Genel KültürTarih

Alp Ne Demek? (Alperen Ne Demek? Alpler Kimdir? Özellikleri

Türk destanlarında yiğitliği, kahramanlığı, cesareti ve pehlivanlığıyla öne çıkan ideal erkek tipi.

Alp Ne Demek? Alperen Ne Demek Anlamı. Alplerin Özellikleri Nelerdir? Alp tipi ne demek, Alp hakkında kısaca bilgi.

ALP. Kahraman, yiğit, cesur anlamlarını taşıyan Türkçe bir sözcük. (Buradaki “I” sesi, kalın olarak söylenmelidir), özel ad olarak kullanıldığı gibi, sıfat özelliği de gösterebilir. Ayrıca unvan olarak da kullanılmıştır. Gerek eski, gerekse yeni Türk lehçelerinde bu sözcüğe her zaman rastlanmıştır. Moğolcadan Türkçeye geçen bagatar (batur) ve Oğuz lehçesinde kullanılan sökmen sözcüğü de aynı anlama gelmektedir.

İslamiyet öncesi Türklerde bu ad sıkça görülmüştür. Kültigin’in (Gültekin) atının adı Alp-Salçı’dır. İran efsanelerinde Efrasiyab olarak geçen, Saka destanlarının kahramanının adı da Alp Er Tunga’dır. Bundan başka, çeşitli kaynaklarda Alp Tuğrul, Alp Tulug üge gibi isimler bulunmuştur. Altay, Kırgız, Abakan, Kazak Türklerinin lehçelerinde Alp veya Alıp biçiminde söylenen kahraman adları vardır (Alp Karaşığa, Kuzgun Alıp gibi).

Bu sözcük İslamiyet sonrasında da Türkçede varlığını sürdürmüştür. Bunun örnekleri şunlardır: Alp Tigin (Gaznelilerin kurucusu), Alp Kuş, Alp Argu (Selçuklu emirleri), Alparslan (Selçuklu sultanı). Sözcük, özel ad olarak kullanılmasının yanında, soylu ailelere, komutanlara ve yöneticilere unvan olarak da verilmiştir. Hindistan’da çeşitli devletlerde Türk ailelerinin yönetiminde bulunduğu dönemlerde, büyük emirlere alp-han denilmiştir.

Dede Korkut efsanelerine göre, bir Türk çocuğuna özel ad verilebilmesi için yiğitliğini kanıtlaması gerekiyordu. Ancak bundan sonra alp (yiğit) olabilirdi. Alplar hanlarına bağlılıkla hizmet ederler, buna karşılık hanlar da onları şölene çağırır, onlara değer verirlerdi. Bu efsanelerden, alpların ayrıcalıklı ve saygın bir topluluk durumuna geldikleri anlaşılmaktadır.

XIII. XIV. yüzyıl Rumeli dervişleri Anadolu’da halkı eğitiyorlardı, öte yandan da Bizans içlerine yönelik akınlara katılıyorlardı. Bunlara Alperenler denilmiştir. Alperenlerin kendine özgü âdetleri, inançları, düşünceleri ve örgütlenme biçimleri vardı. Anadolu’nun ve Rumeli’nin fethinde bunların çok önemli görevleri olmuştur. Alperenlerin en ünlüleri Abdal Musa, Hacı Bektaş-ı Veli, Geyikli Baba, Seyit Ali Sultan’dır. Bunların yazdıkları kitaplarda Alperenlerin serüvenleri anlatılmıştır. Alplik geleneğinde Seyit Battal Gazi’nin büyük bir yeri vardır. Alpliğin Seyit Gazi soyunda Melik Danişment Ahmet Gazi, Seyit Gazi ve Ebu Müslim aracılığıyla Oğuz Han’a kadar götürülmesi ulusal bir gelenektir.

Aşık Paşa’nın’ yazdığına göre, bir Alp’te bulunması gereken dokuz nitelik şunlardır: Korkusuz bir yürek, kuvvetli bir pazı, çaba, savaş giysisi, iyi bir at, yay, kılıç, süngü ve güvenilir bir arkadaş.

Zamanla mistik bir içerik de kazanan dinsel Aplikte ise; erenlik, riyazet, azim, aşk, tevekkül, şeriata uyma, bilgi, hizmet ve iyi bir arkadaş olmak üzere yine 9 şart aranmıştır.

