Kültür

Halı ve Kilim Hakkında Kısa Bilgi

Halı, Kilim Nedir, Halı ve Kilimlerin Özellikleri Hakkında Kısa Özet Bilgi

Genellikle yünden dokunan kısa ve sık tüylü, nakışlı ya da nakışsız kaim yaygılara halı, ince ve tüysüz yaygılara kilim denir.
Halı ve kilimler yere ya da mobilya üstüne sermek ya da duvara asmak için kullanılır. Ama, daha çok yer yaygınıdır.
Halı ve kilim yapımına ne zaman başlandığı belli değildir; ama, ilk yapıp kullananların Ön Asya halkları olduğunda kuşku yoktur. Bu bölgede dokunmuş İran, Afgan ve Türk halıları, Türkmen ve Kürt kilimleri öteden beri ünlüdür.
Halıcılık, VIII. yüzyılda İran yoluyla Avrupa’ya geçti. Önce 732 yılında Güney Fransa’da halı dokunmaya başlandı; sonra oradan İspanya, Belçika ve Hollanda gibi Batı ülkelerine yayıldı. İngiltere’de ise halıcılığın başlaması ve gelişmesi daha sonra oldu: XI. yüzyılda başladı, XIV. yy’ da gelişti.
Batı Avrupa ülkeleri, XVI. yy ‘darı başlayarak Türkiye ve İran’dan halı getirtmeye başladılar. Bu ülkelerde halıcılığın gelişmesinde, getirtilen bu Örneklerin büyük payı vardır. Avrupa’dan Amerika’ya giden göçmenler, halıcılığı oraya da götürdüler ve 1791’de ABD’nde ilk halı fabrikası kuruldu. Avrupa’da ise ilk halı fabrikası, 1626’da Fransa’ da kurulmuştur. 1825’te Paris yakınlarında kurulan Gobelins fabrikasında dokunan halıların desenleri, tıpkı birer tabloyu andırır.
Halı ve kilim, Türkiye’nin her tarafında dokunur. Uşak, Gördes, Kayseri, Bünyan, Sivas, İsparta, vb. halıları öteden beri ünlüdür. Uşak halıları, atılan düğümün Doğu halılarmdakinden farklı ve daha sağlam olması nedeniyle, daha dayanıklıdır ve XVI.-XVII. yüzyıllarda Avrupa’da İzmir halısı adıyla ün kazanmıştır (İzmir halısı adıyla anılmasının nedeni, bu limandan Avrupa’ya ihraç edilmesiydi). Bu halıların bazı örneklerine, Avrupa’nın çeşitli kilise ve müzelerinde Taşlanmaktadır.
Avrupa’da halıcılığın gelişmesi, Türkiye’de halıcılığın gerilemesine yolaçtı. Ülkenin ekonomik açıdan yoksullaşmasının da bunda büyük rolü oldu. Çünkü halı refah belirtisidir, pahalı bir yaygıdır; ancak hali vakti yerinde kimseler alıp kullanabilir.
1950’lerden sonra Türkiye’ de halıcılık yeniden canlanmaya başladı. El halıcılığı gelişip yaygınlaştığı gibi, ,son yıllarda halı fabrikaları da çoğaldı. Fabrika halıları el halılarına göre çok ucuz olduğundan, yoksul tabakanın da halı kullanabilmesi olanağı doğdu.
Kilim, halıya göre daha yalın bir dokumadır; ama, daha nakışlı bir yaygıdır. Kilimi öteden beri Anadolu’da daha çok Türkmenler (Yörükler) dokur. Dokunan kilimden yaygı, heybe, hurç, örtü gibi çeşitli alanlarda yararlanılır.
Halı ve kilim, tezgahta dokunur. Tezgah, alt bölümü kaim bir kütükle yere tutturulmuş, üst bölümü oynak parçalardan oluşan bir kasnaktır. Buna, yukardan aşağı çok sık iplikler gerilir; bu ipliklere «arış» ya da «çözgü» denir. Bunların arasından enlemesine mekik atılarak geçirilen ipliklere de «atkı» adı verilir. İki atkı arasında, çöz-gülere bir sıra düğüm atılır.
Halının değeri, atılan düğümlerin şıklığıyla orantılıdır. Düğümler ne kadar sık olursa, halı o kadar değerlidir.
Anadolu’da halıyı genellikle kızlar ve kadınlar dokur. Eskiden bitki ve toprak boyaları kullanılırken, günümüzde oksitli sanayi boyalan kullanılmaktadır. İyi bir halının başlıca özelliklerinden biri, boyasını atmaması yani renginin solmamasıdır. Düğümlerin hep aynı sıklıkta olması, dokumanın her yanında santimetre kareye aynı sayıda düğüm düşmesi de, halının önemli özelliklerindendir.
Bir halı ya da kilim, iyi bakım görürse uzun süre dayanır. Halı ve kilimin en büyük düşmanı, nem ve güvedir. Halı ve kilim sık sık ha-valandırılırsa, kolay kolay güve barındırmaz. Kullanılmayan’ halı ve kilimlerin katları arasına güveyi önlemek için naftalin serpilir. Ayrıca, uzun süre katlı kalması gereken hah ve kilimler, zaman zaman açılıp havalandırılır Nem halının çürümesine yol açtığımdan, ister kullanılsın, ister saklansın, bütün halı ve kilimlerin nemden korunması gerekir.

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı