Güncel

Animizm Nedir? Animizm İnancı Ne Demek?

Animizm nedir? Animizm ne demek sözlük anlamı? Animizim inancı ne demektir?

Evrendeki varlıklarda ve şeylerde, insan ruhuna benzer bir ruh bulunduğu inancına dayanan genel görüş. 

Çocukların, nesneleri canlı varlıklar olarak düşünme ve bunlara niyetler yükleme eğilimi.

Animizm terimini ilk kez, ruh kavramını, canlı varlığın bedeninin bütün bölümlerini kapsayacak biçimde genişleterek ele alan alman fizyolog hekim Ernst Stahl (1660-1734) ortaya attı. Animizme göre, ruhla bedeni ayrı varlıklar olarak düşünmek ya da tasarlamak olanaksızdır. Bundan dolayı bu öğreti, makine-hayvan kuramına karşıttır.

Ama animizm kavramı, gerçek ve yaygın kullanımını, antropolojide buldu. XIX. yy.’ın sonunda E. B. Tylor bu kavramı, evrimci bir kuram olarak ileri sürdü. Bu kurama göre, tüm insanlık “animist” evreden geçmiş ve şu iki soruya yanıt aramıştı: canlı bir bedenle ölü bir beden arasındaki ayrım nedir? Ölüler düşlerimizde, bizi niçin ziyaret eder? Bu iki sorunun ilişkili olarak ele alınması, ruhların, ölümden sonra doğada bir yerde var olmaya devam ettiği ve bundan ötürü ölülere tapılması gerektiği düşüncesine yol açmıştı. Ölülere tapınma olayına pek çok kavimde rastlanması, yetersizliklerine rağmen bu kuramı, olgularla doğrulamaktadır.

Atalar Kültü

Atalar kültü, ölülerin canlıların yaşamına karışabileceği ve yaşayan insanlarla tanrılar arasında aracılık yapabileceği inancına dayanır.

Herbert Spencer’in felsefesi, ilkel ayinlerde atalar kültünün önemini belirten ilk felsefe olmuştur: Herbert Spencer, bütün dinlerin ilk kaynağını atalar kültüne bağlıyordu.

Genel olarak atalar kültü, uygarlıklara ve dönemlere göre çok çeşitli biçimlerde ortaya çıkar; çünkü, bir topluluğun atalarının tümünü ya da özel bir kahramanı ilgilendirebilir. Atalar kültünün animizm (cancılık) çerçevesi içinde önemli bir yer tuttuğu Afrika halklarında, tanrılardan yardım, bağışlama dilemelerini ya da bereketli yağmurlar yağdırmalarını istemeleri için, kabile atalarına başvurulur. Çocuk sahibi olmak ya da komşu kabileleri yenmek amacıyla yapılan dinsel danslar ve dualarla, atalardan yardım istenir.

Başka halklarda, onurlandırılan atalar, ya mitos kişileri, ya kahramanlar ya da insanlara ateş yakmayı, avlanmayı ve buğday yetiştirmeyi öğreterek uygarlığı armağan eden yarı tanrılardır. Kahramanların, Prometheus gibi uygarlık dağıtıcısı yarı tanrıların, özel bir külte konu olduğu eski Yunanda, işte bu mitos biçimiyle karşılaşılır. Eski Yunanda Olympos tanrılarına olduğu gibi kahramanlara da kurbanlar verilirdi; ama bazı değişikliklerle: Tanrılar yalnızca açık renk derili hayvanları kabul ederken, kahramanlara, cenaze ayinlerinin simgesi olan koyu renk boğalar ve koçlar kurban edilirdi. Kahramanların yardımsever kişiliğinin, ölümlerinden sonra da parıldamayı ve kent halkını korumayı sürdürdüğüne inanılırdı. Bunların en ünlüleri, daha sonra Olympos tanrıları arasına kabul edilen Herakles ya da Herkül’dür.

Atalar kültü, kusursuz biçimde özümlenmiş olduğu Çin dininde de temel bir rol oynadı. Ölü atalar, kendi soylarından gelenleri korurlar ve onlar adına tanrılardan yardım isterlerdi. Ancak, öteki dünyada yaşayabilmek için canlılara gereksinimleri vardı; bu nedenle, onlara kurbanlar kesmek, yiyecek biçiminde. armağanlar sunmak ve çok karmaşık cenaze ayinleri yapmak gerekirdi.

Katolik dininde de atalar kültünün izlerine rastlanır. Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde halk, din şehitlerine ve azizlere öylesine yoğun bir bağlılık gösteriyordu ki,, papa Damasus (336-384); bunları resmileştirmek zorunda kaldı. Hıristiyan dininde azizlerin, ruhani güçleri ve erdemleriyle yakın oldukları tanrı ile kendilerine başvuran insanlar arasında aracılık yaptıklarına inanılır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir