Biyografi

Hamdullah Suphi Tanrıöver Edebi Kişiliği Kısaca

Hamdullah Suphi Tanrıöver Edebi Kişiliği Kısa (Kısaca Özet) Hamdullah Suphi Tanrıöver Edebi kişiliği, üslup özellikleri ve eserlerinin konusu hakkında kısa özet
Hamdullah Suphi Tanrıöver, Fecriâti edebiyat topluluğunda ve şiirle yazı hayatına girdi. Türk Ocakları’nın kurulup memleket kültürü konusundaki büyük ve verimli çalışmalarından önemli hizmetleri görüldü. Şiirden koparak nesre yöneldi ve özellikle çok güçlü bir hatip olarak tanındı. Bu arada ilim ve kültürle ilgili çeşitli yazılar da kaleme aldı. Kurtuluş Savaşı yıllarında ve cumhuriyetten sonraki ilk dönemlerde Meclis içinde ve Meclis dışındaki hitabeleri, millet ve memleket için büyük yararlıklar sağlamış aydınlarımızdandır. (Hamdullah Suphi’nin yayınlanmış iki kitabı şunlardır: Dağ Yolu: (nutuklar, konferanslar) Güne Bakan: (Makaleler, sohbetler, denemeler).
YAZILARINDAN ÖRNEKLER :
«… Onu ilk defa Meclis’in önünde ve kürsüde görüyorum. Eski Anadolu, onun davetine her şekilde, her kıyafette birtakım adamlar göndermişti. Bektaşi Şeyhleri, Konya çelebileri, medrese uleması, Ayaklarında Hitit çarıkları, Ninova duvarlarından inmiş, Asuri şeklinde şarklı ağalar; iç Anadolu’nun dört bin senelik kerpiç evi, koynunda ne varsa orada teşhir ediyordu.
Mektebin yetiştirdiği kimseler; dağın, kırın, anane ve masalın yetiştirdiği kimselerle beraber içtima halindeyiz. Kürsüye çıktı ve davasını teşrih etti. Bugünkü Türkiye, iyi söylenmiş bir söz üzerine kuruludur.
Fırtına kuşu, elinde kendinden başka bir kuvvet olmaksızın karşımıza çıktığı vakit ona kim inanırdı, eğer sesinde dünyanın bugüne kadar işittiği en büyük iman olmasaydı. Kelimeler ağzından çıktıkça, arkada bir şey kurulduğunu anlıyorduk. Konuşuyor ve bir şey bina ediyordu. Her kelime, kayaların içine oyulmuş çukurlara temel taşları gibi iniyordu.
Aramızda idi. Sesi derinden, uzaktan geliyordu. Karık sesinde eski bir milletin en iç, en hain kuvvetleri kaynama halindeydi. Dinlemiyorduk; görüyorduk. Konuşmuyordu; yapıyordu. Mücadele kuşu, kayanın üstüne engin kanatlarını açmış, iki gök parçası gibi bakan gözlerini süzmüş, haykırıyor. Bu sesin ruha derhal çarpan, ötelerden gelen bir perdesi vardı.
Söz adamı, fiil adamının yollarını açtı. Memleketi kurtarmadan evvel, kalpleri yeisten kurtarmak lâzımdı. Fırtına kuşu en evvel kalpleri büyüledi…»
«Günebakan»dan

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı