HalkbilimiEfsaneler

İbibik Kuşu Efsanesi (İbibik Kuşu Hikayesi)

İbibik Kuşu Efsanedir Nedir? Neyi Anlatır? İbibik Kuşunun Hikayesi

Anadolu’muzda hayvanlarla ilgili pek çok efsane anlatılır. Bunlar arasında tavşanın, İnsanlardan çok kötü muamele gören eşeğin bir dua sonucu girdiği yeni şekli; kedinin, insanoğlu elinde zebun olan arslanın küçüle küçüle girdiği son şekli olduğu sık sık anlatılan hikâyelerdendir. İbibik kuşu ile ilgili olarak anlatılan hikâyelerin sayısı da az değildir. Ayrı bölgelerden derlenen İkisini aşağıya alıyoruz.

İbibik kuş olmadan önce çok güzel bir kız imiş. Güzelliği ile pek çoklarının aklını başlarından alırmış. Günün birinde hayırlı bir kısmeti çıkar ve evlenir. Her güzelin bir kusuru olur, derler ya, bunun da kusuru bir değil iki imiş. Hem tembelmiş, hem de kokarın biri imiş. Yeni gelinin bu tembelliği kaynanası ile görümceleri ile aralarının açılmasına sebep olur.

Gelinin bu tembelliğine, korkaklığına dayanamayan kaynana bir gün namazdan sonra Allah’a yalvarmaya başlar:
«Yâ Rabbim, ben kulunu bu tembel, kokar gelinin elinden kurtar. Ben senin o kadar kötü bir kulun mu idim de bana böyle bir gelini yazdın.»

Kadının duası Allah indinde kabul olunur ve gelini bir ibibik kuşu olarak uçup gider. Kuş döner, dolaşır; kaynanasının bahçesine gelip ağaçlardan birine konar. Gelinin yine geldiğini gören kaynana, bu sefer de beddua etmeye etmeye başlar:

«Benim evimi kokuttun, senin evine de kokudan girilmesin: Hiç bir yerde yuva tutamayasın. Yavruların pisliğini yemeden ötemesin. Cümle âlem senden kaçsın.»

Kaynananın bedduası kabul olur. Onun için bu kuşun yuvası çok fena kokar. 0 kadar pistir kî yanına yaklaşmanın imkânı yoktur.
İbibik kuşu ile ilgili bir de şu hikâye anlatılır.

Gelin bu duruma çok üzülür, içi içini yemeye baslar:
«Kayınbabam beni başı açık gördü; aman yâ Rabbim, ben bundan sonra yüzüne nasıl bakarım.»
Gelinin bu samimî utanması karşısında Allah onu ibibik kuşu haline getirir. Kuşun başındaki kepezi de saçını tararken başında kalan tarağı imiş.

Vaktiyle ibibik kuşu yeni bir gelinmiş. Güzelliğini görmek, daha da güzelleşmek için sık sık aynanın karşısına geçer, kendisini seyredermiş. Yine bir gün aynanın karşısına geçmiş, saçlarını tarıyormuş. O, bu işi dalgın dalgın yaparken kapı açılır ve içeriye kayınpederi girer. Bir an geleni fark edemeyen gelin saçlarını taramaya devam eder. Tabiî bu arada kayınpederi de gelini başı açık olarak görür.

Kaynak: Saim Sakaoğlu / 101 Anadolu Efsanesi

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir