanarak bir efsane olarak anlatıldığı pek duyulmuş değildir. Daha ziyade genç annelere musallat olan mevhum varlığın şöyle bir hikâyesi anlatılır.

Erzincan‘a bağlı Bayırbağ köyünde, bundan elli altmış yıl önce bir bey varmış. Köyün ileri gelenlerinden olan bu beyin dönümlerce tarlası, ahırlarca atı ve davarı varmış. Hizmetinde de pek çok adam çalıştırırmış. Bu beyin çok iyi bir de atı varmış ki şehire inerken daima ona binermiş.

Bu bey bir gece yatarken ahırdan nal sesleri işitir. İner, bakar ki, o çok sevdiği atı kan ter içinde… Saçları da örülü. Bunu al karılarının yaptığını anlar. O geceden sonra sabahlara kadar atını bekletir; bekletir ki al karısı bir daha gelmesin.

Fakat atın beklenilmediği bir gece al karısı gelir, atı sabaha kadar yorar. Bey sabah ahıra indiği zaman Hayvanı perişan bir halde bulur. Köyün büyüklerine danışır. Onlar da yapılacak işin, hayvanı al karısından kurtarmak olduğunu söylerler. Bey, büyüklerin tavsiyelerine uyarak atını eğerler, eğerin üzerine acı sakız sürer. Ahırın bir kenarında beklemeye başlar.

Gecenin bir vaktinde al karısı gelir, ata biner. At yine tepînip zılpamaya başlar. Bey atın yanına geldiği halde at hâlâ tepinmektedir. Al karısının yapışıp kaldığını anlar. Büyüklerin dediği gibi hemen bir iğneyi karının olması gereken yere saplar. Al karısına iğne batırınca göze görünürmüş. Hemen beyin gözüne görünüverir. Bey onu oradan alıp evine götürür.

Al karısının bulunduğu evlerde bereket olurmuş, her şey çok olurmuş. Bu al karısını tam yedi yıl çalıştırırlar. Evin bütün işini görür. Bir de ekmek pişirirmiş ki yemekle doyulmaz.
Bir gün bu al karısı suya gider. Çocuklar da kuyunun başında oynuyorlarmış. Kendisi korkusundan çıkartamadığı için yakasındaki iğneyi onlara çıkartmak ister:
«Parmaklarım yara olduğu için şu iğneyi çıkartamıyorum, sen çıkartıver.»
Çocuk da hemen çıkartır. Al karısı derhal kaybolur. Beyin adamları gelirler, çocuklara sorarlar. Çocuklar da olanları anlatırlar. Suya bakarlar ki kıpkırmızı… Meğer al karısı taifesi kendilerinden ayrılıp da tekrar geri dönenleri kabul etmez, öldürürlermiş.

Kaynak: Saim Sakaoğlu / 101 Anadolu Efsanesi