Kahraman, yiğit cesur, bahadır kimse için kullanılır “Alp ere korhu virmek ayıp olur” (Dede Korkut kitabı, XIV. yy.).

Eski Türkler ‘de kullanılan bir unvan: Alp tigin. “Ulularının adına Aydoğmuş Alp dirler bunlar Oğuz Ala isimleridir”

Alp sözcüğü, Türkler arasında yiğit, kahraman ve güçlü anlamlarında, bazen kişi adı bazen kişinin bir niteliği, bazen de kabile örgütü içinde soylu sınıfın adı olarak kullanıldı (Alp, Alp Kuş, Alp Arslan).

Maveraünnehir’ den başlayarak Afganistan ve Hindistan’ da (Alp Han gibi), Anadolu’da, Rumeli de, türk egemenliği altında bulunan bölgelerde türk ya da İslam adlarıyla birleşerek özel ad oluşturduğu görülür (Alp Tigin, Nasırettin Alp Gazi, Alp Argun vb.). Bu ad ya da unvan, Karahanlılar’dan başlayarak Gazneliler, İran, Irak ve Anadolu Selçukluları, Harizmşahlar, Anadolu beylikleri (Artukoğulları) ve Osmanlılar döneminde kullanıldı.

Selçuklular’da bu unvan prenslere veriliyordu, İslamlık döneminde cihat ve gaza töresi Türkler arasında yerleşince din uğruna savaşanlara Alp Gazi, tasavvufun etkisiyle de savaşçı derviş anlamında “Alperen” adı verildi

Alplar, kabile örgütü içinde ayrıcalıklı bir konumdaydılar. Bu konuma ulaşmak için cesaret, kahramanlık, güçlülük birinci koşuldu. Alpların hayvan-sürüleri, hizmetçileri, köleleri bulunurdu. Kabile başkanıyla alplar arasındaki ilişki törelerden kaynaklanan birtakım kurallarla düzenlenmişti. Taraflar, geleneksel kurallara uymak zorundaydılar. Örnek olarak, kabile başkanları belli zamanlarda ziyafetlerin sonunda mallarını alplara yağmalatırlardı (Hanı yağma). Bu ve bunun gibi kurallara uymayan kabile başkanları alplar üzerindeki egemenliklerini yitirirlerdi.

Türkçenin en eski metinlerinde de (Orhun yazıtları: Alp salçı; Divanü lügat-it Türk: Alp Er Tonga; Tonga Alp Er vb.) anılan alpların yaşama biçimini yansıtan tablolar, Dede Korkut hikâyelerinde canlandırılmışım Âşık Paşa alpların sahip olması gereken 9 nitelik ve aracı şöyle sıralar: sağlam yürek, kol kuvveti, gayret, özel giysi, iyi birer yay, kılıç, süngü, mızrak, uygun bir arkadaştır. Yazıcızade Ali de atlarının boyunlarına altınlı kutas taktıkları, avda okla kaplan vuranların bileklerine kaplan kuyruğu taktıkları, ancak bir atışta okla kuş vuranların sorguç takabildikleri gibi ayrıntılar vererek, “alp’ları yakından tanıtır.

Atlı göçebe uygarlık modeline bağlı olan “alp” tipinin, çeşitli türk topluluklarında tarih boyunca görülen ortak niteliklerini ilk olarak edebiyat tarihçisi Prof. Fuat Köprülü belirledi. Prof. Mehmet Kaplan Oğuz Kağan destanı ve Dede Korkut hikâyeleri gibi tarihsel edebiyat metinlerinde göçebe ve hayvancı toplulukların üyesi olarak alpların hangi nitelikleri taşıdığını, ne gibi değerleri yansıttığını belirlemeye çalışmış ve dünyaya egemen olmayı amaçlayan akıncı kişiliğin, zaman içinde, kendi gücünü kanıtlamayı, doğaya söz geçirmeyi amaçlayan bir kişiliğe dönüştüğünü ortaya koymuştur.

Kaplan, ayrıca alp tipinin, yerleşik uygarlık aşamasında “veli” tipine dönüştüğünü ileri sürer.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir