HalkbilimiMitoloji

Anka Kuşu Nedir? Anka Kuşu Gerçek Mi? Özellikleri? Efsanesi

Kaf Dağı’nda yaşadığına inanılan efsane kuş. Zümrüdüanka. Hüma Kuşu, Devlet Kuşu, Simurg de denir.

Anka Kuşu Nedir? Anka Kuşu Gerçek Mi? Anka Kuşunun Özellikleri Nelerdir? Anka Kuşu Neyi Temsil Eder? Anka Kuş’unun Masalı, Efsanesi, Hikayesi

Yakındoğu masallarında bir efsane dağı olan Kaf Dağı ile birlikle anılır. Yüzü insana benzetilen, her hayvandan izler taşıyan, renkli büyük bir kuş olarak anlatılır Her zaman tektir ve erkektir. Ömrünün sonuna gelince kendini yuvasıyla birlikte yakar, bu ateşten yeni bir Anka oluşur. Şehname ’de ve Mesnevi’de pek çok Anka masalı anlatılır. Halk öykü ve masallarında da çok kullanılan bir motiftir. Masal kahramanları onun kanatları üzerinde uzak diyarlara, ya da özlenen yerlere giderler.

Kafdağı’nda yaşadığına inanılan masal kuşu  “Came-hab olsa bana şeb-per-i anka-yı adem” (Akif Paşa, XIX. yy.). (Zümrüdüanka da denir.) 

2. Adı olup cismi olmayan nesne. |Anka bezirgan, parası, malı çok olan tüccar. Anka gibi, adı var, kendisi yok şeyler için kullanılır. Anka tabiat, anka meşrep, azla yetinen, kimseye minnet etmeyen kimse için kullanılır.

Mitolojide Anka 

Mısır mitolojisinde kartal büyüklüğünde, kızıl ve yaldız kanatlı efsanevi kuş. Yüzyıllarca yaşayan bu kuş, sonunda bir çalı yığını üzerinde kendini yakar ve kendi külünden yeniden doğardı.

Çin mitolojisinde, efsanesiyle müzik ve dansın icadı arasında bağlantı bulunan kuş.

Tasavvufta Anka: Anka-yı la-mekân, Tanrı.

Divan edebiyatında ankadan simurg, simurg-i anka (halk edebiyatında zümrüdüanka) -diye de söz edilir.

Kafdağı’nda yaşadığı için bu dağın adıyla birlikte anılır. Burası insansız bir bölge olduğundan alçakgönüllü, çevresinden el etek çekmiş kimselerle anka arasında ilgi kurulur:

 Anka, insanın kendini maddi varlıklardan arıtmada ve benliğini aşmada gösterdiği ruhsal gücü simgeler.

Eski Mısır’da Nil vadisini kaplayan her su taşkınında, bir kuşun (uzun gagalı, kafasında çifte sorguç bulunan kül rengi bir balıkçıl) ortaya çıktığını Mısırlılar fark etmişlerdi. Suların üstünde dolanıp duran bu kuş, şafak kızıllığında, tıpkı güneş gibi sulardan doğduğu izlenimini veriyordu. Bu nedenle, Heliopolis’teki kutsal Ra kentinde, çok erken çağlardan başlayarak, bu kuşa da güneşle eşit bir biçimde tapınıldı. Işık saçan gök yuvarlağı gibi, günün başlangıcında, ilk sulardan doğan kutsal hayvan sayıldı. Kendi kendini yenileyen, yaşamın simgesi olan bu ölümsüz kuş, krallık kutlamalarında da yer almaya başladı. Mısırlılar’ın benu adını verdikleri bu kuşa, Yunanlılar phoiniks dediler ve onun üzerine birçok efsane kurdular.

Ön Asya mitolojisinde iki efsane kuşu vardır. Bunlardan biri Araplar ‘ın Anka, Türkler ‘in Zümrüdüanka, İranlıların Simurg ya da Sireng diye adlandırdıkları kuştur. Öteki ise Hüma ya da Hümay kuşudur, İslamlıkta ve Ön Asya mitolojisinde Zümrüdüanka ile Hüma kuşu, zaman zaman birbirine karıştırılır. Oysa Hüma ya da Hümay kuşu, Peygamber hadislerinde ve İslam edebiyatında adı geçen cennet kuşudur. 

Kuran’da Eshab ur-ress diye adı geçen, “kuyulular” anlamına gelen efsanevi toplum ya da topluluğun yaşadığı yerde de Anka benzeri kuşlar vardı. Yine Kuran’da, Fil suresinde adı geçen ve gökten taş yağdırdıkları anlatılan Ebabil kuşları da Anka efsanesi ile ilişkili görülür. Kimilerine göre bu suredeki kuşlar da Anka idi.

Mütercim Asım Efendi Anka kuşunun İranlılardan Araplara geçtiğini söyler. Şehname ‘de Rüstem’in babası Zal’in bu kuşun emrinde çalıştığı ve onun tarafından eğitildiği bildirilir. Kuşun tüyünü ele geçirenlerin ölümsüzlük sırrına ereceğine inanılırdı. Tahmuras ve Zai’in tılsımları da bu kuştan geliyordu. Arap mitolojisinde bu kuşun Kafdağı’nda yaşadığına inanılıyordu, İranlılar a göre ise kutsal dağları Elburz’da yaşıyordu, İran mitolojisini içeren Zend-Avesta”da da her şeyin üstünde bir ağaçtan ve bu ağacın üstündeki kuştan söz edilir. Bu kaynağın kimi bölümlerine göre büyük kuş, Hazar denizi’ nin ortasında yaşıyordu.

Dinsel ağırlıklı yazınlarda Anka’nın Kaf Dağı’nın üstünde ya da ötesinde yaşadığı anlatılır. Attar’ın Mantık ut-Tayr’ında, Mevlana’nın Mesnevisinde Simurg’a ilahi görevler verilir. Bu kuş divan edebiyatında, halk öykü ve masallarında da sıkça kullanılan öğelerdendir. Masal kahramanları kuşun kanatlarında uzak ülkelere uçarlar. 

Anka Kuşunun Özellikleri

Bir çok edebiyat eserinde, özellikle divan şiiri örneklerinde mazmun olarak karşımıza çıkan Anka, Kaf Dağı’nda yaşadığı varsayılan adı var kendi yok efsanevi bir kuştur. Çok uzun boynu, rengarenk ve upuzun tüyleri, insan yüzüne benzeyen yüzü ve her kuştan bir iz taşıyan özellikleriyle anılır. Yere konmadan havada, çok yükseklerde uçarak yaşadığına inanılır. Boynu çok uzun olduğundan Anka, otuz kuş büyüklüğünde, otuz renkli ve otuz kuşun işaretlerini taşıdığı için simurg, sireng; bulunduğu yerdeki kuşları avladığı için Ankaya muğrîb adları verilmiştir. Bir söylenceye göre, hayvanları hatta çocukları kapıp yemeğe başlayınca soyu yıldırımla yok edilmiştir. Bir rivayete göre de, Anka, cennet kuşuna benzer yeşil bir kuşmuş. Türk masallarında karşılaştığımız Anka kuşu, iyiliksever bir kuştur. Masal kahramanlarını karşılaştıkları tehlikelerden kurtarmak için onları sırtına alarak uzak diyarlara, Kaf Dağı’na götürür ve tehlikeden emin kılar. Anka, bazı kaynaklarda, halk arasında devlet kuşu olarak bilinen “hümâ” ve “kaknus” ile karıştırılmıştır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir