Garip Akımı Nedir? Temsilcileri Kimlerdir?

GARİP AKIMI;  1930’lu yılların ikinci yarısında şiirleri dergilerde görünmeye başlayan Orhan Veli Kanık (19141950), Oktay Rifat Horozcu (1914-1988) ve Melih Cevdet Anday’ın (1915) ortak yayımladıkları Garip isimli kitapta bulunan şiirlerden ve şiir tutumlarından dolayı söz konusu üçlüye ve onların şiir anlayışlarına verilmiş isim.

Birinci Yeni diye de anılan Garip Akımı, daha çok Orhan Veli’nin adıyla bütünleşmiştir ve onun şiirini hatıra getirir. Bu durum, hem adı geçen kitabın ikinci baskısında sadece Orhan Veli’nin şiirlerinin yer almasından hem de grupta yer alan Oktay Rifat’ın -hatta Melih Cevdet’in bile- sonraki yıllarda şiirini başka bir çizgide devam ettirmesinden kaynaklanır. Ayrıca, Orhan Veli imzasıyla yayımlanan ve şiir anlayışlarının açıklandığı “Garip Mukaddimesi” başlıklı yazı da, Garip akımının Orhan Veli’nin adıyla özdeşleşmesinde büyük pay sahibidir.

Basitin ve küçük şeylerin şiirini; işçi sınıfının zevkine hitap edecek bir şiiri yazmayı amaçlayan, şiirde espriyi önemseyen ve şiiri anlamda arayan, geleneksel şiirin biçimsel özelliklerini (ölçü, kafiye, ahenk) gözardı eden Orhan Veli ve arkadaşları, kendilerini taklit edenlerin ortaya koydukları kötü örnekler yüzünden, şiirin “ar daman”nı çatlatmışlar ve dönemin edebiyat mahfillerinde alay konusu olan şiir adına bir yığın kötü örnek bırakılmasına sebebiyet vermişlerdir. Ahmet Hamdi Tanpınar bir yazısında, bu üç şairin yaptığı işi şu şekilde özetler: “Bilhassa edebiyatımızı şairane modalardan kurtarmak ve bir de ilk aruz denemelerinden itibaren Türk şiirinin hakim vasfı görünen müzikaliteyi sarsmak olmuştur, denebilir.”

Garip akımının modern şiirimize yeni bir soluk getirdiği de inkar edilemez gerçeklerdendir. Bu grup içinden Orhan Veli’nin hemen her şiir okurunun ve eleştirmeninin beğenisini kazanmış şiirleri vardır. Modern Türk şiirinin güzel örneklerinlerinden olan “Anlatamıyorum“, “İstanbul’u Dinliyorum” gibi şiirler Orhan Veli’nin kaleminden çıkmıştır.