Genel KültürDini Konular

Cenaze Nasıl Yıkanır? Cenaze Kabre Nasıl Konulur?

Cenaze ne demektir? Kültürümüzde Cenaze İle İlgili İnançlar. Cenaze nasıl yıkanır? Cenaze Namazı Kılındıktan Sonra Neler Yapılır? Cenaze kabre nasıl konulur.

1. Gömülmek üzere hazırlanan ölü: Cenazesi yarın toprağa verilecek.

2. Cenaze töreni: Bütün ünlüler cenazedeydi. Cenazeye gitmek.

3. Cenaze alayı, ölüyü gömme törenine katılanların oluşturduğu topluluk. Cenaze gibi, çok zayıf, güçsüz, benzi sararmış kimse için kullanılır. Cenaze töreni, bir kimsenin özellikle de önemli bir kimsenin gömülmesi sırasında düzenlenen tören. Cenazeyi kaldırmak, ölüyü mezara götürmek; gömmek. Cenaze namazı, ölü gömülmeden önce kılınan namaz.

Esk. Rom. Cenaze oyunları, büyük kişilerin cenaze törenleri dolayısıyla düzenlenen oyunlar.

Buyurun cenaze namazına. İçinde bulunulan bir durumun elverişsiz olduğu fark edilince söylenir. Murat IV ile ilgili bir fıkraya telmihtir: tütün yasağı uygulayan padişah tebdil gezerken yakaladığı bir tiryakiye kendisini tanıyıp tanımadığını sorar. Kuşkulanan adam, “Sakın adın Murat olmasın?” diye sorar. Karşısındakinin padişah olduğunu öğrenince de, arkadaşlarına “Buyurun cenaze namazına!” diye seslenir.

Ölmek üzere olan bir müslümanın yanında anımsatma amacıyla, kelimei şahadet getirilir; ancak kendisi getirmeye zorlanmaz. Bu arada, yasin ve ra’d surelerini okumak da sevaptır. Kişinin; öldükten sonra gözleri sıvazlanarak kapatılır; bir bez ile çenesi sıkıca bağlanır; yıkanmadan önce yanında Kuran okunmaz. Üzerine bir örtü kapatılarak elbisesi çıkarılan ve yıkanmaya hazırlanan cenaze, ayakları kıbleye doğru gelecek biçimde, teneşire sırtüstü yatırılır ve karnının üstüne bir bıçak ya da makas konur, göbeğinden diz kapaklarına kadar örtülür. Bir engel yoksa, cenazenin bir an önce yıkanarak gömülmesi için özel bir çaba harcamak gerekir.

Cenaze Nasıl Yıkanır? 

Yıkama işlemi (gasil), yıkayıcı ve yardımcılarından başkasına kapalı bir yerde yapılmalıdır. Yıkayıcının, cenazenin yakınlarından olması yeğ tutulur; bununla birlikte, yıkama işlemini bilen herhangi biri de bu işi yapabilir. Ancak kadın cenazesini erkek, erkek cenazesini kadın yıkayamaz. Cenazenin olanak varsa ılık su, sabun vb. temizlik maddesiyle yıkanması gerekir. Bir bez parçasıyla cenazenin aptes yerlerinin temizlenmesiyle yıkama işlemine başlanır; tıpkı namaz kılmaya hazırlıkta olduğu gibi ergin kişinin cenazesine aptes aldırılır; sonra cenazenin başı, sol yanı üzerine çevrilerek sağ yanı ve sağ yanı üzerine çevrilerek sol yanı baştan aşağı yıkanır. En az üç kez yapılması sünnet olan bu işlemden sonra, cenaze belinden biraz doğrultularak karnı sıvazlanır; makattan bir şey çıkması durumunda su ile giderilir.

Ölü doğan çocukların yıkanması gerekmez. Yıkama işlemi bittikten sonra cenazenin başına, yüzüne, gözlerine, ellerine, dizlerine ve ayaklarına hoş kokular sürülür. Daha sonra, özel biçimde hazırlanmış kefen giydirilir ve tabuta konur. Böylece namazını kılmaya hazır duruma gelen cenaze, musallaya konur.

Cenaze Naması Nasıl Kılınır? 

Cenaze namazı, farz-ı kifayedir. Rükû , ve secdeye varmaksızın ayakta, toplu ve bir imama uyularak kılınır. Allah için namaza, ölü için duaya niyet edilir. Niyette namazın erkek, kadın, erkek ya da kız çocuk için olduğu da belirtilir. Bu durum, genellikle müezzin tarafından cemaate namazdan önce duyurulur. İftitah tekbiri (Al-lahü ekber) ile başlanan namazda, eller bağlanır; “sübhaneke” duası okunur. Bu kez eller kaldırılmadan imam açıktan ve cemaat içinden sessizce “Allahü ekber” der ve “Allahûmmesalli…”, “Allahümme barik…” duaları okunur. Yine ‘Allahü ekber” denildikten sonra, fıkıh kitaplarında yer alan özel cenaze duası ya da başka birkaç dua cümlesi (örneğin Fatiha suresi gibi Kuran’dan birkaç dua ayeti) okunur. Son kez “Allahü ekber” denildikten sonra sağa ve sola selam verilerek namaz tamamlanır. Tekbirleri ve selamı imam açıktan, cemaat içinden okur; duaları ise hem imam hem de cemaat içlerinden okurlar. Birkaç cenaze için bir tek namaz kılmak caizse de, bir güçlük bulunmadık ça her biri için ayrı ayrı kılmak daha uygundur. Müslüman iken dinden çıktığını açık açık duyuran, ana ya da babasını bile bile, haksız yere öldüren, ülke düşmanla savaşırken yol kesme, eşkıyalık gibi eylemlere girişerek bu sırada öldürülenlerin cenaze namazı kılınmaz.

Cenaze Namazı Sonrası Ne Yapılır? 

Namazdan sonra, musalladan alınan cenazenin tabutu omuzlar üzerinde kabre götürülür. Taşıma sırasında ölünün başı gidiş yönünde olmalıdır. Bir müslümanın tabutunu, her ucundan on adım olmak üzere en az kırk adım omuzda taşımak sünnettir

Cenazenin Kabre Konulması

Cenaze kabre, sağ yanı üzerine ve yönü kıbleye dönük olarak konduktan sonra kefen bağları çözülür. Mezardan çıkarılan toprak, mezarın üzeri deve hörgücü gibi yükselecek biçimde yeniden mezara doldurulur. Defin (gömme) işlemi bittikten sonra Kuran’dan bazı sureler (örneğin Mülk, Vakıa, ihlâs, Fa-lak, Nâs ve Fatiha süreleriyle Bakara suresinin ilk beş ayeti) okunduktan sonra yapılan bir dua ile sevabını cenazenin ve müslûman ölülerin ruhlarına hediye etmek, onlar için Allah’ın sevgi ve bağışını dilemek sevaptır.

Cenazenin muhatap olacağı kabir sorgusunu kolaylıkla yanıtlamasına yardımcı olacağı umuduyla, bir müslûman tarafından cenazeye hitaben söylenen ve Allah’ın birliğini, Hz. Muhammet’in peygamberliğini vb. iman ilkelerini içeren sözlerle (TELKİN) cenaze için yapılan işlemler son bulur.

Açık denizde ölen bir müslümanın cenazesi, karaya çıkıncaya kadar bozulma tehlikesi varsa, tüm öteki işlemler tamamlandıktan sonra denize bırakılır. Şehitler kefenlenmeksizin, şehit oldukları sırada üzerlerinde bulunan elbiseleriyle ve yıkanmadan gömülür.

Cenazenin arkasından üzülmek ve gözyaşları dökmekte bir sakınca bulunmamakla birlikte, bağırıp çağırmak, dövünmek, ağıt yâkmak haramdır. Cenaze sahibinin cenaze törenine katılanlara yemek vermesi mekruhtur (dinde hoş karşılanmaz). Geleneğe göre, akrabalar ve komşular ölü evine yemek götürür, baş-sağlığına gelen misafirleri ağırlarlar.

Ölenin Unutulmaması ve Hatırlanması İçin Neler Yapılır? 

Ölü, belli günlerde, bir takım pratiklerle anılır. Yedinci, kırkıncı, elli ikinci günler ve birinci ölüm yıldönümü anması yaygındır. 7., 40., 52. günlerde ve ölüm yıl dönümünde ölenin ruhu için mevlit ve Yasin okutulur, hatim indirilir, dua edilir, yemek verilir, lokma helva, şeker dağıtılır. Anma günleri içinde en yaygını 40. gün anmasıdır. O gün verilen ve okutulan mevlide; akrabalar, ölünün dostları, cenaze törenine katılanlar, ve hizmeti geçenler, fakirler davet edilir.
Ölenin sağlığında yaptığı hayır işlerinin (cami, okul, hastane, köprü, çeşme inşaatı vb.) yazdığı bilgi verici eserlerin, yetiştirdiği hayırlı evlatların ölümünden sonra kendisine faydası dokunacağı dinen belirtilmiştir. Ölünün zekat ve adak gibi borçları yerine getirilir, ölü adına sadaka verilebilir. Ölüler için, her zaman olmakla birlikte, en çok Ramazan aylarında hatim indirilir, yani Kur’an-ı Kerim baştan sona okunur veya okutturulur, dua edilir.

Aile büyüklerinin, akrabaların, dostların ve Türk milletine önemli hizmetlerde bulunmuş devlet büyüklerinin, erenlerin mezarları zaman zaman ziyaret edilir. Mezar (kabir) ziyareti genellikle perşembe gecesi, cuma günü, kandil günleri, arife ve Ramazan, Kurban bayramı günleri yapılır. Diğer zamanlarda da yapılması mümkündür. Günümüzde “Anneler ve Babalar Günü”nde anne babaların mezarlarını ziyaret de gelenek halini almıştır. Mezarlık ziyareti sırasında önce bütün ölüler selamlanır. Sonra ziyaret edilecek mezarın yanına gidilir. Mezarın ayak tarafından ölünün yüzüne karşı durulur. Yasin, İhlas, Fatiha süreleri okunur. Dua edilir. Bu dua ölünün günahlarının affı için Allah’a yapılan duadır. Daha sonra mezarın temizliği yapılır. Mezarların üzerine basılmaz.

Türbe Ziyaretleri
Velilerin, erenlerin türbelerini ziyaret sırasında mum yakılması, türbe parmaklarına bez bağlanması ve benzeri hareketler dinimizin kabul etmediği davranışlardır.

Türk Milletine önemli hizmetlerde bulunmuş, devlet büyüklerinin mezarları, başta ölüm yıldönümleri olmak üzere her zaman ziyaret edilmektedir. Bu ziyaretlerde mezara çiçek konması, Fatiha, Yasin okunması gelenek halini almıştır.