Kültür

Bizans Sanatının Genel Özellikleri Nelerdir

Bizans Sanatı ve Özellikleri Hakkında Genel Bilgi

Bizans sanatı ve mimarlığı, IV. yy’dan XV.yy’a kadar süren uzun bir dönem boyunca, Doğu Roma İmparatorluğumun kapladığı uçsuz bucaksız topraklar üstünde gelişti ve görkemli başkent İstanbul’dan yönetildi. Günümüzün Türkiye, Yunanistan, Balkanlar, Rusya ve Ortadoğu ile Akdeniz’de birçok bölge, uzun süre bu sanatın etkisinde kaldı. Bu arada Bizans sanatı ve mimarlığı da, söz konusu bölgelerin sanat ve mimarlıklarının etkisi altında kaldı ve zaman zaman bu etkileri ustaca kaynaştırmayı başardı.
Bizans sanatı, başlangıçta Roma sanatı geleneklerini benimsemişse de, daha sonra başta Anadolu, sonra Balkanlar, Suriye, Irak, Mısır ve Kuzey Afrika sanatlarından geniş ölçüde yararlanmıştır. Bizans sanatının Roma sanatından özde ayrıldığı nokta, bir Hristiyan sanatı olmasıdır.
Bizans sanatının dinsel mimarlık alanında en önemli yapı türü, bazilikadır. Bazilikaların doğu-batı ekseni üstünde uzanan dikdörtgen bir planı vardır. Bu uzun dikdörtgen, genellikle iki sütün dizisi ile üç bölüme (nef ya da şahın) ayrılır. Ortadaki bölümün doğu ucunda yer alan yarım daire bölüme, “absida” adı verilir. Bu türdeki yapıların Türkiye’deki en önemli örnekleri, İstanbul’da Aya İrini ve Ayasofya, Efes’te Çifte Kilise, Silifke yakınlarında Alahan manastırıdır. 
Bizans dinsel mimarlığında kullanılan ikinci bir önemli plan çeşidi olan merkezi planlı yapılara İstanbul’da Küçük Ayasofya camisi (Sergios Bakhos [kilisesi), İtalya’da San Vitale kilisesi, Yunanistan’dan Hagios kilisesi,’Yunan haçı planlı yapıları ise İstanbul’da Zeyrek camisi (Pantokrator manastırı), Bodrum camisi (Myralaion manastırı) örnek gösterilebilir. Sekiz dayanaklı, dehlizli, yonca planlı yapılar da, Bizans dinsel mimarlığında yaygın örneklerdendir. Bizanslı mimarlar, kiliselerin dışında, çok sayıda kent surları, saraylar, zafer takları, konutlar, su tesisleri, mezar anıtları da yapmışlardır.
Bizans’ta heykel sanatı, IV.- VI. yy’larda yunan figüratif sanatına bağımlıydı ve güzel heykeller (Sarıgüzel lahitleri ve havari heykelleri, İstanbul Arkeoloji müzesi) yapıldı. Ama sonradan, süsleyici kabartmaya yönelme oldu. Üsluplaştırılmış öğelerle, gerçek bir oya gibi işlenmiş ünlü alınlıklar yapıldı. Fildişi oymacılığı da Bizans İmparatorluğunda son derece gelişmiş bir sanat dalıydı.
Bizans sanatı, resim dalında da önemli ürünler verdi. Mozaik, fresk, minyatür (kitap resmi), ikona (levha resmi) türleri, özellikle mozaik sanatı, Bizans’ta önemli ölçüde gelişti. Bizanslılar, mozaik tekniğini Romalılardan alıp, kendi zevk ve gereksinmelerine uyarlayarak geliştirdiler. Romalılar mozaik sanatını daha çok yapıların döşemelerine uygularken, Bizanslılar, mozaik resmini genellikle yapıların duvarlarına ve örtü sisteminin iç yüzüne uyguladılar. Özellikle Hristiyanlıktaki 12 yortunun, [Bizans resminde mozaik ve fresk teknikleri ile dinsel yapılarda uygulanması dikkat çekicidir. Belli sahnelerin yapıların belli yerlerine konulmasıyla, bir resim programı ortaya çıkmıştır. Bu programın uygulandığı önemli bir örnek, İstanbul’daki Kariye camisidir (Khora manastırı kilisesi). Günümüzde müze olarak kullanılan yapıda, İsa, Meryem, havariler ve azizleri görüntüleyen sahnelerde, mozaiğin yanı sıra fresk tekniği de uygulanmıştır.
İstanbul’da Ayasofya’da, Fethiye camisi (Pammakaristhos manastırı kilisesi) ile Vefa camisinde (Theodoros kilisesi). Bizans mozaiklerinin zengin örneklerine rastlanır. İmparatorluğun İstanbul dışındaki başlıca kentlerinden Ravenna’daki San Vitale kilisesinin mozaikleri de, Bizans sanatının göz kamaştırcı örnekleri arasındadır.
Bizans döneminde minyatür sanatı da gelişmiş, el yazmaları minyatürlerle süslenmiştir. Minyatürlerin konuları, genellikle yazılan kitapların konularını açıklar niteliktedir; yer yer figürlere de yer verilmiştir. Kutsal kişilerin tahta üstüne yapılmış resimleri olan ikonalarsa, özgün bir sanatın ürünleri sayılır. Özellikle XII.-XV. yylar arasında sayıları hızla çoğalan ikonalarda, renklendirme (gereci olarak mumlu boyalar kullanılmıştır. En iyi örnekleri Moskova’daki Tretyakof müzesi ile Petersburg’daki Ermitaj müzesinde yer almaktadır.

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı