HalkbilimiGelenekler

Harput Evlilik Adetleri Hakkında Bilgi

İshak Sunguroğlunun Harput Yolları Adlı Eserinde Düğün ve Evlilik İle İlgili Anlatılanlar

Elazığ ( Harput ) Evlilik Adetleri, Çeşitli Uygulamalar, Kız Alma Adetleri, Evlenecek Kız Seçiminde Dikkat Edilenler

Harput’un eski devirlerinde aileye ve aile topluluğuna çok büyük kıymet ve önem verilirdi. Aile fertleri, yakın ve uzak akraba toplulukları daima şefkat, muhabbet, samimiyet duygulariyle birbirlerine sımsıkı bağlanmış ve hatta kenetlenmiş bir halde yaşarlardı. 

Mukaddes Yuva… Mukaddes Ocak… kavramı içinde çok kuvvetli ve sağlam bir temele dayanmaktadır. Buraya ana bir kapıdan girdikten sonra Harem ve Selamlık diye ayrılan iki kapı ile başlardı. Şehirlerde böyle olduğu gibi civar Kasaba ve Köylerde de ayni usul hâkimdi. Bu Ocak da büyüklere aşırı hürmet, küçüklere sevgi ve şefkat, düşkünlere yardım ve merhamet gibi ilâhî bir Buyruğun daimi tesiri görülmekte, nesilden nesile aktarılan bu usul ve geleneğin havası, yuvada her ân hissedilmektedir. Aileler, bu Yasa üzerine kurulmuş, düzenlenmiş ve bu buyruk bütün halkın hislerine ve vicdanlarına yerleşmişti.

Evlenmelerde kızlar, daima dışarı verilir, erkekler ise perçinlenmiş, kenetlenmiş gibi yuvadan çıkmaz ve ayrılmazlardı. Erkek nadiren dışarıya verilirdi ki, buna da içgüveysi denilirdi. Baba, oğullarının hepsini evlendirince bir o kadar da hariçten o eve nüfus girmiş olurdu. Bu arada çocukları da hesaba alınca aile fertleri çoğalır, çoğaldıkça da evin taksimatı değişir ve genişlerdi. Bu oğullar da sırasıyla çocuk yapar ve evlendiriyorlardi. Aile bu suretle büyüdükçe büyür, genişledikçe genişlerdi. Bu çoğalmada ayrılık yoktur…

Kuvvet muvazenesi, ibreyi daima elinde sabit tuttuğu için çarhın bozulmasına imkân bırakılmazdı. Büyük babanın tensibi ve bir işaretiyle oğullar, torunlar mesleklerini almışlardır… Çoğu okutturulmuş …kimisi sivil, kimisi subay olarak yetiştirilmiş… büyük kardeşler de aileyi idarede, büyüğün emri altında staj görür ve yetiştirilirdi. Hepsi birden çalışır… Kazançlar, yuva içindir ve müşterektir… Yıllık gelirin tümü, büyük babanın elinde ve emrindedir… Bu dal budak salmış ailelerin bütün işlerinde koruyucu ve düzenleyici rolü, daima büyükbaba idare eder… O, ne derse o olur. . Her şeyde onun-tecrübesine, onun görüşüne, onun ma’kul ve mantıkî fikirlerine müracaat edilir, tatbik sahasına konulurdu.

Ailede ancak bir kazan kaynar… Bu manevî bağlarla madaî ve iktisadî olaylar birbirini tamamlar… Bu suretle refah ve huzur kendiliğinden yaratılmış olurdu. Torununun torununu gören bir çok büyük babalara sık sık tesadüf edilirdi ki, bunlara Torun-Taht denilirdi. Aynı zamanda Harput aileleri arasında yüzyıllar boyunca düzenlenmiş bir iktisadî rejim vardı ki, bu aile bütçesinin yıldan yıla artmasına hizmet eder, aileye huzur ve refahı getirirdi.

Evlenmeler de işte bu havanın tesiri altında yapılır ve tarafların aileleri, bu iş üzerinde çok hassas ve çok dikkatli davranırlardı. Başda ailelerin içtimaî durumları ile ilgili zenginlik ve fakirlik dereceleri göz önünde tutularak gerek kızın ve gerekse oğlanın birbirlerine denk olmaları üzerinde önemle durulur ve ona göre bir eş seçilirdi.
Evlenme çağına gelmiş olan gençler, birbirlerini göremez, görüşemez ve konuşmazlardı.

Harput gençlerinin ve genç kızlarının nişanlanma ve evlenmeleri, ne iç Anadolu, ne de Ege Bölgelerinde olduğu gibi gençlerin pınar başlarında veya kapı önlerinde uzun zaman görüşüp, konuşup ve hattâ sevişip de nikâhlanmalarına… Ne balıkesir ve dolaylarında adet olduğu üzere (HIDIRELLEZ) de Genç kızların, mücevherlerini (KÜPE İNDİRME) ve (ÇIKARMA) suretiyle teşhir edilip gençleri, avlamalarına… Ne de baba ana’lar tarafından çok tuzlu pişirilmiş hamurların, gelinlik çağındaki kızlara yedirilip, o gece rüyada görecekleri delikanlı ile ertesi günü söz birliği yapmalarına… Ne de Çankırı da olduğu gibi kızlar süslenip, bezenip, takıp takıştırmış oldukları halde Kurban Bayramının arefesinde (MURAT BABA) gibi erenler türbelerini dolaşarak ve (LEB-BEYK) diyerek nişanlı aramalarına hiç de benzemediği gibi, bu günün çaylarında, isim günlerinde verilen kokteyl partilerinde veya sokaklarda, otobüs duraklarında yapılan pazarlıklarla… Ana, baba ve ailenin haberleri olmaksızın, onlardan gizli nişanlanma ve nikâhlanmalara hiç de benzemezdi. Ancak ana, babanın veyahut amca, dayı gibi en yakın ak-reba ve dostların buldukları ve münasip gördükleri aile kızlariyle evlenmeler yapılır.

Bundan başka Harput’da:
Anası öveni koy da kaç,
El övdüğün al da kaç.

Ata sözüne dayanılarak kızı medh-ü sena edenlerin sayısı ne kadar çoğalırsa o nisbette de alıcısı artardı. Bu önemli iş, ancak aileler ve aile büyükleri arasında görüşülür, konuşulur, karar verilirdi.
Sonra Anadolu’nun birçok köy ve kasabalarında aşırı bir halde devam edegelmekte olan kız kaçırma suretiyle evlenmelere de nadiren tesadüf edilirdi.

Kaynak: İshak Sunguroğlu- Harput Yollarında

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir