Genel KültürTarih

Beylikler Döneminde Maden Sanatı

Beylikler devri maden sanatı konusundaki bilgimiz diğer alanlarla kıyaslanınca çok kısıtlı kalır. 14.-15. yüzyıllardan günümüze ulaşmış pek az tarihli eser vardır. Çeşitli koleksiyonlarda ve müzelerde bulunan ve Beylikler devrine ait olabileceği kabul edilen eserler ancak kıyaslamalarla değerlendirilebilir.

Beylikler dönemi maden işçiliği Anadolu’ya özgü yeni bir çığır açmamıştır. Bugüne kalan az sayıda eser Osmanlı maden işçiliğine geçişi hazırlamıştır.

Beylikler devri maden sanatının kökünde yatan Selçuklu maden işçiliğine ait eserlerin çoğu pirinç demer ve bronzdandır. Altın ve gümüş çok az işlenmiştir.

Leğen, tas, tepsi, ibrik, vazo, şamdan, kalemden, ekandil, buhurdanlık, havan, ayna, kemer tokası, kapı tokmakları gibi eserler üstün bir işçilik göstermektedir. Bu eserler kazıma, kabartma, yıldızlama, döğme, kakma ve emaye gibi çeşitli maden işleme teknikleriyle zengin bir şekilde işlenmişlerdir.

Çeşitli koleksiyonlarda ve müzelerde bulunan sayıca az beylik devri madeni eseri, genelde İslam maden sanatında çok gelişen tekniklerden olan pirinç veya demir üzerine altın, gümüş ve bakır kakma ile bezenen eserlerin daha mütevazi örnekleri olarak dikkati çekerler.

Türk ve İslam sanatı ve Bursa müzelerinde bulunan Siirt yapımı çeşitli tuna şamdanları, Musul ekolünün Beylikler devrine uzantısı olarak görmekteyiz. Çan biçiminde gövdeye sahip olan bu şamdanlar dökümle yapılmıştır. Üzerleri gümüş, bazılarında da altın ve gümüş varaklar kullanılarak kakma tekniğiyle süslenmiştir. Şamdanların içi boştur. Silindirik boyunları vardır. Baş kısımları gövde formunu tekrarlar. Gövde de yer alan madalyonların içleri insan figürleriyle, on iki burç, eğlence veya taht tasvirleriyle bezenmiştir (Öney, 1989: 49s).