DerlemelerGeleneksel Meslekler

Ankara’da Sandıkçılık ve Sandık Yapımı

Ankara’da Sandıkçılık, Ankara’da Sandık Yapımı İle İlgili Derlenen Bilgiler. Sandık Nasıl Yapılır? Sandık Yapımında Kullanılan Malzemeler. Sandıkçılık Mesleğinin Sorunları

  • Derleyen: Belgin Akış
  • Derleme yeri ve tarihi: Samanpazarı/Ankara, 2004
  • Kaynak kişi 1: Ahmet Biliroğlu, 1950 doğumlu, ilkokul mezunu, usta, dükkan sahibi.
  • Mesleği kaç yıldır yaptığı: 40 yıldır yapmaktadır.
  • Mesleği kimden öğrendiği: Babasından öğrenmiştir.
  • Kaynak kişi 2: Satılmış Kurt, 1965 doğumlu, ilkokul mezunu.
  • Mesleği kaç yıldır yaptığı: 36 yıldır yapmaktadır.
  • Mesleği kimden öğrendiği: Usta çırak ilişkisiyle öğrenmiştir.

Geçmişten günümüze süregelen maddi kültür ürünleri arasında yer alan ağaç işçiliğinin geleneksel el sanatlarımız arasında önemli bir yeri vardır. Değişen hayat şartları içinde varlığını sürdürmeye çalışan geleneksel mesleklerden biri de sandıkçılıktır.

Sandık yapımında hemen hemen her tür ağaç kullanılmasına karşılık en çok tercih edilen ceviz ve gürgendir. Sertlik, sık ve karmaşık damarlılık, dayanıklılık ve iyi cila tutma gibi özellikler tercih edilme nedenleridir.

Sandık Yapımında Kullanılan Aletler ve Fonksiyonları

  • El Matkabı: Delik açmak için kullanılır. Testere: Kerestedeki şekil ve dişleri kesmek için kullanılır. İşkence: Birbirine yapıştırılmış veya tek olan keresteyi sıkıştırmak için kullanılır.
  • Sisre: Yarım ay biçimindeki demirden yapılmış olan ve bıçağa benzeyen bu alet, pürüzlü yüzeyleri kazımak için kullanılır.
  • Zımpara Motoru: Küçük koniye benzemektedir ve 2 yanında tutma motoru vardır. Zımparayla aynı işi yapan bu alet, sandık bittikten sonra yüzeyi pürüzsüz hale getirmek için kullanılır.
  • Kuşteri (Kösderi): Ağaçtan yapılmış olan bu alet bir çeşit rendedir. Sandığın ağız kısımlarını düzeltmeye yarar.
  • Çekiç: Çivileri çakmak ve monte edilen parçaları sıkıştırma amacıyla kullanılır.
  • Kumlama: Kalın çivi biçiminde ve ucu küt olan bu araç, sandıkta kum taneleri gibi küçük küçük noktalar ve izler oluşturmaya yarar.
  • Hızar: istenilen ölçülere göre keresteyi kesmeye yarar. Uzun, sıra biçimindeki bu aletin alt kısmında yer alan daire sayesinde kereste 5, 7, 7, 5,…cm ölçülerinde kesilir. Bu alet ayrıca sandığın kapak kısmının çıkarılmasında büyük kolaylık sağlamaktadır.
  • El Rendesi: Sandığa başlamadan önce keresteyi düzeltmek için kullanılır. Sıcak Tutkal: işkence kullanılmadığı zaman keresteleri sıkıştırmak için kullanılır.
  • Çivi: 50 cm 1 metre arasında değişen ölçülerde kesilen keresteleri sandık oluşturmak için birbirine monte etmek ve menteşeleri takmak için kullanılır.
  • İskarpela: Oyma işlemlerinde kullanılır. Çeşitli boyutlarda ve biçimlerdedir. Uç kısımları çelik, sapları ise ağaçtandır. Her iskarpelanın ucu farklıdır; düz, geniş, sivri, V veya U şeklindedir. Ucu sivri olan iskarpela kilit yeri açmak, genişletmek için kullanılır.

Sandık Nasıl Yapılır?

Genellikle ceviz ve gürgenden yapılan yaş kereste 5-6 ay kuruması için bekletilir. Kuruyan keresteler istenilen ölçülere göre (50 cm-1m) hızarda kesilir ve el rendesiyle yüzeyleri düzeltilir. Yüzeyin pürüzsüz olması için zımpara yapılır. Daha sonra her parçası işkenceyle sıkılır veya işkence yerine tutkal konularak ince keresteler birbirine yapıştırılır ve tek bir parça haline getirilir. El demiriyle sandığın üst, alt ve ön hazırlıkları tamamlanır.

Diş Kesme: El demiriyle çizilen yerler kemer hızarıyla (küçük testere) çekilir yani dişleri tam kesebilmek için belirginleştirilir. Bu işlemin ardından testere ile sandığın yan ve ön kısımlarına gelecek olan parçaların dişleri kesilir.

Sandığın Kurulması(Çatılması): Dişlere tutkal sürüldükten sonra ön, yan, arka ve üst kısımlar birbirine yapıştırılarak kurma işlemine geçilmiş olur. Daha sonra birbirine geçmiş olan dişlerin üzerine çekiçle hafifçe vurulur. Eğer dişler fazla sıkışırsa kereste çatlar. Kutu şeklinde olan sandığın kapağı, hızar üzerinde kesilerek ortaya çıkarılır. ilk olarak, hızar istenen ölçüye göre ayarlanır ve sandığın dört tarafı ince şerit gibi kesilerek kapak çıkartılır. Kapak takılmadan önce kuşteri (kösderi) ile sandığın ağız kısımları düzeltildikten sonra bu kısımlar için çerçeve yapımına geçilir. ince şeritler halinde kesilen parçalar çivilerle tutturulur. Menteşeler yardımıyla kapak sandığa monte edilir ve kilidi takılır.

Birbirinden farklı sandık modelleri olmasına karşılık uygulanan teknikler aynı olmakla beraber az da olsa farklılıklar içerir. Örneğin tülbent sandıklarının ön kısımları, cam yerleştirilecek şekilde tasarlanır.

Perdah: Sandığı çattıktan sonra el rendesiyle perdah (düzeltme) yapılır. Rendeyle perdah yapılmazsa aynı işlem zımpara motoru ile de gerçekleştirilebilir. Her iki teknikten sonra düzeltilen yüzey tekrar sisreyle kazılır.

Oyma İşlemi: Seçilen motif, sandık üzerine çizildikten sonra iskarpelanın sapına çekiçle vurularak desenin hatları ortaya çıkarılır. Desenin bir kabartma halinde yükselmesi için çevresi iskarpela yardımıyla bastırılır. Kullanılan iskarpela çeşidi, motifin ayrıntılarına göre değişir.

Kumlama: Modelin tamamen ortaya çıkmasını sağlamak için zımpara yapılır ve kumlamaya geçilir. Bu teknik çekicin kumlama üzerine vurulmasıyla gerçekleştirilir. Böylece sandık üzerinde adeta küçük kum taneleri oluşur.
Kumlamanın hemen hemen bütün sandık modellerinde uygulanması dikkat çeken ayrıntılardan biridir.

Boyama: Son aşamada ise boyama işlemi vardır. Ağacın kendi rengi, ko-malak ceviz rengi, koyu kahverengi gibi değişik alternatifler söz konusudur. Eğer sandığın kendi rengi kalacaksa sadece cila sürülür ve iş için gözenekleri açık bir tülbent kullanılır. Sandığın yüzeyine ilk sürülen renge “renk” adı verilir. Boya kuruduktan sonra sandık daha parlak, canlı görünmesi için 4-5 kez zımparalanır. Sandığın içine ise ceviz boyası tek kat halinde sürülür.

Sandıkçılık Mesleği İle İlgili Sorunlar

Sandıkçılık, el becerisi ve emek isteyen bir meslektir. Kaynak kişiler bu mesleğin yorucu ve zahmetli olması nedeniyle, devam ettirmek isteyenlerin olmadığını, kendi çocuklarını da bu işin dışında tuttuklarını dile getirmektedirler.

Sandık yapımında kullanılan malzeme fiyatlarının, artmasıyla birlikte, satışlarda yaşanan durgunluk yılın belirli dönemlerinde aşılmaktadır. Özellikle baharda siparişlerin arttığını vurgulayan ustaların yakındıkları bir başka konuysa piyasa koşulları ve iş yerlerinin işlek bir merkezde olmamasıdır.

Gazi Üniversitesi Türk Halkbilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Yayınları  Türkiye’de 2004 Yılında Yaşayan Geleneksel Meslekler Kitabı, ( M. Öcal Oğuz, Emine Aydoğan, Nilgül Aytuzlar, Tuba Saltık Özkan

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir