Güncel

Cerrahname Nedir? Kimin Eseridir? Konusu Nedir?

Cerrahname: Cerrahiyi konu edinen kitaplara verilen ad.

İslam tıbbında cerrahnamelerden önce hekimler, tıp kitaplarının bir bölümünü cerrahiye ayırıyorlardı. Muhammet bin Zekeriya er-Razi, el-Havi adlı yapıtının 7. bölümünü genel cerrahiye ayırmıştı. Ali el-bin Abbas el-Mecusi’nin Kâmil-üs-sınâat-üt-tıbbiye (yahut Kitab-ül Meliki) adıyla bilinen yapıtının birinci bölümü teorik, ikinci bölümü de uygulamalı tıp bilgilerini içerir, ikinci bölümün 3. makalesinden başlayan cerrahi bilgiler içinde, kan alma, katarakt ameliyatı, diş çekme, mesane taşı ameliyatı, hadım etme dağlama (koterizasyon), kırık ve çıkıklar anlatılır,

İslam tıbnının en ünlü cerrahlarından Ebul Kâsım El Zehravi’nin et Tasrif fi’t-tıbb adlı yapıtının son üç bölümü de cerrahi ile ilgilidir. İbni Sina da el Kanûn fi’t-tıbb’ın 4. cildinde bazı bölümleri cerrahiye ayırmıştır, İbni Yakup bin is-hak bin el-Kuff, Kitab ül-umde fi sınâ’at il cirahe adını taşıyan 20 bölümlük yapıtının son on bölümünde pratik tıp bilgileri verir. 17. bölümünde yaraların tedavisi, kırık çıkıklar, 19. bölümde de ülser, ur, ödem ve hemoroid tedavileriyle beyinde su toplanması, kulağa giren yabancı cisimler, burun polipleri anlatılır. Muhammet bin Ali bin Ferec eş-Şafra el Kirbilyânî’nin Kitab ül-istiska ve’l-ibrâm ilac il-cirâhat ve’l-evrâm adlı yapıtında tümörler, yanıklar, fistül, kırık ve çıkıklar gibi cerrahiye ilişkin konularda bilgi verilir.

Osmanlılar dönemine ilişkin ilk cerrahname Sabuncuoğlu Şerafettin’in Cerrahiyet ül-haniyeaniye’sidir. (1465). Bunu cerrah İbrahim” bin Abdullah’ın Ala’im-i cerrahîn (1504) ve cerrah Mesut’un farsçadan çevirdiği Terceme-i hülâsa fı fenn il-cirâhe, Hü-lâsal üt-tıbb ve Hülasa tercümesi adıyla bilinen yapıtlar izler.

Son yıllarda yapılan araştırmalarda yazarı bilinmeyen Cerrahname (1504) adlı bir yazma daha bulunmuştur. XVIII. yy. hekimlerinden Bursalı Ali Münşi’nin de Cerrahname adını taşıyan bir yapıtı olduğu bilinmektedir. Şanizade* Ataullah’ın Hamse’sinin 4. kitabı olan Kanun ül-cerrahin (1828) klasik tıbbın sürdürüldüğü ve batılılaşmanın başladığı XIX. yy. osmanlı tıbbının en önemli cerrahi kitabıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir