Dersimiz

Azerbaycan Türkleri

AZERBAYCAN TÜRKLERİ
Kuzey Kafkasya’da bugün bağımsız olan, ayrıca iran islâm Cumhuriyeti sınırları içerisinde kalan ve İran yönetimince kasıtlı olarak Sehend ve Savlan olarak değiştirilen ve Türkler tarafından Azerbaycan adı verilen topraklar, M.Ö. IV. yüzyıl başlarından itibaren idarî ve siyasî bir bölge haline gelmiştir. Bugün Kafkas dağlarından Ermenistan toprakları dahil, İran’ın Hazar sahilleri ile Tahran yakınlarındaki Kazvin’den başlayarak, Zencan ve Hemedan’ı içine alan, Mehabad’ın güneyinden Irak’a kadar uzanan geniş coğrafyaya Azerbaycan adı verilmesinde tarihçiler ve coğrafyacılar ittifak etmişlerdir.
Global anlamda sınırları verilen Azerbaycan topraklarında bugün 20 – 25 milyon civarında Türk yaşamaktadır. Azerbaycan’ın Türklerle tanışması M.Ö. IV. yüzyıla kadar inmektir. Bölgede yoğun Türk yerleşimi ise M.S. VIII. yüzyıldan itibaren Saka Türkleri gerçekleştirmiştir.
M.S. IV ve V. asırlarda Güney Kafkasya ve Azerbaycan’a Hun Türkleri gelmiştir. Bu arada Doğu Avrupa’nın en eski Türk unsurları olan Bulgarlar, Hazarlar, Ağaçeriler ve Sabirler bölgeye yerleşen en köklü Türk kavimleridir.
VIII. yüzyılda İslamiyetle beraber Arap fetihlerine maruz kalan Azerbaycan’ın Türkleşmesi bu dönemde de devam etmiştir. Arap hilâfet merkezine bağlanan Azerbaycan, hilâfetin içine düştüğü iç sarsantılar esnasında yerli sülâleler arasında parçalanmış, Sacîler, Şeddadîler, Revvadîler, Sellarîler ve Caferîler arasında yerel yönetimlere bölünmüştür.
Orta Asya’dan gelen öncü Türk boyları XI. asrın başlarından itibaren burada boy göstermeye başlamış, önceleri küçük zümreler halinde, Selçuklu döneminde ise büyük kalabalıklar halinde Azerbaycan’a akmaya başlamışlardır. Horasan’dan gelen 10 bin hanelik Türkmen grubu bu akış içerisinde yer almıştır.
Dandanakan Zaferi’nden (1040) sonra batıya doğru yönelen Selçuklu fetihleri sırasında bölge Türkmen deposu haline gelmiş, muhtelif Türk grupları Malazgirt Zaferi’ni (1071) müteakip Sir Derya boylarından Azerbaycan’a ve Anadolu’ya akmaya başlamıştır. Böylece 900 yıl önce Oğuz ilinin 24 boyu ve oymakları Azerbaycan ve Anadolu’da mütecanis bir etnik yapıya sahip olmuştur.
1054 senesinde Güney Azerbaycan’daki Hanlar Sultan Tuğrul’a itaat etmiş ve 1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra Güney Kafkasya Selçuklu hakimiyetine girmiştir. Selçuklular’ın dağılmasından sonra, 1136 dan itibaren Güney Azerbaycan ildenizlerin (1136 -1225), Kuzey Azerbaycan ise Şirvanşahlar’ın (1027 – 1368) hakimiyetinde yaşamaya başladı. Oğuz, Kıpçak ve Türkmen boyları bu devirlerde de bölgeye gelmeye devam etmiştir.
Moğol istilasından sonra, 1230 senesinde İlhanlılar devrinde Türklerin Azerbaycan iskânı kati şeklini almıştır.Daha sonra, Akkoyunlu ve Karakoyunlu Türk devletlerinin hakimiyetine giren Azerbaycan’da XV. yüzyılda yerli Şirvanşahlar devleti ortaya çıkmıştır.
XVI. yüzyıldan itibaren Azerbaycan, bir Türk hanedanı olan Safevîler’in güç odağı haline gelmişti. Bu hanedanın hakimiyeti 1722 yılına kadar 200 yıldan fazla sürmüştür. 1747 senesinde bir saray dar¬besi ile Nadir Şah Afşar’ın öldürülmesinden sonra yerli sülaleler bağımsız hanlıklar haline geldi. Hanlıkların kuruluşu, yüzyıla yakın süren Azerbaycan istiklâlinin başlangıcıydı. Karabağ, Şeki, Gence; Bakü, Derbend, Kuba, Nahçıvan, Lenkeran Erivan, Tebriz, Urumiye, Erdebil, Hoy, Maku ve Karadağ bu dönemin hanlık merkezleriydi.
Azerbaycan Hanlıkları, XIX. yüzyıla kadar Ruslar’a karşı zaman zaman iran ve zaman zaman da Osmanlı ile ittifaklara girmişlerdir. Rusya’nın sıcak denizlere inme idealini gerçekleştirmek için Balkanlar ve Türk boğazları ile birlikte önemli bir stratejik mevkii olarak gördüğü Transkafkasya’ya inme gayretleri, Türk-Rus, İran-Rus Harpleri’nin başlamasına neden olmuştur. Ruslar’ın Kafkasya’ya inme gayretleri karşısında Osmanlı Türk Devleti’nin bölgeye müdahale gücü zayıf kalmış, 1826 senesinde patlak veren savaş sonucu General Yermolov, Erivan ve Nahçıvan’ı almış ve İran’ı bu bölgelerin (Kuzey Azerbaycan Hanlıkları) Rusya’ya ilhakını tescil eden (1828) Türkmençay Antlaşmasını imzaya mecbur etmiştir.
Aynı yıllarda Rusya, Osmanlı Devleti’ni yenmiş (1829), Edirne Antlaşması ile Ahıska ve Ahılkelek’i ele geçirmiştir. Artık Gürcistan’ın büyük bir kısmı, Ermenistan’ın bir kısmı ile Azerbaycan’ın 3/4’ünden fazlası Rusya’nın hakimiyeti altında girmiştir.
Rusya ile İran arasında imzalanan Gülistan (1813) ve Türkmençay (1828) Antlaşmaları ile milletlerarası konumu tayin edilen Azerbaycan’daki “Hanlıklar” idaresi, Rus hakimiyeti altında 1840 tarihine kadar varlığını devam ettirmiştir. Bu tarihten sonra idarî tarz, ağır ağır değişerek nihayet bu tarihte bütün Hanlıklar “Hazar Kıyısı Bölgesi (Prikaspiys-kiy Oblast)” adı altında birleştirilmiştir. Bu yeni sistemin idaresi, önceleri Tiflis’te oturan askeri bir komutana verilmiş, daha sonra “Bütün Kafkasya Çar Naibi” ünvanına sahip bir genel valiye bırakılmıştır.
Bu uygulama ile Bakü, Gence ve Erivan illeri “Gubernia”, Dağıstan ve Zakatala mahalleri “Oblast” adı ile Tiflis’deki bu genel valiye bağlanmıştır. Bu sistem bazı değişikliklerle 1917’ye kadar devam etmiştir.
Kaynak: Yaşar Kalafat  /Eski Türk Dini İzleri

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Kapalı