Berberiler Kimdir? Berberilerin Tarihi, Kültürel Özellikleri

Kuzey Afrika’da Mısır sınırından Atlas okyanusuna, Akdeniz kıyısından Nijer’e kadar uzanan bölgede yaşayan halk topluluğu.

Hami-Sami dilleri grubundan, grubun öbür dillerine benzemeyen bir dil olan Berberice’nin çeşitli biçimlerini konuşan, aralarında çok sayıda sarışına rastlanan (Kafkasya kökenli oldukları ileri sürülmüştür) Berberiler kendilerini, “özgür adam” anlamına gelen Amazigh sözcüğünün çeşitli biçimleriyle adlandırırlar. Aralarında kabile bağlarının ötesinde bir topluluk ya da etnik bütünlük duygusu yoktur.

Başlıca Berberi halkları arasında Cezayir’de yaşayan Kabiliyeliler, Büyük Sahra’da yaşayan Tuaregler, vb. sayılabilir.

Kesin olarak aydınlatılmayan bir yerden (büyük bir olasılıkla Yakındoğu’dan) İ.Ö. 2 000 yılına doğru Kuzey Afrika’ya göçen Berberilerin yaşadıkları bölgeler, İ. Ö yaklaşık 600’den başlayarak sırasıyla Kartacalıların, Romalıların, Vandalların egemenliğine girdi. VII. yy’ın ikinci yarısında Kuzey Afrika’nın Aranlar tarafından fethedilmesiyle, Berberiler İslâm dinini benimseyerek, İslâm imparatorluğunun İspanya’ya kadar genişletilmesine büyük katkıda bulundular. Ama çok geçmeden hariciliği benimsemeleri sonucunda, Araplara karşı ayaklanıp (761) ayaklanmanın 761 ‘de bastırılmasından sonra da, yönetim açısından Abbasi halifesine bağlı küçük bağımsız krallıklar kurmayı başardılar.

XI. yy’da Hilalilerin bölgeyi istila etmesinden sonra, iki büyük imparatorluk (1067-1147 arasında Murabıtlar; 1147-1269 arasında Muvahh’itler) kurup,Muvahhitlen imparatorluğunun yıkılmasından sonra, birbiriyle pek ilişkisi olmayan küçük kabileler halinde yaşamaya başladılar. Osmanlı egemenliği (XVI. yy.-XIX. yy.) ve Fransız sömürgeliği döneminde, Avras bölgesindeki Rif ve Atlas dağlarına sığınarak, dillerini ve geleneklerini korudular.

Günümüzde toplam nüfusları 5 milyonu aşan Berberice konuşan topluluklar Libya, Tunus, Cezayir, Fas, Moritanya ve Batı Sahra’ya dağılmış halde yaşamaktadırlar. Kendi içlerinde büyük çeşitlilik göstermelerine karşın, ortak özellikleri yerleşik (Kuzeybatı Afrika ovalarında) ya da göçebe (Büyük Sahra’da) olarak genellikle kırsal kesimde yaşamaları, geçimlerini göçebe hayvancılık ya da küçük çapta tarımla sağlamalarıdır.

Berberilerin Kültürel Özellikleri Nelerdir?

Kuzey Afrika şehirlerinde gelişen roma ve İslam sanatının yanı sıra Berberilerin oturduğu köylerde ve dağlarda teknik ve üslup bakımından ilgi çeken ilkel sanatlar ortaya çıkmıştır ve bu sanatlar, varlığını hâlâ sürdürmektedir.

Yerli maddeleri ilkel araçlarla işleyerek ev eşyası yapmaktan ibaret olan bu faaliyet, halk sanatı özelliğini kaybetmemiştir. Eski çağlardan bu yana, berberi sanatı. çok az evrim göstermiştir. Bununla beraber dış etkilere de rastlanmaktadır. Kadınların şekillendirip boyadıkları toprak vazolar M.ö. VII. yüzyıldaki kartaca çömlekçilik sanatının ürünlerini hatırlatmaktadır; ağaçtan yapılmış sandıklara ve başka eşyaya Afrika kiliselerinde rastlanan motifler oyulmuştur; yollu dokumalar (çadırlık ve elbiselik) Suriye bedevilerinin kullandığı kumaşlara benzer; minelerle süslü bazı kadın mücevherleri, Endülüs’te Ortaçağda yapılanları andırır. Bu benzerlikler, dış etkileri açığa vurmaktadır, İslam arabeskinden çok farklı olarak, berberi dekorasyonu basit bir geometri getirmiştir (üçgenler, eşkenar dörtgenler). Kullanılan renkler sade ve ahenklidir. Bu. özellikle dokumalarda göze çarpar. 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu