HalkbilimiHalk Müziği

Halil Bedi Yönetken Halk Müziği Derlemeleri

Halk Müziği Derlemeleri ve Halk Müziği Derlemelerinin Nasıl Yapılacağı Konusunda Görüşler

Halil Bedi Yönetken 1967 yılında yapılan TRT müzik derlemeleri gezisi için hazırladığı müzik çalışmaları notlarında folklorcular için şu tavsiyelerde bulunuyor :

Köylü ve halk karşısında nazik, sakin ve mültefit olmak köylüyle konuşmasını bilmek, onu konuşturma gücüne sahip olmak gereklidir. Çalışmaktan çekindiği zaman bizim kendisine söylememiz onu açar, çaldırır ve söyletir. Derleme işinde can sıkacak, sinir bozacak şeylerle karşılaşınca itidali (soğuk kanlılığı) muhafaza etmek şarttır. Derlemecinin köyü, köylüyü ve derleme işini sevmekten başka çaresi yoktur. Ancak bu sevgidir ki ona kuvvet ve cesaret verir. Derlemeci yaptığı işin ciddiyetine ve önemine inanmalı, ona göre hareket etmelidir. Derleyeceği derleme malzemesinin hem” ulusal, hem de evrensel değer ve önemi olduğunu bilmeli, yaptığı işin hafif ve eğlence işi olmadığını, tersine ciddi, ağır, bilimsel iş olduğunu, bu çalışmalardan, her şeyden önce Türk Halk Müziğinin temiz niteliğinin meydana çıkarılacağını daima hatırlamalıdır. Bunun için de işini tam ve doğru yapmalıdır.

Repertuvarda bulunmayan orijinal parçalar seçilmeli, metinleri tam olarak yazılmalı, yazılar çok okunaklı olmalıdır. Okunaklı olmayan yazılar yanlış okunur, ondan da yanlış sonuçlar çıkarılır. Aşık işi ezgilerde şah beyit asla ihmal edilmemeli, mümkünse fonetik yazı kullanılmalıdır. Terimler kontrol edilmeli, dosdoğru zapt edilmelidir.

Uzun havaların, bozlak mı, Türkmen mi, hoyrat mı, maya mı? olduğu ezgiyi Verene söyletilmeli, öyle kaydedilmelidir. (Bu söylediğin sakın bozlak olmasın) dediğinizde alacağınız cevap yüzde doksan: He ya, bozlak) dan başka bir şey olmayacaktır. Onu ne yapıp yapıp kendisine söyletmek zorundayız.

Halk müziği terimleri her türlü şüpheden arınmış olarak dosdoğru kaydedilmelidir. Çünkü onların incelenmesinden önemli sonuçlar çıkarılacaktır. Müzik derleyicisi halk şiirini de bilmeli, hatta Pir Sultan, Köroğlu, Karacaoğlan, Dadaloğlu, Sümmani, Emrah, Kuloğlu, Deliboran gibi halk şairlerini yeteri kadar tanımalıdır. Çünkü onlardan çok şey alacaktır.

Derlemeci, derleme yapılacak yere daha gitmeden o yer hakkında gerekli şeyleri okumuş, gerekli şeyleri edinmiş olmalıdır. Derleme yapılacak yere gidince de ilk iş olarak çevreyi müzik ve oyun bakımından çok iyi tanıyan yaşlıları bulup onlardan yerli müzikçilerin kimler olduğunu öğrenmelidir. Yaşlılar, derlenecek malzemenin bilirkişileridir.

Kaynak: Şerif Baykurt, Türkiye’de Folklor (2003)

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir