Kültür

Halk Şiiri Hakkında Bilgi

Halk şiirini tanımlayabilmek.
Halk şiiri, İslâmiyet öncesi ve sonrası olmak üzere iki kısma ayrılır. İslâmiyet öncesindeki şiirler, daha çok dini ve sosyal içerikli bazı törenlerde icra edilmiş şiirlerdir. Bu dönemle ilgili ilk şiirler, Uygur ve Karahanlı dönemlerindeki yazılı kaynaklarda yer almaktadır. İslâmiyet’ten sonraki halk şiiri ise “Anonim Halk Şiiri”, “Dinî-Tasavvu-fî Halk Şiiri” ve “Âşık Şiiri” olmak üzere üç kısma ayrılır. Kısacası halk şiiri kapsamına, halk kültüründe yetişmiş ozanların ve âşıkların söyledikleri şiirler ve söyleyeni belli olmayan (anonim) şiirler girmektedir.
Halk şiirinin kökenini açıklayabilmek.
Halk şiirinin ortaya çıkışında dini törenlerin önemli bir yeri vardır. Tanrı’ya kurban kesmek, ölen birisinin ruhunu diğer dünyaya göndermek veya hasta olan birisini sağaltmak gibi amaçlarla “kam”, “baksı”, “ozan” ve “oyun” gibi adlar taşıyan tiplerin düzenledikleri törenlerde şiir ve müzik bir arada yer almıştır. Kutsal güçleri etkilemek için bu törenlerde söylenen ahenkli sözler, halk şiirinin ilk örnekleridir. Kamların ve ozanların şiir söylediği bu törenlerin belli başlıları, “şey-lan/şölen”, “sıgır” ve “yuğ”dur. “Şeylan/şölen”, Oğuz Türklerinin kurban törenlerine verilen addır. Dini bir içeriği olmakla birlikte, Oğuz boyları arasındaki iletişim ve düzeni sağlamasıyla sosyal bir içerik de kazanmış olan bu törenlerde ozanlar kopuzla halk şiirinin ilk örneklerini vermişlerdir. Yılın belli zamanlarında düzenlenen avlar için kullanılan “sıgır” törenlerinde de şiire özel bir yer ayrılmıştır. Eski Türklerde ölenlerin ardından düzenlenen “yuğ” törenleri, genellikle ölüm konulu halk şiiri örneklerinin oluşumuna zemin hazırlamıştır.
Halk şiirinin ilk şairlerini listeleyebilmek ve şiirleri değerlendirebilmek.
Türk halk şiiriyle ilgili ilk terimler, Budist ve Ma-nihesit Uygurların şiir metinlerinde ve Dîvânü Lûgati’t-Türk adlı eserde yer alır. Uygur ve Kara-hanlı dönemine ait şiir kaynaklarında karşımıza çıkan ilk terim, “koşug”dur. Kelime, şiir anlamının yanı sıra, nazım şekli anlamında da kullanılmıştır. “Kojan”, “takşut” ve “takmak” terimleri de şiir yerine kullanılmış kelimelerdir. “Ir/yır” ise dönemin kaynaklarında “yır koş-” (koşma, türkü düzmek), “yır koşul-” (manzume yapılmak, şiir düzülmek), “yır” (gazel, ır), “yır yırla-” (ır, şarkı söylemek), “yırla-” (ır ırlamak), “yıragu” (çalgıcı, şarkıcı, çağırıcı) gibi şekillerde yer almış ve şiir anlamını taşımıştır. “Küğ”, şiirin ölçüsü ve ezgisi; “şlok”, şiir ve manzume; “padak”, mısra; “kavi”, şiirle nesir arası bir üslup; “baş/başik” ise ilahi için kullanılmış şiir terimleridir. Halk şiirinin ilk şairleri din adamlığının yanı sıra büyücülük, hekimlik, müzisyenlik ve şairlik yetenekleri bulunan kamlar ve ozanlardır. Ancak bunların isimleri ve şiirleriyle ilgili bilgiler sözlü gelenekte kaldığından günümüze ulaşmamıştır. Bu yüzden halk şiirinin adı belli ilk şairleri Uygur ve Karahanlı dönemlerine aittir. “Aprınçur Tigin”, “Kül Tarkan”, “Ki-ki”, “Pratyaya-Şiri”, “Asıg Tutung”, “Çısuya Tutung”, “Kalım Keyşi”, “Çuçu”, adları bilinen ilk şairlerden bazılarıdır.
 İlk halk şiiri örnekleri Uygur dönemine aittir. Budizm’i ve Maniheizm’i kabul eden Uygurlar, bu dinle ilgili çok sayıda şiiri çeviri yoluyla Uygur kültürüne kazandırmışlardır. Maniheist Uygurlardan kalma şiirler, Soğdcadan ve bazı İran dillerinden tercüme edilmiş dini metinler, tövbe duaları, hikâyeler ve aşk şiirlerinden ibarettir. Maniheist Uygurlardan kalma sekiz adet şiir vardır. Bunların üçü ilahi, ikisi övgü, biri ölüm ve cehennem tasviri, diğeri de aşk şiiridir. Budist Uygurlardan kalan şiirlerin tamamı dini içeriklidir. Şiirlerin bazıları tercüme olmakla birlikte Budist Uygurların şiirleri büyük oranda telif, yani Uygur halk şairlerine aittir. Budist Uygur şiirinde “Otuz beş Budaya saygı”, “Hikmet erdemi”, “Maitreya övgüsü” gibi şiirler, tövbe duaları, hatime duaları, ölüm ve dünyanın faniliğiyle ilgili bazı manzumeler, anne babaya saygı ve sevgi ifade eden şiir parçaları yer almaktadır.
Halk şiirinin temel özelliklerini analiz edebilmek.
Türk halk şiirinin kendine has bazı özellikleri vardır. Bu özellikler halk şiirini, diğer edebiyat geleneklerinden ayırır. Halk şiirinin nazım birimi dörtlüktür. Bunun mısra veya beyit olduğunu söyleyenler olmuşsa da geçmişten günümüze halk şiiri örneklerinin büyük oranda dörtlük esasına göre söylenmiş olması ve şiirlerin mısra kümelenmesi açısından dörtlük esasına dayalı olması, halk şiirinde dörtlük nazım biriminin kullanıldığını göstermektedir.
Türk dilinin doğal yapısından ortaya çıkmış olan hece ölçüsü, halk şiirinde en fazla kullanılan ölçüdür. İki hece ile yirmi hece arasında değişen kalıpları olan bu ölçünün yedili, sekizli ve on birli kalıpları sıklıkla kullanılmıştır. Hece ölçüsü, mısralardaki hecelerin sayısal açıdan denkliği anlamına gelmektedir. Aruz veznindeki “takti'”ler gibi hece ölçüsünde de duraklar vardır. Geleneksel kurallara göre belirlenen duraklar, şiirdeki ahengi arttırdığı gibi tekdüzeliği de ortadan kaldırırlar.
Halk şiirinde kafiye (uyak) yerine “ayak” tabiri kullanılır. Ayak, halk şiirinde asıl kafiyenin de adıdır. Şiirin şeklini ve muhtevasını tayin eden dörtlüklerin son mısralarında bulunan ayaklar, özellikle âşıklar arasında son derece önemlidir. Âşıklar arasındaki şiir karşılaşmalarında ve atışmalarda “ayak açmak”, “ayak uydurmak”, “dar ayak” ve “kapanık ayak” gibi çok sayıda terim ortaya çıkmıştır. Halk şiirinin sese dayalı bir kafiye anlayışı vardır. Halk şiirinde, yazılı edebiyatlarda olduğu üzere, kelimelerin yapısal özelliklerine göre değil, fonetik değerlerine göre kafiye yapılır. Yapılan kafiyelerin büyük çoğunluğu tek ses benzerliğine dayalı, yani yarım kafiyedir. Bunun yanı sıra tam kafiye, zengin kafiye, cinas kafiye gibi diğer kafiye çeşitlerine de rastlanabilir. Kafiyeler kadar halk şiirinde ahengin sağlanmasında rediflerin de etkisi vardır. Pek çok halk şairi, sadece rediflerle mısra sonlarındaki ahengi yakalamıştır.
Halk şiirinin geniş bir konu dağarcığı vardır. Başta kahramanlık, aşk, gurbet, ayrılık, ölüm, din, tasavvuf ve toplumsal olaylar olmak üzere halk şairlerinin şiir konusu olarak seçtikleri hemen her konu halk şiirinde kullanılmıştır. Halk şiirin-deki konular, hayatın içinden ve aynı zamanda toplumun genelini ilgilendiren durum, olay ve olgularla ilgilidir.

Kaynak: Anadolu Ünv Yaynları, Türk Halk Şiiri

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı