Kitap Özetleri

Beyaz Yakalılar Kitabı Özeti

Beyaz Yakalılar

Şükran Kurdakul’un hikâye kitabı (1972)

On-beş hikâye. İstanbul’da bir bankanın Kiralık Kasalar dairesinde görevli, otuz altı yılın emektar memuru Hüsamettin Bey’in, yanına yardımcı verdikleri yeni, genç memura, görevinin gözlem ve anılarını anlatmasıyla başlayan kitapta ikinci hikâye Utanç Karanlıkları, işçi haklarını savunma ve grev Tema’sına yaslanıyor. Sonraki üç hikâyenin (Bir Köroğlu-Bir Ayvaz, Vapurda, Grevden Önce) kahramanı aynı kişidir: Banka memuru Selâmi, bir iş için bir bankadan ötekine gönderilince kısa bir süre yol boyu gidiş gelişlerde düşler kurmakla hayatına bir renk katan, işi kâğıt ticaretine dökmüş, zengin olmuş eski bir banka arkadaşına rastlayınca da kendi zavallılığım anlayan Selâmi. Altıncı hikâyedeki memur ise, genç, yeni bir tapu memurudur; dairenin kıdemlisi ve baba dostu Eski Memur, onun, vicdan ve utana bir yana bırakarak, dairedeki örf ve âdetlere (!) uymasını ister. Encümen Kaleminde hikâyesinde olay, İkinci Dünya Savaşı yıllarında İzmir’de geçer. İkinci kez askere alınmış 1915-1917 doğumluların çoluk çocukları, belediyenin asker ailelerine yardım bürosundan ve belediye encümeninden çıkacak maaş kararlarını beklemektedirler; belediyenin önü ana baba günüdür. Yirmi ikisinde genç memur Hasan, önünde yığılı evrak tomarları arasında bir otomat gibidir şimdi. Evde hikâyesi bir başka memurun gün boyu erzak puantajı yaparak geçen saatlerinden sonra, evinde, gerginliklerinin yavaş yavaş nasıl yatıştığını anlatıyor. Emekli de bir memurdur, Kütahya adliyesinde yirmi üç yaşında başladığı mübaşirlikten kaleme geçmiş, otuz bir yıl hizmetten sonra adliye kalemindeyken işine son verilmiştir.
Babam hikâyesinde babasının dünya görüşünü eskimiş, çağdışı bulan bir oğulun, onu içten içe küçümseyişi sergileniyor. Soruşturmadan Önce hikâyesinde önce, bir tren istasyonuna inmiş bir müfettişten söz edilir, sonra “İzmir’deki ortamı orada da var sanarak” ilçede sendika ve grev hareketlerine karışmış bir memurun, evde karısının da kendisini suçlamasıyla çoğalan sıkıntı ve endişelerine geçilir, ama yapılacak bir şey yoktur; müfettişin raporunu bekleyeceklerdir. Makine İle hikâyesi, bir bankada günün on saati hesap makinesi başında hesaplara gömülü bir memurun özlemlerini, düşlerini yansıtıyor.
Esat Beyin Oğlunda bir devlet dairesinde yirmi şu kadar yıllık bir memur, akşam kahvede, radyoda, haberlerden sonra oğlunun adı okunur okunmaz yığılıp kalmış, evine götürülmüştür. Olay, dairede, bir sır gibi, kulaktan kulağa günün konusudur. Dayı-Kız’da ikinci çocuğuna gebe genç bir kadın, görmüş geçirmiş yaşlı dayısına, bir ambar memurluğuyla işe başlamış kocasının, ömrünü işçi tulumuyla geçirmemek hırsı uğruna kişiliğini değiştirmesinden, maddileşmesinden yakınır. Son hikâye Beyaz Yakalılar ‘da sendika gazetesinde, işçilerinin grev yapacakları haberiyle sarsılan bir genel müdür, çağırdığı ve parayla satın almak istediği, bilinçli tablet ustasının yılmazlığı, dönmezliği karşısında artık çok şeyin değiştiğini anlar.

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı