Genel KültürTarih

Beylikler Dönemi Sanatı, Eserleri, Mimari Özellikleri, Hakkında Bilgi

Beylikler dönemi sanatı hakkında bilgi. Beylikler dönemi mimari eserleri nelerdir? Beylikler devri sanat anlayışı nasıldır kısaca bilgi.

Anadolu Selçuklu devletinin zayıflamasıyla, XIII. ve XIV. yy. larda Anadolu’da siyasal ve toplumsal bir kargaşa yaşandı. Sınırlara yerleşen Türkmenler ‘in bağımsızlıklarını ilan etmeleri sonucu Anadolu’da yaklaşık 20 beylik kuruldu. Bu siyasal bölünme, toplumsal ve kültürel yapıyı da etkiledi. Anadolu Selçuklu sanatının etkileri XV. yy. başlarına değin sürmekle birlikte, bölgesel geleneklerin egemen olduğu yeni denemelere girişildiği görülür. Sanatta, özellikle mimarlıktaki bu bölünme, Osmanlı devletinin Anadolu’nun tümüne egemen oluşuna değin sürdü

Bu dönemde beyler, devlet adamları, komutanlar, dar olanaklar ölçüsünde, beyliklerinin merkezlerinde bayındırlık çalışmalarına giriştiler. Kimi zaman bu çalışmalar, beylikler arasında bir tür yarışmaya dönüştü. Anadolu sanatı ve mimarlığı bu dönemde, yaşama biçimi, yöresel gelenekler, iklim koşullarına bağlı olarak bölgeden bölgeye değişen sanat ürünleri verdi. Bu arada gezgin usta ve mimarlar kendi alışkanlıklarıyla gezdikleri beyliklerin özelliklerini kaynaştırarak özgün denemelere ulaştılar.

Yeni tasarım arayışları daha çok Batı Anadolu’da, özellikle Aydınoğulları, Menteşeoğulları, Eşrefoğulları ve Osmanoğulları’nda başarılı oldu; bu birikim daha sonra Osmanlı mimarlığına kaynak oluşturdu. Balat’taki İlyas bey camisi (1404) son cemaat yerini anımsatan bölümü ve ön yüzdeki mermer kaplamalarıyla yeni arayışların ürünüdür Selçuk’taki İsabey camisi de (1375) türk mimarlık tarihi açısından basamak oluşturan yapılardandır. Revaklı avlunun ana mekânla birleştiği noktalara minareler yerleştirilmiş, batıya alınan ana giriş iki katlı düzenlenmiştir. Birgi’deki Ulu cami de (1312), tasarımı yanında, zengin bezemeli çini mihrabı, ahşap minberi, pencere kanatlarıyla dönemin bezeme sanatının ulaştığı düzeyi belirler.

Manisa’daki Ulu camı, sekiz ayağa oturan merkezi kubbesiyle, özellikle Osmanlı mimarlığında, mekânları bir birlik altına toplama denemelerine öncülük etti. Karamanoğulları kimi değişikliklerle Selçuklu geleneklerine bağlı kaldılar.

Ermenek’teki Ulu cami, Karaman’daki Hatuniye medresesi, Niğde’deki Akmedrese dönemin önemli örnekleridir. Ak-medrese, dışa açık ön yüzüyle, Selçuklu geleneğinden ayrılır. Doğu Anadolu’da XIII. yy.’ın ikinci yarısından sonra, Azerbaycan ile yakın ilişkilerden etkilenen bir üslup gelişmiştir. Güney ve Güneydoğu Anadolu’da ise, Mezopotamya, Suriye, Mısır sanatlarının etkisiyle, yöresel özellikleri kaynaştıran sanat ürünleriyle karşılaşılmaktadır.

Beylikler döneminde bir duraklama ve azalma olmakla birlikte, Anadolu Selçuklu çini sanatı geleneği, özellikle Karamanoğulları ve Eşrefoğulları tarafından sürdürüldü. Beyşehir Eşrefoğlu camisi. Karaman Hatuniye medresesi, Ermenek Tol medrese yanındaki türbe, dönemin çini sanatının önemli örneklerini içerir. Durgunluk, Osmanlılar döneminde İznik ve Kütahya çini merkezlerinin kuruluşuna değin sürmüştür

Ağaç işçiliği de, Anadolu Selçuklu ile Osmanlı sanatı arasında bir köprü oluşturur, ince İşçilikli ve zengin bezemeli mihrap, minber, kapı ve pencere kanatlarında dönemin sanatçılarının imzası bulunur. Kastamonu’nun Kasaba köyündeki Mahmutbey camisi kapı ve tavan işlemeleri, Bursa’daki Ulu cami minberi, Niğde’deki Sungurbey camisi minber ve kapıları, Ürgüp Damse köyündeki Taşkınpaşa camisi mihrabı dönemin ağaç işçiliğini yansıtan örneklerdir. 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir