Nedir

Aşık Yaratmaları ve Edebiyat

Aşıkların yaratmaları edebiyat tarihinin inceleme alanına girmez mi?

Mantık bakımından öyle olması gerekir. Hangi sınıfın sözcüsü olursa olsun, hangi konuları işlemiş olursa olsun, imza taşıyan her edebiyat yapıtı, edebiyat tarihinin malı olmalıdır. Dahası var; aslında edebiyat tarihi, sanat tarihi, geçmiş çağların sanat yaratmaları arasında, şu ya da bu değerde, şu ya da bu ortamların malı olan yaratmaları birtakım öznel (subjektif) mihenklerle ayırd etmeden, bir milletin kültür ürünlerinin, her çağın bütünü içindeki yerlerini ve eylemlerini belirtmeyi amaç bilmelidir. Ama, edebiyat ve sanat tarihleri yakın zamanlara kadar (günümüzde de çokluk) seçkin yaratıcıları ve onların sanat ürünlerini konu edinmek alışkanlığından ve kolaylığından sıyrılamamış bulunuyor. Ayrıca, edebiyat tarihi tarih kavramının zorunlu kıldığı bir yönteme uyarak bu bakıma haklı olarakancak zamanı ve yaratıcısı belli belgelere dayanır.
Aşık yaratmaları her ne kadar birey ürünleri, imzalı yapıtlar ise de onların bu nitelikleri yazılı belgelerin bize ulaştırdıkları yüksek aydın sanatçı yapıtlarından, birçok özerliklerle ayrılır; sözlü gelenekte oluştukları, geliştikleri, kuşaktan kuşağa aynı aktarma yoluyla, yani âşıkların sözlü aktarma yoluyla, ulaştırıldıkları için, bireyliklerini zamanla yitiren ürünlerdir onlar. O kadar ki, birçok âşıkların en ünlülerinin bile yaşamları üzerine, geleneğin bize getirdiği efsanelere bürünmüş bilgi kırıntılarından fazla bir şey bilmiyoruz ve bilemeyeceğiz de; kimi âşıkların yaşadıkları çağ üzerine bile (beş on yıllık bir fark değil, yüzyıllık fark ile de) kesin bilgimiz yok.
İkinci bir olgu da, aşıkların yaratmalarının zamanla anonim halk şiiri (türkü, ağıt, v.b.) ürünlerine dönüştüğüdür. Bu bakıma âşık yapıtlarını halk türkülerinin (demek ki kuşkusuz olarak halkedebiyatı – halkbilimi konusu olan ürünlerin) incelenmesi içine almamız gerekli olacaktır. Üçüncüsü, ilerde inceleyeceğimiz halk hikâyesi türünün oluşma, gelişme ve aktarılmasında âşıkların önemli payları bulunması, âşık edebiyatı ürünlerine halkbilimi içinde bir bölüm ayırmamızı gerektirir.
Ama, edebiyat tarihi de, kendi inceleme kadrosu ve yöntemi gereğince, belli çağları, belli çevreleri temsir eden âşıkların yaratmalarını genel olarak türk edebiyatının başka akımları arasında inceleyip değerlendirecektir.

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı