Güncel

İpekböcekçiliğinin Tarihi

Türkler’de ipek. İpeğin elde edilmesi ve dokumacılıkta kullanılmasının Uzakdoğu’ da, büyük olasılıkla Çin’de başladığı ve buradan Batı’ya yayıldığı konusunda yaygın bir görüş vardır ipeğin doğu ülkelerinden Batı’ya yayılmasında, İpek yolu adıyla tanınan ticaret yolunu denetimlerinde tutan ve Çin’le komşu olan Türkler’in önemli rol oynadığı, birçok araştırmacı tarafından benimsenen bir görüştür ipeğin Batı’ya yayılmasında İran’ın da önemli katkıları olduğu bilinmektedir.

İpeğin güç elde edilmesi ve bu yüzden az miktarda kumaş üretilebilmesi nedeniyle ipekli kumaşların ilk örnekleri hükümdarlar ve saraylılar tarafından kullanıldı. Dokumacıların hükümdarlara hünerlerini göstermek üzere uyguladıkları yeni teknikler, dokumanın değerini artırmak üzere kullandıkları altın ve gümüş teller, ipekli kumaşların değerini artırmak yanında dokumacılık sanatının gelişmesine de katkıda bulundu.

Orta Asya’nın D. Türkistan bölgesindeki kurganlarda yapılan kazılardan ele geçen ve İ.Ö. VII. – I. yy.’lara tarihlendirilen ipekli kumaş parçaları düz renklidir ve bunların Çin’den getirildiği sanılmaktadır. Noyun-ula kurganında ele geçen ipeklilerin bir bölümü Çin, bir bölümü İran kökenlidir. Katanda kurganından çıkarılan kumaşlar ise sasani motifleri ile ya da Bizans tekniğiyle dokunmuş kemha türü kumaşlardır.

Türkler’de ipekli dokumacılığın büyük olasılıkla Göktürkler ve Uygurlar döneminde başlamış olabileceği öne sürülür. Selçuklular Anadolu’ya geldiklerinde, kendilerinden önce Roma ve İran etkisiyle bütünleşmiş yerli bir ipekli dokumacılığıyla karşılaştılar. Selçuklular ‘ın bir yandan Bizans, bir yandan İran, Semerkand ve Buhara ile olan ilişkileri, bu ülke sanatlarının Orta Asya Türk sanatıyla birleşerek yeni bir karakter kazanmasını sağladı. Bu döneme ait en eski örnek XIII. yy.’a tarihlendirilen ve Alaettin Keykubat için Sivas’ ta dokutturulduğu sanılan bir kumaş parçasıdır Lyon Müzesi’nde bulunan bu dokuma, ipek zemin üzerine altın teller kullanılarak yapılmıştır. Gene XIII. yy.’a ait olan ve Berlin Staatliche Museum’da bulunan bir ipekli dokuma parçasının Konya’da dokunduğu sanılmaktadır. Üzerinde çift başlı kartal motifleri bulunan kumaşın atkı iplikleri ipektendir ve dokumada altın kılaptan kullanılmıştır. Ayrıca bugün Londra’daki Victoria and Albert museum’ da da bu döneme ait ipekli bir dokuma örneği bulunmaktadır.

İlgili Makaleler

Osmanlılar ‘ın ilk dönemlerinde Bursa, İran ipeğinin Anadolu’daki ticaret merkezi oldu. İranlı ipek tüccarları burada özellikle İtalyan tüccarlarla alışveriş yapıyorlardı. Gelişen ipek ticaretinin yanı sıra ipek üretimi de başlatıldı ve Batılılarca aranan çeşitli ipekli kumaşlar dokunmaya başladı.

XIV. ve XVI. yy.’lar arasında zirveye ulaşan Türk dokumacılığında, imparatorluğun sınırlarının genişlemesi ve zenginleşmesi sonucu ipekli dokumalara olan ilgi giderek arttı, ipekli dokumalar giderek çeşitlendi ve ipekli dokumacılığı Anadolu’nun çeşitli yörelerine yayıldı. Bursa dışında İstanbul, Edirne, Amasya, Bilecik, Göynük (Bolu), Aydos, Konya, Karaman, Denizli, İzmir, Aydın başta olmak üzere Anadolu’nun birçok yöresinde ipekli kumaşlar dokunmaya başladı.

XVII. yy.’ın başlarında Batı’da başlayan gelişmeler karşısında yavaş yavaş gerileyen ipekli dokumacılığı, yerini Batı için ipek üretimine bıraktı.