Güncel

Ayvaz Ne Demek? Ayvaz Anlamı Nedir?

Ayvaz: Osmanlı saray ve konaklarında mutfaktan selamlığa yemek taşımak ve sokak işlerine bakmakla görevli uşak.

Ayvaz kasap hep bir hesap, bir sorunun çözümünde hangi yol seçilirse seçilsin sonucun değişmeyeceğini vurgulamak için söylenir.

Eskiden, savaş gemilerinde doktorun yanında sağlık hizmetinde kullanılan deniz eri.

Ayvaz giyimi, ayvazların giyim biçimine verilen ad. 

Gemilerde çalışan cerrah yamağına da ayvaz dendiği gibi, kimi zaman taşralı Müslüman gençler de ayvaz olarak çalıştırılırdı. Harem ya da selamlık dışında hazırlanmış yemek tablalarını selamlık ya da haremin dönme dolabına götürmek, çarşı hamamına giden kadınların bohçalarını taşımak, vekilharcın buyruğuyla çarşı ve pazardan öteberi satın almak, mangalları yakmak ve aşçılara yardım etmek, ayvazın başlıca görevleri arasındaydı. XVIII. yy. ortalarında, ermeni ayvazların Müslüman mahallelerinde içki içmelerine karşı alınacak önlemler bir bildirgeyle açıklandı (1751). Ayvazlar cizye vermediklerinden, aralarından bazıları zengin oldu. XIX. yy.’dan başlayarak, ayvazlar hariciye nezaretinde de görev yaptılar.

Alta koyu renk şalvar, üste salta ya da yelek, ayaklara renkli, çizgili yün çorap ve siyah yemeni giyer, başlarına renkli sarık sararlardı. Önlerine geniş ve yollu ipek peştemal bağlar, boyunlarına Bursa yapımı ak bir havlu sararlardı. Günümüzde Van yöresinde, bu giyim biçiminden esinlenilerek oluşturulmuş erkek giyimine de aynı ad verilir.

Köroğlu destanındaki genç: Ayvaz kolları bağlı / Ciğerim oda dağlı
Ermeni tipi. Sonradan Karabet adını almıştır.
Köroğlu hikayelerinin hepsinde adı geçen Ayvaz’ı rivayete göre güzelliğine ve yiğitliğine hayran olan Köroğlu kaçırıp Çamlıbel’e getirmişti. Şahsiyeti, memleketi ve Köroğlu ile olan ilişkileri hakkında bazı söylentiler vardır. Anadolu’da ve diğer memleketlerde meydana gelen Köroğlu hikayelerine göre Ayvaz, Üsküdarlı, Urfalı, Gürcistan’ı veya Üsküdarlı  Türkmen aşiretindendir.

Eskiden kibar konaklarında mutfak vb. bazı hizmetlerde kullanılan Vanlı Ermeni veya Kürt uşaklarına ayvaz (bazen saraydar) denirdi. Kahyası olmayan konaklarda yemek taşımaktan başka vekil harçlık işlerini de görürlerdi.

Başlıca vazifeleri: akşamları mangalları yakmak, lambalara gaz koymak, şişeleri temizlemek ve bunları yerlerine yerleştirmek; yemek zamanları yemek tablalarını selamlığa, harem dairesine gidecek tablaları da «dönme dolaba» götürmek, gerektiği zaman da aşçılara yardım etmekti. Ayvazlar genellikle renkli sarık sararlardı. Üstlerine salta, yelek, şalvar, ayaklarına çeşitli renk ve çizgilerde yün çorap ve siyah yemeni giyerler, önlerine geniş yollu «futa» takarlardı. Boyunlarında da bir omuzdan diğerine gelecek şekilde beyaz bir havlu sararlardı.

Birinci Dünya savaşından sonra mutfak vb. hizmetlerde ayvaz kullanılması geleneği kaldırıldı. Resmi dairelerde de ayvaz adı verilen hademeler kullanılırdı. Son zamanlara kadar Hariciye nezaretinde, görevi halıları temizlemek olan ayvazlar kullanılmıştır. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir