Güncel

Ankara’nın Sembolleri Nelerdir? (Ankara Keçisi-Tavşanı-Kedisi)

Ankara’nın 3 Sembolü ( Ankara Keçisi, Ankara Tavşanı, Ankara Kedisi)

Dünyanın her yerinde kullanılan tiftiği üreten keçinin Ankara’da bulunması ve tiftiğin Türkiye’den yayılması edeniyle, tiftik keçisi literatürde Ankara Keçisi olarak geçiyor. Ankara Keçisini Anadolu’ya 13. yüzyılda Türkler Hazar Denizi’nin doğusundan getirdi. Anadolu koşullarına da uyum sağlayan tiftik keçileri, Orta Anadolu’ya özgü bir gelir kaynağıyken, bugün çevre illere de yayılmış durumda. Özellikle Ankara ve çevre illerde ekonomik bir değer olan Ankara keçisi, dış ülkelere de gittiğinde, adını korudu.

Halen tüm dünyanın Ankara ile birlikte andığı bu keçinin en çok ürün verdiği yerler, Ankara’nın Ayaş, Beypazarı, Güdül ve Nallıhan ilçeleri olarak sıralanıyor. Gerek üretimin fazlalığı, gerekse sahip olduğu bazı özellikleri nedeniyle tiftik, kendisiyle aynı gurupta incelenen kaşmir, alpaka, deve tüyü, keçi kılı vb. gibi hayvansal elyafın başında yer alıyor. Bugün dokuma sanayiinde yapağıdan sonra en çok kullanılan elyaf, tiftikten yapılıyor. Tiftiğin en büyük tüketimi tekstil sanayii içinde bulunuyor. Ayrıca, lüks battaniyelerde, halıcılıkta, trikotaj endüstrisinde, peruk ve oyuncak sanayiinde ve paraşüt ipi yapımında kullanılıyor.

Ankara keçisi küçük, ince yapılı bir hayvandır. Başı vücuduna oranla ufaktır. Erkeklerde ve dişilerde genellikle boynuz vardır. Gözler parlak, kulaklar çoğunlukla uzun, genişçe ve sarkıktır. Kılları beyaz renktedir. (Siirt ve Van dolaylarında kahverengi, göz ya da siyah kıllı olanlarına rastlanır.) Yılda bir kez ilkbaharda kırkım yapılır. Yaşına ve yetiştirildiği bölgeye göre, bir hayvandan ortalma 2-3 kg tiftik alınır. Tekelerde verim 6 kg’a kadar çıkabilir. Tiftik uzunluğu 20-25 cm’dir. Ancak tiftik kalitesini düşürmemek için hayvanlar genellikle sağılmaz.

Ankara keçisi Sümer uygarlığının ilk dönemlerinden beri bilinmektedir. Sümer yazıtlarında adı geçen güzel, ince yapılı, beyaz keçi bugünkü Ankara keçisine benzer. Charles Texier, Ankara keçisinin Anadolu’ya Osmanlılarca getirildiğini yazar.

İlk olarak Fransızlar, sonra İspanyollar ve İtalyanlar ülkelerine bu hayvanlardan damızlık götürdüler, ama başarılı olamadılar. 1838’de İngilizler Ankara keçisini Güney Afrika’daki Cape sömürgesine götürerek oradaki yerli keçileri çevirme melezlemesi yoluyla tiftikleştirdiler. Birçok ülkeye götürülen an karakeçisi ancak Güney Afrika, Amerika ve Avustralya’da yetiştirilebildi. Böylece İngiltere ve Amerika, Türkiye’nin en büyük rakibi oldu. Ancak, Cumhuriyet’ten sonra damızlık dışsatımı yasaklandı. Bugün, dünyada en iyi tiftiğin Ankara keçisinden elde edildiği kabul edilir. Ne var ki Türkiye, verim düşüklüğü nedeniyle diğer üretici ülkelerle rekabet edemediği için (Türkiye’de keçi başına verim ortalama 2 000 g, diğer ülkelerde 3 000 g) keçi ve dolayısıyla tiftik üretimi yıldan yıla gerilemektedir (1966′ da 5 600 000 baş, 1984’te 1 973 000 baş).

Ankara Tavşanı

Ankara Tavşanı, artık Avustralya, Fransa gibi dünyanın pek çok değişik ülkesinde yetiştirilmesine rağmen, Ankara ile birlikte anılmaya devam ediyor. Tarihi belgelere göre 1723 yılında   tamamen yok olan Ankara Tavşanı, Almanya’da yaşayan bir Türk tarafından yeniden anayurduna getirilerek çiftlikte yetiştirilmeye başlandı. Ankara Tavşan’ının üretim çalışmaları, halen çiftliklerde devam ediyor. Bir batında 4 ile 14 arasında yavru doğuran Ankara Tavşan’ının 40 santimetreye kadar uzayabilen yünü, iki-üç aylıkken kırkılmaya başlar. Her bir tavşan, yılda ortalama 1 kilo yün verir. Angora yünü, koyun yününe göre sekiz kat fazla ısı verme ve alerjiye yol açmama özelliği nedeniyle özellikle iç çamaşırı ve bebek giysisi üretiminde sık kullanılır.

Ankara Tavşanı: Tüyleri ince, uzun, yumuşak ve parlak, eti lezzetli evcil tavşan ırkı.

Ankara tavşanı, daha çok tüyleri için yetiştirilir. Beyaz, siyah, boz ve mavi renkteki tüyleri dipten uca doğru kalınlaşır, ince tüyler daha değerlidir. Tüy boyu 8-9 cm olduğunda kırkılır. Yıllık verim 350-400 g’dır. Kumaş yapımında, ayrıca diğer tüylerle birlikte şapkacılıkta kullanılır. Etinden de yararlanılan Ankara tavşanının ağırlığı 2,5-3,5 kg arasında değişir.

Fransa’ya 1723’te götürülen bu hayvanın tüylerini değerlendirmek için, orada fabrikalar kuruldu. Daha sonra Almanya, Hollanda, İsviçre, İtalya, Rusya ve Japonya’da yetiştirilmesine başlandı. Ankara tavşanı Türkiye’de hâlâ çok ilkel yöntemlerle yetiştirilmektedir. Dolayısıyla tavşan tüyü sanayisi gelişmemiştir.

Ankara Kedisi

Dünyanın en çok ilgi gösterdiği saf kan kedi ırklarından biri olan Ankara Kedisi, tamamen Türkiye’de üremiş  doğal bir ırk.   Haçlı Seferleri sırasında fark edilen bu özel kedi, 1620- 1625 yıllarında Rapride Peirecs Fransız bilim adamının, ülkesine dönerken Ankara’dan yanına aldığı birkaç saf beyaz kediyle dünyada tanındı. Fransa’ya giden kedilerin yavruları  Fransız soyluları arasında dağıtıldı. 18. yüzyılda ise, XVI. Louis ve Marie Antoinette, bu asil görünüşlü kediye hayran olanlar arasındaydı.

19. yüzyılda Fransa’dan Amerika’ya ihraç edilen Ankara kedisi , dönemin yağlıboya tablolarına da konu oldu. İpeksi ve orta uzunlukta tüyle Ankara Kedisi, bugün halen pek çok ülkede üretilmeye devam ediyor.

Ankara Kedisi  Uzun tüylü kedi ırkı.

Uzun tüylü kedilerin atası Ankara kedisi ile Van kedisidir. Avrupalılar bu kedilere Angora derler, ama ABD’de tümü İran kedisi adıyla anılır.

Ankara kedisinde tüyler dipte yünsü, uçlarda ipeksidir. Kafa küçük ya da orta büyüklükte, başın üst bölümü geniştir. Kulaklar uzun, kulak uçları tüylü ve sivridir Bacaklar uzunca ve yuvarlaktır. Kuyruk da uca doğru incelir. Tüy rengi bembeyazdır. Gözleri hafif bademsi biçimde, mavi, gök, sarı ya da başka renktedir. Mavi gözlü kedilerle sarı gözlü kediler birkaç kuşak boyunca birbirleriyle çiftleştirilirse sonunda bir gözü mavi, bir gözü sarı kediler ortaya çıkar.

Ankara kedisi, yanlış olarak halk arasında sağır bilinir. Oysa hepsi sağır değildir; beyaz tüyleri ve mavi gözleri belirleyen genlerin aynı bireyde toplanmasının sonucu olarak yalnız mavi gözlü ve beyaz tüylü kediler sağırdır.

Ankara kedilerini İran kedileriyle karıştırmamak gerekir, İran kedileri daha kısa bacaklı, daha uzun ve yünsü tüylü ve kısa kuyrukludur.

Ankara kedilerini Van kedilerinden ayırmak için de kafaya, gözlere ve kulaklara bakmak yeter. Ankara kedisinin kafası daha küçük, gözleri daha geniş, kulakları daha uzundur.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir