Genel KültürTarih

Bedevi Ne Demek? Bedevilerin Özellikleri

Bedevi: a. (ar. badiye’den bedevi). 1. Çöllerde çadırlarda yaşayan Arap göçerlere verilen ad. 2. İlkel koşullarda yaşayan kimse için kullanılır 3. Hızlı koşan Arap atı için kullanılır.

Çölde ya da sahrada göçebe bir yaşam sürdüren Arap topluluklarına ehl ül-veber. kıyılarda ya da belirli yerlerdeki yerleşik Araplar’a ise ehl ül-hazar denir.

Bedeviler Arabistan, Kuzey Afrika ve Suriye’de kabileler halinde yaşarlar. Kabile başkanına, şeyh denir. Kara çadırlarda oturur, geçimlerini yetiştirdikleri deve, koyun ve keçi sürülerinden sağlarlar. Ayrıca binek ve koşu hayvanı olarak at beslerler. Zenginlikleri, besledikleri deve sayısıyla ölçülür Her kabilenin kendine özgü bir damgası vardır. Ataerkil aile düzeninin egemen olduğu bu topluluklarda çok erkek çocuk sahibi olmak önemlidir.

Bedeviler (Arapça “bedevi” sözcüğü “çölde yaşayan” anlamına gelir), genellikle çöllük bölgelerde deve yetiştiriciliğiyle geçinirler; ama ot yetişen bölgelerde de koyun, keçi ya da sığır besleyen Bedevi toplulukları vardır.

Bedevi toplumu genel olarak ataerkil aşiretler biçiminde örgütlenmişlerdir. Daha serin olan yağışlı mevsimde küçük topluluklar halinde havanları ile çölün iç kesimlerine yönelir, sıcak ve kurak mevsimde ise, çöllerin kenarındaki su kaynaklarının çevresinde, özellikle de kasabaların ve pazarların çevresinde toplanırlar. Bazı aşiretler her yıl çeşitli yönlere göçmek için, 1 000 km’den çok yol aşarlar. Yakın dönemde Arap ülkelerinin çoğunda görülen ekonomik gelişmenin hızlanması, gün geçtikçe yerleşik yaşama biçimine yönelmelerine yol açmıştır.

Bedeviler (Arapça “bedevi” sözcüğü “çölde yaşayan” anlamına gelir), genellikle çöllük bölgelerde deve yetiştiriciliğiyle geçinirler; ama ot yetişen bölgelerde de koyun, keçi ya da sığır besleyen Bedevi toplulukları vardır.

Bedevi toplumu genel olarak ataerkil aşiretler biçiminde örgütlenmişlerdir. Daha serin olan yağışlı mevsimde küçük topluluklar halinde havanları ile çölün iç kesimlerine yönelir, sıcak ve kurak mevsimde ise, çöllerin kenarındaki su kaynaklarının çevresinde, özellikle de kasabaların ve pazarların çevresinde toplanırlar. Bazı aşiretler her yıl çeşitli yönlere göçmek için, 1 000 km’den çok yol aşarlar. Yakın dönemde Arap ülkelerinin çoğunda görülen ekonomik gelişmenin hızlanması, gün geçtikçe yerleşik yaşama biçimine yönelmelerine yol açmıştır.

Bedeviler:  Afrika yarımadasındaki deve yetiştiricisi göçebe aşiretlerinin oluşturduğu Arap topluluğu. “Arap” adını Kuzey Afrika’daki, Arabistan yarımadasındaki, Yakındoğu’daki, İran’ın güney kesimindeki halkların, hatta Sovyet Orta Asyası ve Afganistan’daki bazı azınlık topluluklarının kullanmasına karşın Bedeviler (Kuran’ın indiği dönemdeki Araplar olarak) yalnızca kendilerine “Arap” denmesi gerektiğini savunurlar. Arap aşiretleri akraba olmayan iki atanın (Kahtan ve Adnan) soyundan geldiklerine inanırlar; iki ata arasındaki köken farkı, kabaca. Kuzey Arapları ile Güney Arapları arasındaki bölünmeye denk düşer.

Aşiret yapısını oldukça geliştirilmiş olan soyağacı oluşturur; ancak bu yapı aşiret konfederasyonlarına göre düzenlenir. “Safkan aşiretler” yanında “parya” aşiretler de vardır. Aşiret örgütlenmesi, aşiret ile yaygın aile arasında birçok ara bölünmeyi içerir; her birinin bir reisi vardır; bu reisin yetkileri adalet, savaş, göç üzerine kararlar alan bir aşiret ya da alt aşiret konseyince sınırlandırılmıştır.

Her aşiret bölümünde, dinsel görevleri yürüten bir Said ve eski köleler gibi savaşa katılmalarına izin verilmeyen, zanaatçılar (saraçlar, demirciler) bulunur. Bedeviler, geleneksel olarak deve yetiştiriciliğinden elde ettikleri gelir yanında, korudukları yerleşik gruplardan (koyun ve keçi yetiştiriciliğiyle geçinen göçebeler) ve kervanlardan da gelir sağlarlar Genellikle tekeşlilik uygulanır; başlık parası nedeniyle, kardeş çocukları arasındaki evlilikler yeğlenir, intikam hakkı, “kan bedeli” ödeme sistemiyle yumuşatılmış olmasına rağmen geçerliliğini korur. Hâlâ zengin ve güçlü olan deve yetiştiricisi aşiretlerde başlıca aileler yerleşik düzene geçmekte ve çoğunlukla gelir kaynakları çeşitlenmektedir. Deve yetiştiricisi olmayan göçebe aşiretlerden Hint okyanusu kıyılarında yaşayanlar hörgüçlü öküz, Irak’ın güney kesiminde yaşayan ve yarı-göçebe olanlar manda yetiştiriciliğiyle geçinirler, çöl kenarlarında (özellikle Kuveyt’te) yaşayanlar ise koyun ve keçilerle katır sırtında yaylaya çıkarlar.

Güneyde ve doğuda çeşitli şii mezheplere bağlı olanlarla, güneydoğudaki İslam-öncesi inançlara bağlı olanlar dışında, Bedevilerin büyük bölümü Sünni Müslümandır (özellikle Hanbeli); ama Bedeviler din kurallarına genellikle tam olarak uymazlar Arap lehçelerinin yanı sıra, kimileri güney sami lehçeleri konuşurlar.

Bedevilik Tarikatı

a. Ebu’l-Abbas Ahmet el -Bedevi’nin (1191-1276) Mısır’ın Tanta kentinde kurduğu tarikat (Ahmedilik diye de bilinir). Bedevi’nin ölümünden sonra halifesi Abdülâl, tarikatın zikir ve ayinlerini sistemleştirdi, müritleri düzene soktu. Tarikat Mısır’da etkili ve önemli bir tarikat durumuna geldiği gibi başka ülkelerde de yayıldı. Bedevi’nin Tanta’daki mezarı ünlü bir ziyaret yeri oldu. Bedevilik, Mısır’ dan Hicaz’a, Suriye’ye, Tunus’a Trablus’a ve Türkiye’ye de yayıldı. Bedevi, halifesi Abdülâl’a ithaf ettiği Vasâyâ adlı yapıtında Kuran ve sünnete sıkı sıkıya bağlı kalınmasını öğütledi. Tarikatın belli başlı ilkeleri, gece ibadetine ağırlık vermek, dil ve kalp birlikte zikredilmesi, imanda içtenlik, dürüstlük, kalp temizliği, doğadan ve insanlardan gelen her türlü sıkıntılara karşı kayıtsızlık ve sabır ile verilen sözde durmak biçiminde özetlenebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir