Beşik Nedir? Türklerde Beşiğin Önemi

Beşik: Süt çocuklarını sallamaya yarayan küçük karyola. Beşik:  Bir şeyin çıktığı, doğup geliştiği yer: Anadolu, çeşitli uygarlıkların beşiğidir.  (Bir kimsenin) beşiğini sallamak, onu çok küçükten tanımak, büyütmek ya da büyümesinde emeği geçmek. Beşik salıncak, genellikle bayram yerlerinde kurulan bir tür salıncak.

Beşik uleması, ulemanın, hiç medrese öğrenimi görmeyen çocuklarına verilen san. (XVI11. yy.’dan başlayarak, ulema çocuklarına saygı gereği, doğar doğmaz “rüus” verilmeye başlandı. Bunlara beşik uleması, mehâdim [oğullar], ulemayı tarik [yol uleması] gibi adlar verildi. Bu yol giderek kötüye kullanıldı, ilmiye [din işleriyle uğraşan hocalar] sınıfı ikiye ayrıldı: gerçek medrese öğrenimliler ve hiç medrese görmeden müderrislik aşaması elde edenler. Bu sonuncuların tek özelliği, baba ya da dedelerinin ilmiye ileri gelenlerinden olmalarıydı.)

Beşik kertme, ayrı aileden iki çocuğu henüz beşikteyken nişanlamaya da sözlü sayma: bunun belirtisi olarak beşiklere kertik atma, işaret koyma. 

Beşik alayı, padişahların çocuğu olduğunda valide sultanın ve sadrazamın hazırladığı beşiklerin saraya götürülmesi sırasında yapılan tören.

Az çok biçim farklılıklarıyla dünyanın hemen her yerinde kullanılan beşik, daha çok abanoz, ceviz, servi, kayın vb. ağaçlardan yapılır. XV. yy.’dan sonra altın, gümüş, demir, bronz vb. madenlerden yapılmış olanlara da rastlanmaktadır. Genellikle sallanmayı sağlayan iki kasnak, kasnakları birbirine bağlayan bir kol ve tekne biçimli bir yataktan oluşur. Kasnakların yerini kimi beşiklerde, yarım ay biçimli ayaklar almıştır, iki dikmeye asılı, küçük karyola biçiminde olanları da vardır.

Türklerde Beşik

Türkler’de beşiğin çok eski dönemlerden beri kullanıldığı bilinmektedir. Orta Asya’da yapılan kazılarda, i S. I. yy.’a tarihlenen bir hun gömütünden çıkan buluntular arasında beşik de vardır. Bu beşik, günümüzde Kazak ve Kırgızların kullandığı ağaç beşiklere benzer. Başkurtların da kayından oyulmuş, tekne biçimi beşikler kullandıkları bilinmektedir.

Beşiklerin biçiminde görülen farklılıklar, yaşama biçimiyle yakından ilgilidir. Göçebe topluluklarda, çocuk genellikle sırtta taşındığından beşik pek kullanılmaz. Seyrek olarak ağaçtan yapılmış, hafif ve basit beşiklere rastlanır. Ege bölgesinde kullanılan beşikler, yanları dışa doğru eğimli bir kasa biçimindedir. Baş ve ayak uçlarına birer kasnak geçirilmiş, bu kasnaklar bir kolla birbirine bağlanmıştır. Beşik, bu koldan tutularak sallanır. Doğu ve Orta Anadolu’da, özellikle kırsal kesimde beşikteki yatağın yerini yün ya da kenevirden örülmüş bir ağ almıştır. Çocuk bunun üzerine konan şilte üzerine yatırılır. Gerektiğinde bu ağ, beşikten çözülerek çocuğu sırtta taşımak için kullanılır.

Beşiklerin üstüne, çocuğun ışıktan etkilenmesini önlemek amacıyla kilim, işlemeli örtü, yazma vb. örtülür. Bu türden örtülerin çok değerli olanları vardır. Beşiğin koluna, çocuğun dikkatini çekecek süsler ve oyuncaklar, kimi zaman da beşiği uzaktan sallayabilmek için uzunca bir kuşak ya da ıp bağlanır.

Osmanlılar döneminde, özellikle sarayda kullanılan beşikler arasında altın ya da gümüş kaplama olanlar, ağaçtan yapılıp üzeri değerli taşlar ya da sedef, bağa, fildişi kakmalarla bezenenler, ince bir oyma tekniğiyle süslenmiş olanlar vardır. Bunlardan en ünlüsü, günümüzde Top-kapı sarayı Müzesi’nde sergilenen Altın” beşik’tir. Halk arasında ise daha çok ağaçtan yapılmış, üzeri aynalar ve renkli bezemelerle süslenmiş olanlar kullanılmaktadır. Bu tür beşiklerin en güzel örnekleri yakın zamana değin Edirne’de yapılıyordu.

Anadolu’da, özellikle geleneksel yaşam sürdüren kesimlerde yaygın bir gelenek olan beşik kertme, iki aile arasındaki bağların ve dostluğun pekiştirilmesini amaçlar. Çocukların, özellikle de kızın iki yaşını geçmemiş olmasına dikkat edilir. Aileler, aralarında anlaşıp beşik kertmeye karar verdiklerinde, bir tören düzenlenir. Kimi yörelerde imamın da katıldığı törende dualar edilir, iyi dileklerde bulunulur, şerbetler içilir. Özel günlerde, karşılıklı olarak çocuklara armağanlar verilir, ilişkinin pekiştirilmesine çalışılır.

Koşullar olumsuz yönde gelişirse, beşik kertme bozulabilir. Bu durum kimi zaman olağan sayılır, aileler arasındaki ilişkiyi etkilemez; kimi zaman da düşmanlığa varan sürtüşmelere neden olabilir.