HalkbilimiHalk Müziği

Halk Müziği Araştırmalarının Tarihçesi

Halk müziği araştırmalarının tarihçesi. Halk müziği araştırmaları ülkemizde ne zaman başlamıştır? Bu alanda kimler hangi çalışmaları yapmıştır? 

Halk Danslarında olduğu gibi Halk Müziği çalışmalarında da kuramsal bilgiler, araştırma yöntemleri, çeşitli yöntem ve araçlarla melodi derlemeleri ve halk müziği konserleri olmak üzere çok değişik konularla karşılaşılmaktadır.

Derleme sırasında türkülerin sözleri de karşımıza çıkmakta hatta bir başka alan olarak halk müziğinden yararlanmak suretiyle yeni müzik parçaları (aranjmanlar) meydana getirme konusu da akla gelmektedir.

1915-1975 yılları arasındaki halk müziği çalışmalarında da zaman zaman değişik konulara ağırlık verildiği görülmektedir. Örneğin 19261929 yıllarında derleme , gezileri ön plana geçtiği halde 1932-1937 yılları arasında daha çok halk müziği konserlerine yer verilmiş, zaman zaman yöntemler üzerinde durulmuştur.

Bunun için bu Halk Müziği Bölümü’nde de konu çeşitlerine göre değil, kronolojik sıraya göre meydana gelmiş ya da getirilmiş folklor çalışmalarına öncelik verildiğini belirtmek istiyoruz.

1915 YILINDAN GÜNÜMÜZE KADAR YAPILAN HALK MÜZİĞİ ÇALIŞMALARI

Yurdumuzda Müzikle ilgili ilk yazı Musa Süreyya tarafından yazıldı ve 5 Mart 1915 tarihinde Yeni Mecmua adlı derginin özel sayısında yayımlandı. 1916 yılında halk türkülerimizin derlenmesini konu edinen iki yazının daha yayımlandığını görüyoruz. Bu yazılardan Ahmet Cevdet (Oran) tarafından yazılanı İkdam gazetesinde, Necip Asım (Yazıksız) tarafından yazılanı da Türk Yurdu dergisinde yer aldı. Bundan sonraki yıllarda bu konudaki yazılara gazete ve dergilerde daha sık rastlanmaya başlandı.

1920 yılında halk müziği çalışmaları alanında önemli sayılacak nitelikte bir olay oldu. Millî Eğitim Bakanlığında bir Hars (kültür) Dairesi kuruldu. Bu daire tarafından halk müziğinin söz ve ezgi derlemeleri işi ele alındı. 1922 yılında anketler yayımlandı.

Halk müziğini saptama alanında ilk önemli girişim, Hars (kültür)’ Müdürlüğü tarafından 1925 yılında Seyfettin ve Sezai kardeşlerin Batı Anadolu’ya müzik derlemeleri için gönderilmeleri suretiyle yapıldı. Bu geziden sonra düzenlenen raporlar Millî Eğitim Bakanlığınca bastırıldı.

Halk müziği derlemeleri konusu ilk kez ciddî bir biçimde İstanbul Belediyesi Konservatuvarınca ele alındı .Konservatuvar Müdürlüğünce ilki 1926 yılı yaz aylarında olmak üzere dört derleme gezisi düzenlendi. Bu gezilerden günün olanak ve koşullarına göre önemli sonuçlar alındı. Bu dört geziye katılan araştırmacılar şunlardır: Yusuf Ziya (Demircioğlu), Rauf Yekta, Dürrü Turan, Ekrem Besim, Muhittin Sadık (Sadak), Ferruh Arsunar, Mahmut Ragıp (Gazimihal), Remzi ve Etnograf olarak Abdülkadir İnan.

1929 yazı sonunda biten bu gezilerden (850) halk melodisi derlendi ve bu melodiler Halk Türküleri adı altında (15) defter halinde bastırıldı. Bir kısmı da plaklara alınıp satışa çıkarıldı.
Derlemeler dışında Konservatuvar çalışmaları arasında iki adet te kitap yayımlandı:

  • 1) Kösemihalzade (Gazimihal) Mahmut Ragıp’ın «Anadolu Türküleri ve Musiki İstikbalimiz», gene
  • 2) Kösemihalzade (Gazimihal) Mahmut Ragıp’ın «Şarkî Anadolu Türkü ve Oyunları» adlı yapıtları.

Halk Bilgisi Derneği kuruluş yılında Mahmut Ragıp Gazimihal tarafından müzikle ilgili bir de izahname hazırlandı.

1929 ile 1932 yılları arasında halk müziği çalışmaları ile ilgili belli başlı olaylar göremiyoruz. Fakat Halkevlerinin açılış yılı olan 1932 den başlamak üzere, kuramsal çalışmalar yanında başka bir halk müziği hareketine tanık oluyoruz: Bölgelerde yaşayan halk müziğinin bölgesel halk çalgılarıyla seslendirilmedi ve dolaylı olarak halk müzik toplulukları meydana getirilmesi. Doğal olarak vokal müzik toplulukları (korolar) da bir yandan türkülerimizi seslendirmeğe başladı. Bu hareket aynı zamanda halk müziği hazinemizin ne kadar zengin olduğunu ve halkımızın kendi öz müziğini ne kadar çok sevdiğini ortaya koydu.

Bu devrede Ankara Radyosu da (TRT henüz kurulmamıştı) programlarında büyük ölçüde halk müziğine yer verdi. Muzaffer Sarısözen yönetimindeki Yurttan Sesler korosu radyonun en çok sevilen, dinlenen ve istenen programlarından biri halini aldı. Sonra bu program Nida Tüfekçi ve Osman Özdenkçi’nin değerli çalışmalarıyla günümüze dek ulaştı.

Ünlü Macar Müzisyeni Bela Bartok 1936 yılında Ankara Halkevinde Türk ve Macar halk müzikleri üzerine üç konferans verdi. Aynı yıl içinde Bela Bartokla birlikte Güney Anadolu’da bir müzik derleme gezisi düzenlendi.(Ahmet Adnan Saygun, Necil Kâzım Akses, Ulvi Cemal Erkin’in katıldığı bu geziden (90) kadar halk melodisi, notayla ya da plağa almak suretiyle derlendi.

1937 yılında Ahmet Adnan Saygun Rize, Artvin ve Kars Havalisi Türkü, Saz ve Oyunları Hakkında Bazı Malumat adlı kitabını yayımladı.

1940 yılında halk müziği ile ilgili olarak küçük fakat ilginç bir kitap yayımlandı. Vahit Lütfü Salcı, araştırmaları sonucunda meydana getirdiği bu yapıtında «Cem» ve «Muhabbet» lerdeki halk müziğinde çok sesliliğin (armoni) varlığından söz etmekteydi. Kitabın adı: Gizli Türk Halk Musikisi ve Türk Musikisinde (armoni) Meseleleri.

Türkiye’de halk müziği derlemeleri ile ilgili en verimli çalışmalar kuşku yok ki 1937-1951 yılları arasında yapıldı. Millî Eğitim Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı Ankara Devlet Konservatuvarı aracılığı ile düzenlenen bu gezilerde, yurdumuzun her köşesinde birer halk kültürü yuvası olma niteliği kazanan Halkevlerinin de yardımıyla, (8960) adet melodi ya da halk türküsü saptandı.

1955 yılından 1965 yılına kadar olan devrede özellikle müzik derlemeleri konusunda bir durgunluk görülmektedir. Ancak bu on yılda halk dansı derlemeleri dolayısıyla Türk Halk Oyunlarını Yaşatma ve Yayma Tesisinde toplanmış olan (1000) kadar oyun havasıyla, Muzaffer Sarısözen’in 1962 yılında yayımladığı «Türk Musiki Usulleri» adlı yapıtından söz açabiliriz, ikinci kez açılan Halkevleri çalışmaları arasında da Ferruh Arsunar’ın «Türk Anadolu Halk Türküleri 1965» adlı bir kitabı yayımlandı.

TRT Kurumunun 1967 yılında düzenlediği Derleme Gezileri bu konuda yapılan son çalışmaların en önemlilerinden biri olarak görünmektedir. (1738) adet melodi ya da halk türküsünün derlendiği bu gezilere; Muammer Sun, Gültekin Oransay, İlhan Baran, Kemal İlerici, Cengiz Tunç, Ferit Tüzün, Cenan Akın, Veysel Arseven, Ahmet Yürür, Sarper Öz-san, Halil Oğuztürk ve Erdoğan Okyay katıldılar.

1969- yılında Veysel Arseven tarafından hazırlanan «Açıklamalı Türk Halk Müziği Kitap ve Makaleler Bibliyografyası» aynı yıl içinde Millî Folklor Enstitüsü Müdürlüğünce bastırıldı. 25 yıldan beri çıkmakta olan Musiki Mecmuası’nın yayımı da Etem Ruhi Üngör tarafından sürdürülmektedir.

Sonuç olarak diyebiliriz ki başlangıçtan günümüze kadar olan devrede yapılmış olan çalışmalar sonunda (15000) on beş bin kadar halk melodisi derlenmiştir.

Tümü halk türküsü olmamakla birlikte, ilgili plâk firmalarınca Etnografya Müzesine gönderilen, sonradan da Millî Folklor Enstitüsüne devredilen (2508) adet plâktaki melodiler de bu sayının içindedir

Kaynak: Şerif Baykurt, Türkiye’de Folklor (2003)

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir