Hicret Nedir Kısaca, Hicret Ne Zaman Oldu Tarihi

Hicret: 1. Göç. 2. Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göç etmesi olayı. (Bu olay, hicri takvimin başlangıcı sayılır.) 3. Hicret etmek, göç etmek.

Hicret islam terminolojisinde Hicret-i nebeviye diye de anılır Medine’ nin Peygamber’i destekleyen yerli halkına ensar, Mekke’den gelen mûslümanlara muhacirin denir.

Hz. Muhammed, Mekke’de kendisine karşı çıkıldığını ve müslümanlığı yayma olanağının güçleştiğini görünce, Mekke’ den ayrılıp, daha önce halkı ile anlaştığı, Medine’ye göç etmeye karar verdi. Sahabenin Medine’ye kendisinden önce gitmelerini istedi. Sahabe, kafileler halinde bu buyruğu yerine getirdi.

Hz. Peygamber de Mekke’den ayrılmaya karar verince kendisindeki emanetleri sahiplerine vermesi için Ali’ye bıraktı ve Ebubekir ile birlikte Medine’ye doğru yola çıktı. Bu arada kureyşli düşmanları Hz. Muhammed’i öldürmek için evine baskın yaptıklarında karşılarında Ali’yi buldular ve Peygamber’i yakalamak için ardına düştüler. Hz. Peygamber, izlenildiğini anlayınca Ebubekir ile birlikte yolları üzerindeki bir mağaraya sığındı. İnanca göre, o sırada bir örümcek mağaranın girişine ağını ördü. Hz. Peygamber’i izleyenler bu durumu görünce mağarada insan olamayacağını sanarak Hz. Muhammed’in ardını bıraktılar.

Öte yandan Medine’deki müslümanlar her gün sabahları yollara çıkıp Hz. Muhammed ile Ebubekir’i öğle sıcağına kadar Harra’da bekliyorlardı. Sonunda Hz. Muhammed devesi ile Medine yolu’ nun sağ tarafında yer alan Küba’ya ilerledi ve kendisini konuk etmek isteyenlerin önerilerini kabul etmeyerek devesinin yularını serbest bırakıp deve kendisini nereye götürürse orada kalacağını söyledi. Deve, Sad bin Hayseme’nin evinin önünde durunca Peygamber orada konakladı. Aynı yerde ilk mescidi yaptırdı ve cuma namazını kıldırdı. Medine’de ise, Ebu Eyyüb El-Ensari’nin evinde konuk oldu.

Aynı zamanda islam takviminin başlangıcı sayılan hicretin kesin tarihi belli olmamakla birlikte, gerçeğe en yakın sayılanı 16 temmuz 622’dir. Bu tarihin islam takviminin başlangıcı olarak kabul edilişi halife Ömer dönemine (634-644) rastlar. Buna neden de, bu dönemde gerek beytûl-mal gerek öteki devlet yönetimiyle ilgili evraka tarih konulması gereksiniminin duyulmuş olmasıdır. İslam takviminin adı hicri takvim diye değişmiştir.