HalkbilimiEl Sanatları

El Sanatları Nelerdir? Özellikleri, El Sanatı Örnekleri

El Sanatları Nelerdir? El Sanatlarının Özellikleri Nelerdir? El Sanatı Denilince Akla Gelenler

Yapımı hüner gerektiren, deseni, rengi ve modeliyle kullananın zevkini okşayan, elişi eşya yapımına el sanatı denir. Bu sanat zorunlu bir ihtiyaçtan çok süs eşyası ihtiyacını karşılamağa yarar. Elsanatının diğer özellikleri, üretilen malın harcıâlem olması, basit araçlar kullanılarak elle yapılması ve genellikle birbirine tıpatıp benzer olmamasıdır. Halıcılık, kilimcilik, ince terzilik, kunduracılık, bakırcılık, yemenicilik, urgancılık, yazmacılık v.b. birer elsanatıdır.

El sanatları, toplumların çeşitli gereksinimlerini karşılamak amacıyla ortaya çıkmıştır. Her toplumun kendine özgü el sanatları vardır. Bu sanatlar, toplumların ekonomik durumlarına ve yaşam biçimlerine göre farklılıklar göstermektedir. Yaşanılan bölgenin coğrafi özellikleri, dinsel inançları, diğer kültürlerin etkileri ile teknolojik gelişmeler de el sanatları ürünlerini teknik ve malzeme açısından her zaman yönlendirmiştir.

El Sanatlarının Genel Özellikleri

  • a) Halkın dille söyleyemediği iç dünyasındaki duygu ve isteklerini ortaya koyan anlatım aracı olması
  • b) Estetik öğeler taşımaları,
  • c) Maddî gereksinme karşılığı olarak yaratılmadan önce insan kafasından bir fikir, bir mana halinde oluşması,
  • d) Yapıt halinde ortaya çıkışından sonra çevresinde bir takım gelenek ve görenekler meydana gelmiş bulunması,

Türkler, Orta Asya’dan başlayarak günümüze gelene değin çeşitli gereksinimlerini karşılamak için el sanatları ürünleri oluşturmuşlardır. Örneğin yapıların duvarlarını kaplamak ve içini süslemek için çini sanatını, kitap yazmak için güzel yazı (hat) sanatını, kitapları süslemek ve resimlemek için de tezhip ve minyatür sanatını geliştirmişler; camilerin ve evlerin iç döşemesi için çeşitli halılar ve kilimler dokumuşlardır.

Bunların dışında çeşitli yapıları süslemek ve kullanmak için ahşap, mermer, sedef, taş ve madenleri işlemişlerdir.

Elsanatları genellikle çok az işgücü kullanan bir çalışma alanıdır. İş birimi genellikle bir usta, bir kalfa ya da çıraktan oluşur. Türkiye’de otuzu aşkın elsanatı dalında yarım milyondan fazla insan çalışır. Bunun yüzde 15’i giyim, yüzde 16’sı halı-kilim, yüzde 10’u ayakkabı, yüzde 7’si doğramacılık, yüzde 5’i demircilik dallarında iş yapar. Elsanatları büyük ölçüde yurt içi ihtiyaçlarını karşılamağa dönüktür. Son yıllarda dış pazarlara dönük hediyelik eşya ve süs eşyası üretimi de önem kazanmıştır.

Elsanatları için belirli bir üretim yöntemi ve kesin çizgilerle belirlenebilecek bir teknoloji söz konusu değildir. Bu sanatlarda kullanılan geleneksel yöntemler ve basit teknikler yöreden yöreye bile değişir. Ancak el hüneri, geleneksel renk, desen ve şekil bu sanat için önemli ve kendine özgü bir gelişme gösterir. Sözgelimi halı, kilim yapımı, bez dokuma (Şile bezi), sim-sırma işleme, ekin saplarından hediyelik süs eşyası yapımı, ağaç işleri, çinicilik, bakırcılık, taş oymacılığı geleneksel bilgi ve görgüye göre, çoğunlukla ilkel araç ve gereçler kullanılarak yapılır. Ancak bu sanatlarda kişisel yaratıcılık teknolojik yenilikten çok önemli olduğu için bu durum elsanatları açısından bir kusur sayılmaz.

El sanatları mimarlık, resim ve heykel dışında kalan tüm sanatları içerir. Her türlü dokumalar, işlemeler, ahşap işleri, oymacılık, kakmacılık, sedefçilik, çini, seramik, çömlekçilik, cam işleri, deri işleri, kitap sanatları, maden işleri, kuyumculuk, taş işçiliği, tespihçilik, vb. bu kapsamda sayılabilir.

Anadolu türk el sanatlarının ilk örnekleri, Selçuklular dönemindendir. Osmanlı döneminde, bu sanatların ünlü ustaları saraya bağlı olarak çalıştıklarından, İstanbul el sanatlarının toplandığı bir merkez durumuna geldi. Ancak Anadolu’da da çeşitli sanatların geliştiği merkezler bulunuyordu (Tokat yazmaları, Uşak halıları, İznik ve Kütahya çiniciliği, Bursa ve Gaziantep ipeklileri gibi). XVI. -XVII. yy.larda en parlak dönemini yaşayan bu sanatlar, XVIII. yy.’dan sonra yoğunlaşan Batı etkileri ve daha sonraki teknolojik gelişmelerle gerilemeye başladı. Doğal boyaların yerine yapayları yeğ tutuldu; yazmalarda önce kalıp işi, daha sonra baskı tekniği yaygınlaştı. İşlemelerde daha basit motifler kullanılır oldu. XX. yy.’da fabrika üretimine geçilmesi, el sanatlarının bozulması ya da tümüyle ortadan kalkmasıyla sonuçlandı. Günümüzde kimi sanatlar, ancak belirli yörelerde sınırlı olanaklarla sürdürülmeye çalışılmaktadır (Bünyan, Ladik halıcılığı, Sivas, Van kilimciliği, Gaziantep, Diyarbakır kuyumculuğu; Avanos, Çanakkale çömlekçiliği; Tokat yazmacılığı; Erzincan, Gaziantep, Trabzon, İstanbul bakırcılığı; Trabzon beşikçiliği, vd.).