Nedir

Cumhuriyet Döneminde Müzecilik

Cumhuriyetin kurulmasından sonra kültür ve sanat eserlerinin korunması ve sergilenmesinin yanı sıra, tarihî yapıların restorasyonlarına girişilmiş, plastik sanatların gelişmesine büyük önem verilmiştir. Eserlerin korunması ve sergilenmesine yönelik müzelerde görev yapabilecek bilim insanı yetiştirmek üzere yurt dışına öğrenci gönderilmiştir.
Tarihî eserlere değer veren Atatürk, cumhuriyetin ilanından sonra müzelerin kurulması için gerekli çalışmaları başlatmıştır. Türkiye’de ilk İnkılap Müzesi (İstiklal Müzesi), 1921 yılında Millî Mücadele’ye ait değerli eşyaların toplanmasıyla oluşturulmuştur. “Müze-i Hümayun”, 1922’de İstanbul Arkeoloji Müzesi adını almıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında Millî Eğitim Bakanlığına bağlı olarak kurulan “Türk Asar-ı Atîkası“, her türlü arkeolojik ve etnografik buluntunun toplanması ve korunmasına yönelik çalışmaları üstlenmiştir. Müzeciliğin gelişmesi ve halkın bilinçlenmesi için halkevlerinde “müzecilik kolları” oluşturulmuştur. 1923’te İzmir, Ankara, Bursa, Antalya ve Adana’da müzeler kurulmuştur. İçindeki eşyalar ile birlikte müzeye dönüştürülen Topkapı Sarayı 1924’te ziyarete açılmıştır. 1926 yılında Konya’daki Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî’nin türbesi ve dergâhının müze olması kararlaştırılmıştır. Cumhuriyetin ilk müzesi olarak Mimar Arif Hikmet Koyunoğlu’na yaptırılan “Ankara Etnografya Müzesi” 1930 yılında halkın ziyaretine açılmıştır. İlerleyen yıllarda ise Tokat, Sivas, Amasya, Kayseri, Afyon ve Bergama’da müzeler açılmıştır. Anadolu’nun birçok ilindeki kilise, cami, han vb. anıtsal yapılar onarılarak yeni müzeler kurulmuştur. İstanbul Kariye Cami, Bursa Yeşil Türbe ve Muradiye Külliyesi gibi tarihsel yapılar, müzeye dönüştürülerek koruma altına alınan önemli eserlerdir. Aynı zamanda, çok sayıda antik kent “açık hava” müzesi olarak düzenlenmiştir. Boğazköy, Efes, Bergama, Aspendos, Göreme ve Perge açık hava müzeleri bunlardan bazılarıdır.
1930 yılında Atatürk’ün emriyle “Türk Tarih Kurumu” kurulmuştur. Ülkenin arkeoloji, tarih ve müzeciliğinin gelişmesinde bu kurumun önemli rolü olmuştur. Ayasofya 1934 yılında müzeye çevrilmiştir. Ankara’da 1936’da Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesi açılmış ve fakültede en önemli alanı tarih ve arkeoloji oluşturmuştur. Bu kurumların Türk arkeoloji ve müzeciliğine önemli katkıları olmuştur. Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı olan resim ve heykel müzelerimizin ilki, 1937 yılında Atatürk’ün emri ile Dolmabahçe Sarayı Veliaht Dairesi’nde hizmete girmiştir. Evkaf-ı İslamiye Müzesi, “Türk İslam Eserleri Müzesi” adını almıştır. Bu müzelerin bakım – onarım ve diğer işlerini Vakıflar Genel Müdürlüğü üstlenmiştir. “Hitit Müzesi” kurma düşüncesi ilk defa Atatürk tarafından dile getirilmiştir. 1936 yılında kurulan Hitit Müzesi, 1968 yılında “Anadolu Medeniyetleri Müzesi”ne dönüştürülmüştür.
Müzecilik faaliyetleri daha sonraki yıllarda da devam etmiş, yurdun hemen her köşesinde çok sayıda müze kurulmuştur.

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı