Ziraat-TarımGenel Kültür

Budama Nedir? Nasıl Ne Zaman Yapılır? Çeşitleri

Meyve vermeyi denetim altında tutmak ya da belli bir biçim vermek amacıyla bir ağacın, bir çalının ya da bir asma çubuğunun dallarını ya da dallarının bir kısmını düzenli olarak kesme.

Bağlarda budama, meyve verimini artırmak ve düzgünleştirmek, üzüm kalitesini ıslah etmek, bitkiye istenilen biçimi vermek ve gelişme olanağı sağlamak amacıyla yapılır; bunun için bazı organlar (dal, yaprak, sürgün) kısmen ya da tamamen kesilip atılır. Budama, kış budaması ve yaz budaması olarak ikiye ayrılır.

Budamanın ilkeleri: 1. üzüm salkımları, iki yıllık dalların üzerindeki tomurcuklardan çıkan bir yıllık sürgünler üzerinde oluşur Daha yaşlı dallardan çıkan sürgünlerde meyve oluşmaz;

2. Meyve ve tomurcuklar ne kadar az olursa o kadar gelişme gösterirler;

3. Aynı daldan çıkan sürgünler o dalın dibinden ne kadar uzak olurlarsa o kadar çok meyve verirler;

4. Bir dal ne kadar dik ya da dike yakın olursa o kadar iyi beslenir ve büyüme gücü artar. Bağ budama sistemleri belli başlı üç tipe ayrılır. Kısa budama, bir yıllık dalların, en alttaki kör gözlerden başka, 2-3 göz üzerinden budanmasına denir. Bunda omca uzun ve kısa kâse biçiminde ya da tek kollu kordon ve yatay kolu iki yana uzanan çift kollu kordon biçiminde budanır. Uzun budama, bir yıllık dalların 3-4’ten fazla göz üzerinden budanmasıdır. Karışık budama, omca üzerinde bir yılık dalların hem kısa hem uzun budanmasıdır.

Asmaya budamayla verilen biçimler çok çeşitlidir. Türkiye’de omcalar genellikle kâse (goble) biçiminde yetiştirilir. Kâse biçimi omcanın kısa ya da uzun oluşuna göre üç türlü olur: alçak, orta, yüksek. Alçak biçimde omcanın gövdesi topraktan 15-30 cm; orta biçimde 30-60 cm; yüksek biçimde 60-100 cm yükseklikte olur. Asmalara bu biçimlerin verilmesinde iklim, toprak, anaç ve üzüm çeşitleri rol oynar. Türkiye’de kâse biçiminin en çok uygulanan çeşitleri şunlardır: serpene, ağaca sardırma, herekli, gövdesiz, çardak.

Bağların budama zamanı, yaprak dökümünden ilkbahara kadar geçen süredir. Adana, Antalya ve içel gibi güney illerinde bağlar kışın bile budanabilir. Doğu ve İç Anadolu gibi soğuk bölgelerde budama ilkbaharda, don tehlikesi geçtikten sonra yapılmalıdır.

Heykeltıraşları taklit eden Roma bahçecileri, ağaçları hayvan ya da insan biçiminde budadılar, bu suretle çeşitli ve ilginç peyzaj tabloları elde etmeyi düşlediler. Rönesans döneminde ortaya çıkan budama sanatı özellikle Hollanda’da ve İngiltere’de gelişti; XVII. yy.’da çok sık kullanıldı ve moda olarak XVIII. yy.’ın başlarına kadar sürdü. Günümüzde çok seyrek uygulanır oldu.

Budama sanatı, Türkiye’de de, barok peyzaj sanatının etkisi altında, özellikle saray bahçelerine (Dolmabahçe, Beylerbeyi ve hatta Topkapı saray bahçeleri) girdi; bugün, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük kentlerde eskiden kalmış ya da yeni yapılmış ve genellikle geometrik biçim verilmiş örneklere rastlanabilir.

Meyve Ağaçlarının Budanması

Meyve ağaçlarının budanması, genç ağaçlara öncelikle istenilen meyve bahçesi tipi için uygun bir biçim vermek amacıyla biçim budaması tarzında yapılır Fakat budama, özellikle boylu bir gövde elde etmek isteniyorsa, genç ağacın gelişmesini ve meyveye yatmasını geciktirir. Bu sakıncayı azaltmak için budama, gelişme döneminde, ana dal olması istenmeyen sürgünlerin koparılmasıyla da yapılabilir (filiz kırma), iyi bir sonuca ulaşmak için bu budama, gelişmenin ve dallanmanın biyolojik ilkeleri konusunda bazı bilgilere ihtiyaç gösterir (tepe tomurcuğunun üstünlüğü, ana gövdeye bitişme açılarının önemi, sürgünler ve dallar arasındaki rekabet, rüzgârın etkisi, vb.).

Biçim budamasını izleyen meyveye yatırma budaması, iyi ışık alabilecek ve yeterli irilikte düzgün meyve almak amacıyla yapılır. Bu budama, iki yılda bir çiçek oluşmaması ve bu yüzden meyve kıtlığıyla sonuçlanan periyodik meyve tutma (var yılı-yok yılı) olayını engelleyebilmelidir. Bu budama müdahaleleri, bahçıvan makası (budama makası) ile, meyve taşıyan dalların yenilenmesine dönük olmalıdır. Bu işlem, daha çok kışın uygulanır.

Biçim budaması yapılmıyorsa, dallanma göstermeyen bir sürgünün ucu kesil-memeli (uzatma), dahası ona ya hiç dokunulmamak ya da dipten kesilerek tümüyle yok edilmelidir (kalınlaştırma). Yazın da, aşı anaçları üzerinde oluşan sürgünlerin (aşı boğazındaki sürgünler ya da kök sürgünleri, piçler), gövdenin ve kalın dalların alt kısımlarında oluşan asma filizlerin, fazladan çıkan ham meyvelerin koparılıp atılması da gereklidir.

Meyve ağaçlarında, özellikle espalye biçimi verimli etmek için yapılan budama, eskiden son derece ustalıklı yapılıyordu. Günümüzde bu budama yöntemi, türlerin ya da varyetelerin doğal eğilimlerine (özelliklerine) uyacak biçimde çok sadeleştirilmiştir.

• Alt budama. Budamanın başlıca amacı, biçme ve özellikle soyma bakımından çok değerli olan, budaksız ağaç elde etmektir. Budama uygulandığı zaman, budama yüksekliğinin en fazla ağaç boyunun % 40-50’sini geçmemesi gerekir, Budaksız kısmen 6-7 m yüksekliğe ulaşması için budama 2 ya da 3 kere uygulanır, ilk budama, meşcere içinde daha kolay dolaşmaya olanak veren bir “temizleme” ya da “ayıklama” kesimi niteliğindedir; bundan sonraki budamalar, budaksız odun elde etmek için yapılan bir biçimlendirme uygulamasıdır.

Türkiye ormanlarında (özellikle genç çam ormanlarında) ve çam yetiştirme alanlarında (kara çam, kızıl çam, fıstık çamı ve sarı çam ağaçlandırma alanları) ilk budama, (sıklık çağında) yangın tehlikesini önlemek amacıyla, “kuru budama” (kuru alt dalların kesilmesi) biçiminde uygulanır. Daha sonraki budamalar, gövde Kalitesini yükseltmeye yarayan biçimde yapılır. Kavak yetiştirme alanlarında uygulanan budama yeşil dallarda yapılır; buna “yeşil budama” denir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir