Ziraat-TarımGenel Kültür

Çayın Tarihi. Çay Nasıl Bulundu?

Çay nasıl bulundu? Çay ile ilgili efsaneler, Türkiye’de ve Dünya’da Çay Üretimi, Gelişimi ve Tarihçesi Hakkında Bilgiler

Çok eski bir Çin efsanesine göre hükümdar Şen Nung zamanında (M. Ö. 2737) Çin’de çay içiliyordu. Eldeki eski bir Çince sözlüğüne göre ise Çin’de çayın tarihi ancak M. S. 350 yıllarında başlar. O zamanlarda çay Çin’in güneydoğusunda, Hindistan’da, Birmanya’da, Siyam ve Endonezya’da yetiştiriliyordu. Budist din adamları çay yetiştirmesini, elde edilmesini bütün Çin’e, hattâ Japonya’ya öğretmişlerdi. O zamanlar çay yaprakları toplanıp yumak haline getiriliyor, sonra bu yumak alevde kızartılıyor, kaynar tuzlu suyla işleniyordu. Japon kaynaklarında ise çaya 593 yılından itibaren rastlanır; Japonya’da çay yetiştirilmesi ise 805 yılından sonradır.

Araplar çayı 850 yıllarında tanımışlar, Venedikliler 1559, ingilizler 1598, Portekizliler de 1600 yılında öğrenmişlerdi. Rusların çayı tanımaları 1618, Parislilerin 1648 yıllarında olmuş, çayın Amerika’ya geçmesi ise 1650 yılını bulmuştur. Böylece, dünyanın hemen hemen her köşesine yayılan çay, pişirilmesindeki kolaylık, hoş lezzeti dolayısı ile kısa zamanda bütün dünyada tutunmuştur. Bugün çay, kahveden sonra, yeryüzünde en çok içilen bir ev içeceğidir.

Yeryüzünün hemen her yerinde çay sıcak içilir. Amerikalılar çayı soğuk, hattâ içine buz koyarak da içerler. Bizde olduğu gibi daha başka Avrupa memleketlerinde de çay içine şeker konularak tatlandırılır. Bazan da krema, süt veya limon suyu karıştırılır. İskoçlar çayı o kadar koyu yaparlar ki çay, kahve gibi kapkara bir renk alır. Doğulular çaya çok zaman hiç şeker koymazlar. İran ve Yakın Doğu’da ise çok kişi ağıza, avurtlarının arasına, küçük bir parça şeker yerleştirir, çayı ağızlarındaki bu şekerle tatlandırarak içerler. Bu usule kıtlama denir. Ruslar da çok çay içen milletlerdendir; o kadar ki hemen her tren istasyonunda hazır sıcak su bulunur, yolcular beraberlerinde getirdikleri hazır çaydanlıkları oracıkta demleyip vagonlarına koşarlar.

Çin’de bir yılda adam başına 1 kilo, İngiltere’de 700 gr., Türkiye’de ise ancak 150 gr. kadar çay harcanır..

Türkiye’de Çaycılık

Türkiye’de çay Doğu Karadeniz kıyıları ile Marmara bölgesinde, yabani halde kendiliğinden yetişir. Rize’de ise son yıllarda modern usullerle çay yetiştirilmeye başlanmıştır. Bununla yurttaki çay ihtiyacı karşılanmaktadır.

Rize’de ilk çay yetiştirme işi 1924’te esaslı bir şekilde ele alınmıştır, ilk olarak 1938’de ilk çay fidanlığında 135 kilo yaş yapraktan 30 kilo çay elde edilmiştir. Ondan sonra fabrika genişletilmiş, ürün verme kudreti artırılmıştır. Bugün yurdumuzda sarfedilen çayın büyük bir kısmı yerli çayla karşılanmaktadır.

Çay: Kamelyagillerden bir bitki ve bu bitkinin kurutulmuş yapraklarından haşlanarak elde edilen renkli ve kokulu sıvı.

Genellikle sıcak, bazen de buzlu ve limonlu içilen çay, günümüzde pek çok ülkede kullanılan bir içecektir. Avrupa’ya, XVII. yy.da girmiştir. Anayurdu Asya’da, Çin’dir. Çay bitkisinden kopartılan küçücük kıvrık yaprakların, kurutulduktan sonra kaynatılmasıyla elde edilir.

Doğal haliyle, boyu 10 metreye kadar varan bir ağaç olan bu bitki yetiştirilmesi kolay olsun diye budan-dığından, 1,20-1,50 metreyi geçmez. Beyaz çiçekler açar, küçük, esmer meyveler verir ve kenarları tırtıklı yaprakları da, tıpkı kafein gibi, tein adında bir uyarıcı maddeyi içerir.

Çay Nasıl Toplanır?

Çay toplayıcılar köke en uzak yaprakları bir bir koparır, sepetlere istif ederler. Bu sepetler kurutma yerlerine gönderilir. Yapraklar özel yerlerde bir süre kurutulur. Sonra ya elle ya makineyle yuvarlanarak bükülür ve kıvrılan çay yaprakları serin bir yerde mayalanmaya bırakılır. Bir süre açık havada durduktan sonra tavalara konarak hafif kavrulur, istenilen büyüklükte kıyılır ve kutulara doldurulur. Yeşil çay bu işlemlerin tümünden geçmediği için haşlandığı zaman suyu açık renk olur, tadı çok buruktur. Siyah çay, demlenince rengi tavşan kanı dır, burukluğu az, içimi hoştur. Akkuyruk fidanın en tepesindeki tek yaprağın çayıdır, en makbul çay budur. Bir de, yine tepe yapraklarından elde edilen sarı renkli çay vardır: Altınbaş. Belli başlı çay üreten ülkeler, Çin, Hindistan, Japonya, Sri Lanka (Seylan) ve İndonezya’dır. Türkiye’de Karadeniz Bölgesi (Rize, Trabzon, Artvin, Giresun, Ordu) çay bölgesidir.

Çay Kurumu (Çay-Kur)

Çay Kurumu 1971’de kurulmuş özerk bir iktisadî devlet-kuruluşudur. Merkezi Rize’dedir. Gümrük ve Tekel Bakanlığına bağlıdır. Sermayesi 1 milyar liradır. Kurumun amacı çay tarımını geliştirmek, çay kalitesini düzeltmektir. Çay Kurumu’nun günde 2 700 ton yaprak kurutabilecek kapasitede 23 çay fabrikası ve 14 çay atölyesi vardır.

Çay Bahçeleri

Çay ağaçlarının üretim için topluca yetiştirildiği alanlara çay bahçeleri denir. Mevsimi gelince çay yaprakları büyük bir titizlikle toplanır, çünkü bunlar, yaşlarına göre ayrı kalitede çay verecektir. Uzakdoğu’da çay içmenin mutlaka uyulması gereken bazı kuralları, töreleri vardır.,Çay kitabının (Çayname) yazarı, Japon Okakura Kakuso’ya göre, bu amber rengindeki sıvı, insanların, Asya’nın en büyük bilgeleriyle bağlantı kurmasını sağlarmış, çünkü içinde «Konfüçyüs’ün nefis ağırbaşlılığı, Lao-Dzı’nın hafif acılığı ve Sakyamuni’nin uçucu kokusu bulunurmuş.
 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir