Genel KültürTarih

Ankara Kalesinin Tarihçesi, Yapılış Amacı, Özellikleri, Önemi

Ankara kalesinin tarihçesi? Ankara kalesi ne amaçla yapılmıştır, önemi? Ankara kalesinin belirgin özellikleri nelerdir? Ankara kalesi hakkında kısa bilgi.

Ankara kalesi, Ankara’nın merkezinde kale; Kale Tepe üzerinde, kentin en eski yerleşim alanıdır. Yapım tarihi bilinmemektedir. Hititler ya da Phrygia kralı Midas (İ.Ö. VIII. yy.) tarafından yapıldığına ilişkin değişik görüşler vardır. Kimi tarihçiler, Hitit kenti Ankuva ile kale arasında bağlantı kurar. Romalılar’ın Galatia seferinde, Tektosaglar kaleye sığındıklarından, yapının i.Ö. II. yy.’da var olduğu kesindir. Roma (217), Bizans (668, 740, 805, 859), Anadolu Selçukluları (XIII. yy. ilk yarısı), İlhanlı (1330) dönemlerinde yapı çeşitli onarımlar geçirmiş, eklemeler yapılmıştır.

Osmanlılar ise kentin dış surlarını genişletmiştir. Osmanlı devletine başkaldıran Mısır valisi Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa Ankara Kalesi’ni ele geçirmiş, dış surları onartmıştır (1832).

Yapının Prusyalı bir subay olan Vincke tarafından çıkartılan rölövesinde (1839), iç ve dış kale, kenti kuşatan dış surlar görülebilmektedir. Bent Deresi’nin yamaçlarından başlayıp kenti yürek gibi kuşatan dış surlar Çankırı kapısı, İstanbul kapısı, İzmir kapısı, Namazgâh kapısı, Erzurum kapısı, Aynalı kapı, Kayseri kapısı ile dışa açılır.

Geniş bir alanı kaplayan dış kaleden bugüne çok az kalıntı kalmıştır. Tepenin K. ve B.’sını kuşatan yapının 20 kulesinden 15’i sağlamdır. Bu bölüm Dışkapı ve Hisarkapısı ile dışa açılır. Hisarkapısı’nın üzerinde İlhanlılardan kalma 1330 tarihli bir yazıt bulunur.

Yaklaşık 50 000 m2’lik bir alanı kaplayan, 130 X 330 m boyutlarındaki iç kale sağlamdır. 42 kuleli, 4 katlı yapının çevresi 1 150 m’dir. 10-16 m yüksekliğindeki duvarların alt bölümü mermer, üstü Ankara taşındandır. Yapı, Genç kapı, Zindan kapı, Parmak kapı ile dışa açılır. K.-D köşesindeki Akkale (Alitaşı da denir), hisarın en yüksek noktasıdır (denizden yüksekliği 978 m). G.-D. köşesinde Şark kalesi denilen burç bulunur. Akkale bitişiğindeki K. duvarında, Anadolu Selçuklu sultanı Keykavus’ın onarım yazıtı vardır (1249).

Kale içinde zamanla evler yapılmış, bir mahalle oluşmuştur. Anadolu Selçuklu sultanı Kılıç Arslan’ın oğlu Ankara valisi Muhittin Mesut Şah burada Alaettin Camisi’ni yaptırmıştır (1198).

Yapım tarihi ile ilgili kesin kayıtlara rastlanmayan Ankara Kalesi’nin varlığı, kaynaklara göre M.Ö. II. Yüzyıl başlarında, Ankara’nın Galatların hakimiyetinde olduğu döneme kadar uzanmaktadır. Romalıların işgalinden sonra gelişen kentin sınırları surları aşmıştır. Bu nedenle, Kalede Roma dönemine ait kalıntılar dikkati çekmektedir. 

Ankara Kalesi, iç ve dış olmak üzere iki bölümden oluşur. İmparator Heraklius tarafından M.S. 630 yılında yapıldığı sanılan iç surlar, Arap saldırıları sırasında büyük hasara uğramıştır. Bu nedenle yapılan onarım sırasında, M.S. 859 yılında kaleye dış surların eklendiği sanılmaktadır. Dış surlar batı-doğu doğrultusunda 180 metre, kuzey-güney doğrultusunda ise 350 metre boyunca uzanmaktadır. İç kalenin güney ve batı duvarları ile dik açı yapan ve doğu duvarı tepenin konumuna göre şekillenen dış kale, eski Ankara şehrini çevrelemekteydi. Yöreyi 1073 yılında ele geçiren Selçuklular, kaleye ilaveler yaptılar. Osmanlılar zamanında ise Ankara Kalesi, 1832 yılında Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa tarafından onarılmıştır.

Yapımında Ankara taşı kullanılan kalede, 15-20 metre aralıklarla yerleştirilmiş 20’den fazla kule bulunmaktadır. Dikdörtgen plan düzeninde olan iç kalenin doğusundaki yuvarlak kule, Doğu Kule olarak adlandırılır. Asıl girişi güney yönünde olan kalede bulunan kuleler, beşgen olma özelliği taşımaktadır. Dış Kale Kapısı ve Hisar Kapısı adını taşıyan dış kuleler ise dikdörtgen ve iki kapılıdır. Hisar Kalesi üzerinde, İlhanlı dönemine ait bir yazıt bulunmaktadır. Osmanlı döneminde yerleşimin başladığı Ankara Kalesi içinde, 600 civarında evin, 170 çeşmenin, su sarnıcının ve hububat ambarlarının bulunduğu bilinmektedir. Ayrıca, Alâeddin Camisi de kalenin içinde yer almaktadır.

Bizans Döneminde Ankara Kalesi

Kale, Bizans döneminde önemli bir varlık göstermiş, özellikle bugün ayakta kalan kısımları Bizanslılardan kalmıştır. Fransız rahip P. Guillaume de lerphanion kaleyi etraflıca inceleyerek, kalenin Bizans İmparatorluğu zamanına ait olduğunu belgelemiştir.

İlk önceleri Kale’nin Bizans İmparatoru l. Mikhael ya da U.Mikhael tarafından yapıldığı iddia edilmiş, sonra bunun III. Mikhael tarafından olduğu kesinleşmiştir. Ankara Kalesi’nde, ilkçağ yapılarının ve mezarlarının işlenmiş mermerleri, yontulmuş bloklar, silmeler, sütun ve heykel kaideleri, kitabeli sunak ve steller, kabartmalı firizler, kasetli tavan kaplamaları, figürlü lahit parçaları, paye başlıkları ve su künkleri kullanılmıştır. Bu devşirme malzemeler sur duvara yerleştirilirken bazen estetik unsur ön plana geçmiştir.

Ankara Kalesi’nin askeri mimarlık bakımından en önemli tarafı, ilkçağda askeri prensiplere dair bir eser yazan, MÖ.2. yüzyılda Byzantion’lu Philon ve MS. 6. yüzyılda bir anonim yazarın burçların veya kulelerin nasıl olması gerektiği hususundaki önerilerine uyulmuştur. Ankara Kalesi’nde kuleler, 8-11 m. aralıklı olarak, uçları sivri ileri taşkın bir mahmuz gibi gayet sık olarak inşa edilmiştir. Bu biçim, askeri mimari teoricilerinin tavsiyelerine aynen uymaktadır.

Ankara kalesi, Necil Kâzım Akses’in senfonik şiiri. 1938’de yazılmaya başlanan yapıt, 1942’de tamamlandı ve ilk kez Ernst Praetorius yönetimindeki Riyaseti-cumhur filarmoni orkestrasınca seslendirildi. Ertesi yıl, Fritz Zaun yönetimindeki Devlet Orkestrası’nın yorumuyla Berlin’de plağa alındı; Viyana’daki Universal Editi-on, yapıtın notasını yayımladı. Besteci, daha sonra partisyonda bazı değişiklikler yaptı. Son biçimiyle ilk kez 1964’te, yine Ankara’da seslendirildi. Yapıt, Türk Kurtuluş Savaşı’nın bir yüceltilmesidir.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir