Halk Bilimi

Göktürk Sanatı ve Kitabeler

 Göktürk Sanatı ve Kitabeler Hakkında Bilgiler

Göktürklerde Kapağan Hakan zamanında bütün Türkler, bir devlet halinde birleştirilmiş, ondan sonra gelen Bilge Hakan ve kardeşi Kültigin, Göktürk Devleti’nin en tanınmış şahsiyetleri olmuştur. Orhun Vadisi’nde bulunan dikişi taş kitabeler onlar zamanından kalmadır. Bu âbideler Türk dilinin bugün bile fazla zorluk çekmeden anlaşılan en eski yazılı ve edebî metinleri, aynı zamanda Türk tarihinin taşa yazılmış en eski kaynakları olarak zamanımıza gelmiş hazineleridir. Bunlarda kullanılan yazı da en eski Türk alfabesidir.
Orhun kitabelerinden birincisi; Bilge Kağan’ın, 720’de öldüğü sanılan ihtiyar veziri, büyük devlet adamı Tonyukuk’un hizmetlerini belirtmek üzere onun adına dikilen ve Tonyukuk’un kendisi tarafından yazılan kitabedir. Ikincisi ise; Bilge Kağan tarafından kardeşi Kültigin’in adını ebedileştirmek için ölümünden bir yıl sonra 732’de diktirdiği kitabe taşıdır. Üçüncüsü de; kısa zaman sonra veziri tarafından zehirlenen Bilge Kağan’ın ölümünden bir yıl sonra diktirilen kitabedir (Aslanapa, 1984:7s).
Orhun kalıntıları arasında o zamanlar, her mezar yanında yapılıp, bark adı verilen yapıların harabeleri vardı. Türkler, ölen kahramanları için duvarları ölünün hayatını ve pazalarını anlatan resimlerle süslü evler yaparlardı. Bu anıtların yanında heykeller ve mezarlar da keşfedilmişti (ARSEVEN, 1984:17s).
Heykel sanatının başlangıcı, Göktürkler’deki Balbal heykellerine dayanmaktadır. Balballar Göktürkler tarafından öldürülen düşmanları canlandırdığından onlara karşı savaşları gösteriyordu. Portre özelliği çok belirgin olmakla birlikte elbise, kemer, başlık, ellerindeki eşya, silahlar, saçlar ve bıyıklar, hepsi aslına uygundur. Çin kaynaklarının belirttiğine göre Göktürkler’in kaftanları soldan sağa kapanır. Sağları da serbest bırakılıyordu.
Kültigin mezar anıtında bulunan heykeller, Göktürkler’in kıyafetleri bakımından da paha biçilmez bir kaynaktır. Bunlar Orta Asya’da bugün de Türklerin giydiği kıyafete çok uygundur. Parçalar halinde kakmalı kemerler bilhassa dikkati çeker. Kemerlerin arkasına bir bıçak takılıdır. Gündelik eşyanın içine konduğu küçük torbalar da kemerlere asılmıştır (Aslanapa, 1984: 9s).
Katanda kurganında bulunan ipekli ve kürklü elbiseler, elbiselerin dikiş yerlerinde kaytanlarla yapılan kapatmalar, Kültigin’in barkı ve çevresinde blulunan süs plakaları, bu dönemde kordon tutturma ve metal plaka aplikenin uygulandığını ortaya koymaktadır. Göktürk kemerlerinde metal plaka aplike çok yaygındır.
Kuray-Tuhaytı kurganlarında ele geçirilen ipek ve yün kumaş parçaları arasında erkek iskeleti üzerinde bulunan üst katta kırmızı ipek, ortada yeşilimsi ipek ve iç elbisesinde görülen altın sarısı ipek; giysilerin ipek gereçleri yanı sıra renkleri konusunda da bilgi vermektedir (Barışta, 1984:8s).

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı