Halkbilimi

Hacivat Karagöz Oyununda Tipler ve Özellikleri

Hacivat Karagöz Oyununda Tipler ve Tiplerin Özellikleri

Karagöz, Türk halk zekâsının bir ifade vasıtasıdır. Türk halkında hâdiselerden komedi yaratma kudreti, dram yaratma kabiliyetinden üstündür. Karagöz, diğer halk komedileri gibi, Türk’ün bu komedi zekâsını sahneye koyar, Bu zekâ., insanların topluluk hayâlından kaptıkları gülünç huylan ustalıkla perdeye aksettirir. Safdilik, ukalâlık, dalkavukluk, hasislik, kurnazlık, sahte kahramanlık, menfaat düşkünlüğü v.b. gibi, büyük insanlık komedisi’nde devamlı gülünç sahneler yaratan her insan hali, Karagöz perdesinin de renkler, şekiller, ışıklar ve gölgeler içinde resmettiği hayat çizgileridir.

Karagöz, bütün bu hallerin, cemiyet içinde yarattığı örnek tipler’e dikkat eder. Aynı tipleri, kendilerine mahsus sözleri, duyuş, düşünüş ve davranışlarıyla kendi beyaz perdesinde ölümsüz karakterler halinde canlandırmakta büyük hüner gösterir.

Bizzat Karagöz tipi ve Hacivad, böyle tiplerin başında gelir. Karagöz, saf ve temiz ruhlu, hâdiselerin gülünç taraflarını büyük ustalıkla yakalayan, zeki fakat okumamış, yani âlim değil takat irfan sahibi. Türk halkını temsil eder. Dilde, ahlâkta, davranışlarda daima iyi’den ve güzelden hoşlanır. Bu güzelliklere katılan her yabancı ve yapmacık unsuru alaya alır.

Az çek tahsil görmüş, medrese kurallarını öğrenmiş, dilde yabancı kalmış kelimelere yer vermekten hoşlanan, her bakımdan maddeci ve çıkarcı bir karakter hüviyetindeki Hacivadla anlaşamayışı bundandır,

Karagöz’ün, kendi beyaz perdesinde, Hacivad birbirlerine zıt karakterler halinde yer alışlardır ki, bu halk oyunundaki intrigue’nin temelini teşkil eder.

Türk-Osmanlı topluluğu içerisine karışmış Rum, Ermeni, Yahudi, Arnavut, Arap, Acem, Lâz, Kürt gibi azınlıklara ait tipleri, her kavmin kendi en karakteristik duyuş, düşünüş ve davranışlarıyla; ustalıkla canlandıran Karagöz oyununda, böyle tiplerin Türkçeyi telâffuz edişlerindeki, Türkçenîn sesine ve estetiğine aykırı söyleyişlerle alay edilmesi, başlı başına mühim bir sahne hadisesidir.

Bu karakterler, halk zekasının keskin karikatüründen kurtulamazlar. Beyaz perdeye, mensup oldukları kavimlerin, harikulade kuvvetli çizgilerle belirtilmiş hususlyetleriyle gelirler, Kılıkları ve kıyafetleri de aynı kavmi çizgileri gösterir.

Arnavud’un taassubu ve böbürlenmesi, Yahudi’nin para ve mal düşkünlüğü, Laz’ın feveranlı şahsiyeti ve süratli konuşması, bütün bunlar ve benzerleri anonim halk zekâsının dikkatinden ve çizgisinden kaçmamış hususiyetlerdir.

Karagöz’de zenne tipleri, çelebi tipi, Tiryaki, Al tıkarış Beberûhi, Tuzsuz Deli Bekir v.b. gibi tipler de eski Türk, bilhassa İstanbul mahallelerinde benzerlerine çok rastlanan, yine halk zekâsıyle işlenmiş, yerli tiplerdir,

Zenneler, umumiyetle güzellikleri ve kadmlıklıraylı sahnede rol alırlar. Karagöz’deki ev, âile kız ve kadınları bile gözleri erkeklerde ve izdivaçta olan, hayli realist karakterlerdir. Kısaca, Karagöz, aptalı, sarhoşu, esrarkeşi, kekemesi, Yahudi’si, Ermenisi, Kürd’ü, Rum’u. Acem’i, Arab’ı, Arnavud’u, Laz’ı ve Türk’ü ile, hayli zengin kadrolu bir halk tiyatrosudur. Bu kadro, sahneye getirilen çeşitli göstermeliklerle birlikte, bugün tarih ve içtimaiyat vesikası olacak kadar kuvvetli ve kıymetli hayat sahneleri ve mahalle dekorlarıyle süslüdür.

Kaynak: Muhittin Sevilen / Karagöz