Halk Bilimi

Elazığ Evlenme Adetleri, Görücüler

Elazığ Harput’ta Evlenme Adetleri; Evlenmede İlk Adım, Görücüler
Tavsiye edilen kızların evlerine ilk defa, oğlanın anası veya halâ ve teyzesi ile en yakınlarından bir kaç kadının birleşerek görücü sıfatıyla gitmeleriyle başlanırdı. Bu toplu ziyaretlerden, kız tarafı bazan haberdar edildiği halde, çok defa da habersiz olurdu, haberleri varsa evin her tarafına çeki düzen verilir, görücüye çıkarılacak kızlar şu şekilde giydirilirdi: İpekli veya basmadan, etekleri geniş, boyları ayaklarını kapatır biçimde uzun bir Entari… Belinde, ya Van işi gümüş bir kemer veya renkli kadife üzerine gümüş plâkalar işlenmiş yerli bir kemer veyahut kızların kendi elleriyle ördükleri bir belbağı… Bunların arasına sıkıştırılmış oyalı bir ipek mendil… Ayaklarında rugan bir kondura veya basık bir pabuç… Başında, dörtbaşı zürafalı bir çit … Arkasında beline kadar uzayan örgülü saçları bölük, bölük… Boynunda iri ve renkli Neceflerle dizili ve ortasında bir beşibirlik, yan taraflarında birer, ikişer altın bulunan bir gerdanlık… Elleri titrek, göksü kabarık, yüzünün alı al. moru mor… Mahcubiyetten ayakları birbirine dolaşmakta… İşte Harput’un bu tipdeki asıl ve melek huylu kızları, bu eda ve bu tavırlarıyla görücüye çıkarlardı. Kimsenin yüzüne bakmadan ve kimse ile konuşmadan misafirlere tepsilerle kahve getirir ve bunlara gözükürdü.
Görücüler, bütün dikkat nazarlarını kızın üzerine çevirince Kız, büsbütün şaşırır, yüzü renkten, renge girerdi. Görücüler, her şeyden evvel vücudunun her hangi tarafında bir arıza olup olmadığını, sonra yüz güzelliğini, boyunu, boşunu, gezmesini, hizmet etmesini iyiden iyiye incelemek ve kızı daha yakından görmek için her birisi ayrı ayrı, kızdan bir şey isterler… Kimisi su, kimisi konsolun veya masamn üzerindeki her hangi bir süs eşyasını behane ederek kızdan isterler… Hülâsa kızı haddeden geçirdikten sonra, kız evinden çıkarlar. Muvafık mı, değil mi münakaşası kız evinin hemen kapısından itibaren başlar… Eve dönülünce, görüşlerini aile büyüklerine anlatır, şöyle soylu, böyle boylu diye medh-ü sena ederlerdi… Bazan da bunun aksi olabilirdi. Karar verilince, evvelâ hususi bir aracı gönderilerek karşı tarafın düşünceleri sorulur… Muvafık cevap alınırsa teşebbüse geçilirdi. Yoksa evli evinde, köylü köyünde!..

Kaynak: İshak Sunguroğlu- Harput Yollarında

 

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı