Genel KültürTarih

Anadolu Neresi Nerede? Anadolu Tarihi? Adı Nereden Geliyor

Anadolu neresi, nerede, nerededir kısaca bilgi? Anadolu’nun kısaca tarihi, özellikleri, Anadolu’nun özellikleri ve Türkleşmesi hakkında bilgi.

Türkiye’nin Asya’da, yani İstanbul ve Çanakkale boğazlarının doğusunda kafan kesimi.

Türkiye topraklarının yüzde 97’sini kapsayan Anadolu, kuzeyde Karadeniz ve Sovyetler Birliği, doğuda İran, güneyde Irak, Suriye ve Akdeniz, batıda Ege Denizi’yle çevrilidir.

Anadolu Adı Nereden Gelir?

Günümüzden geriye doğru beş bin yıldan beri pek çok ve yüksek düzeyde uygarlığa beşiklik etmiş olan Anadolu’nun adı Yunanca doğu ülkesi anlamına Anatoli sözcüğünden gelir. Romalılar zamanında Anatolia’nın Anatolika biçiminde değiştiği görülür. Romalılar ülkenin idare bölümlerim oluşturan parçalara tema adım verirlerdi ve doğuda kalan kesimin adı da Doğu Anadolu anlamına Tema Anatolika’ydı. Ancak, o zamanlar Anadolu denilince Tarsus Çayı ile Samsun şehri arasında çekilecek bir çizginin batısında kalan kısım kastedilirdi.

Romalıların ve Eski Yunanlıların Anadolu’yu böyle anmalarına karşılık İslâm dünyasında bu bölge Diyarı Rum, yani Rum ülkesi diye adlandırılırdı. Daha sonraki dönemlerde batıda, Anadolu’dan, Küçük Asya diye söz edildiği görülür. Bu durum Selçukluların Anadolu’ya hâkim oluşuna kadar böyle sürdü ve o zamandan bu yana da Anadolu adı bugünkü kapsamıyla bir coğrafya adı haline geldi.

Batıda ise daha çok Küçük Asya adıyla anılmağa devam edildi.

Anadolu’nun Tarihi

Arkeolojik kazılara dayanılarak yapılan incelemelerde Anadolu’da bütün tarih çağlarına ait kalıntılara rastlanmıştır. Antalya’da Karain Mağarası’nda, Ankara, Samsun ve Isparta dolaylarındaki mağaralarda Yontmataş Çağı’na; Konya yakınlarında Çatalhöyük, Burdur’da Hacılar, Gaziantep’te Saçakgözü höyüklerinde Cilâlıtaş Çağı’na; Anadolu’nun hemen her tarafında, fakat en başta Yozgat dolayında Alişar’da, Çanakkale ilinde Truva’da, Çorum ilinde Alacahöyük ve Boğazköy’de Maden Çağı’na ait kalıntılar bulunmuştur. Buralarda yapılan araştırmalar Anadolu’da uygarlığın M.Ö. 4000 yıllarına kadar uzandığını, özellikle Alişar ve Alacahöyük’te bulunan kalıntılar Bakır Devri uygarlığının M.Ö. 3000-2000 yılları arasında çok canlı olduğunu, Hititlerin Anadolu’da belirmesiyle bu devrin son bulduğunu göstermiştir.

Hititler

II. binyıla ait yazılı taş belgelerde Hititlere ve Asur kolonilerine ait geniş bilgiler bulunmaktadır. Uzun yıllar Anadolu uygarlığının temsilcisi yalnız Hititler olmuştur. Büyük Hitit imparatorluğu M.Ö. XII. yüzyılda son bulduktan sonra Doğu Anadolu’da Urartu; Orta Anadolu’da önce Frigya, sonra Lidya; Toroslar’ın güneyinde küçük Hitit Krallığı kurulmuştur. Fakat Hitit uygarlığının gerçek mirasçısı Frigyalılardır denebilir.

M.Ö. I. binyıl içinde bu devletler de son bulmuş, Anadolu sıra ile Perslerin, Makedonyalıların, Romalıların ve Bizanslıların egemenliğine geçmiş, ancak Selçukluların eline geçtikten sonra Türk yurdu olma yoluna girmiştir.

Anadolu’nun Türkleşmesi

Anadolu’nun Türkleşmesi 1071 yılında Oğuz Türklerinin hakanı Alparslan’ın Malazgirt’te Bizans’lı Romanos Diogenes’i yenmesiyle başlat1. Oğuzlar bu savaştan sonra Anadolu içlerine doğru yayılmağa ve Selçukluların Bizanslılarla sınırdaş oldukları yerlerde uç beylikleri kurmağa koyuldular. Bunların cn ünlülerinden biri olan Osmanoğullarının Bursa yöresinde kurdukları beylikten de zamanla bir imparatorluk doğdu.

Osmanlılar zamanında ülke olarak bütünleşen Anadolu, Yıldırım Bayezit ile Timur arasında Ankara’da yapılan savaşı Bayezit’in kaybetmesi üzerine yeniden bir bölünme dönemine girdiyse de çok geçmeden bundan sıyrıldı ve yeniden bütünlüğe kavuştu.

Anadolu’nun bütünlüğü en büyük tehlikeyi Birinci “Dünya Savaşı sonunda Osmanlı İmparatorluğu’nun paylaşılmak istenmesiyle geçirdi. Ancak, bu sefer de Atatürk ve arkadaşlarının yürüttüğü Kurtuluş Savaşını başarıya ulaşmasıyla tehlike geçiştirilmiş oldu.

Anadolu zengin tarihi ve değişik iklim bölgelerinde beliren farklı tabiat güzellikleriyle dünyanın en ilginç yerlerinden biridir. Büyük ölçüde dağlık ve yer yer çorak olmakla birlikte, iklim farklılıkları’ bu topraklarda yetişen ürün türlerini çok zenginleştirir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir