Biyografi

Halit Ziya Uşaklıgil Edebi Kişiliği Kısaca Özet

Halit Ziya Uşaklıgil Edebi Kişiliği Kısa (Kısaca Özet) Halit Ziya Uşaklıgil Edebi kişiliği, üslup özellikleri ve eserlerinin konusu hakkında kısa özet
Roman, hikaye, anı, sohbet, makale, tiyatro, gezi notları ve bilgi ürünleri gibi pek çok dallarda eser vermiş olan Halit Ziya’nın en güçlü ve önemli yönü romancılığıdır. Türk edebiyatında batılı anlam ve yapıda ilk başarılı romanları o vücuda getirdi. Kendisine, haklı olarak, Türk romancılığının babası denmiştir. Halit Ziya’nın romanları sağlam roman tekniği, roman planı, roman dili ve anlatımı yönlerinden kusursuz sayılacak düzende, ölçülü eserlerdir.
Türkiye’de asıl milli roman, ancak onun verdiği örneklerden sonra büyük atılımlar ve aşamalar yapmıştır. Realist ve psikolojik karakter taşıyan bu romanlar; fert, çevre ve toplum tahlilleri bakımından gerçek birer sanat ürünüdürler. En büyük kusurları tasvirlerin zaman zaman pek uzun oluşu, şiire kaçması, dil ve anlatımın ağır ve eskiye dönük bulunuşudur.
Halit Ziya’nın romanları üç gelişme grubunda ele alınabilir: İlk romanları; fazla başarılı olmayan gençlik mahsulleridir. Yazar Ferdi ve Şürekâsı ile bu dönemi geride bırakmış, ustalık çağma uzanmıştır. Üçüncü ve ustalık çağının eserleri ise olgunluk yıllarında kaleme aldığı dört romandır. Bunlardan «Mavi ve Siyah»ta genel olarak ferdin iç ve dış dünyasını incelemiştir. «Aşk-ı Memnuda bir aile çevresine ışık tutulur. «Kırık Hayatlar», aile çevresini de aşan, topluma nüfuz etmeye çalışan bir amaç taşır. Son ve hâlâ gazete sahif eler inde kalmış, kitap halinde yayınlanmış en büyük romanı Nesl-i Ahîr de daha geniş bir çevre, bütün bir toplum yapısı işlenmiştir.
Böylelikle: Halit Ziya’nın, fertten topluma doğru, yelpaze gibi yayılan bir genel tahlili planladığı ortaya çıkmaktadır.
Bu büyük yazara yapılan eleştirilerin başta geleni, eserlerinde hep İstanbul’u ve İstanbul’un da alafranga tabakasını ele aldığı, şehrin asır yerli halkıyla mesela Hüseyin Rahmi gibi ilgilenmediğidir.
Yazar bu suçlamaya, bir yazısında şöyle cevap vermiştir: Her romancı toplumun, toplum hayatının bir kesitini alır ve işler. Bir sanatkarın toplumdaki bütün kesitleri veya toplumun bütününü işlemek mecburiyeti yoktur. O onu ele alır, bu bunu ele alır; böylelikle millet edebiyatında bir bütün oluşur. Benim romanlarındaki çevreler ve kahramanlar da o zamanla İstanbul’un canlı ve yaşamış gerçekleridir. O halde benim tutumumu suçlamak haksızlık olur.»
Öte yandan, romanlarında hakikaten belli sınıfları işleyen Halit Ziya’nın hikayelerindeki kahramanların ve konuların önemli bir kısmı yerli ortamı ve Anadolu insanlarıyla oraların olaylarını da kapsar. Ayrıca hikayelerindeki dil ve anlatım, romanlarındakilerden daha tabii, daha rahat ve daha sadedir. Bana birkaç isim verin, size hemen bir hikaye sunayım» diyen Halit Ziya, Sami Paşazade Sezai Bey’le birlikte Türk edebiyatında hikaye türünün kurucuları ve öncüleri arasında yer alır.
Türk edebiyatında anı türünde geniş ölçüde ve pek düzenli bir biçimde eser veren edebiyatçıların başında da yine Halit Ziya gelir. Onun dokuz cilt tutan anıları Türk kültür, edebiyat, sanat ve siyaset tarihi alanlarında kaynak teşkil edecek değerde kalem ürünleridir. Bunlardan sadece son cildi ailenin özel hayatını ve dertlerini anlatmaktadır… Yazar, tiyatro denemeleri de yapmışsa da bu dalda başarıya ulaşamamıştır. İlmi çalışmalarının, gezi notlarının sohbet ve makalelerinin önemli bir kısmı da henüz gazete ve dergi sahifelerinde yatmaktadır.
 

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı