Genel KültürDini Konular

İslam Hukuku Nedir? Ne Demektir? Anlamı

İslam Hukuku nedir, İslam Hukuku  ne demek sözlük anlamı nedir? İslam Hukuku ne anlama gelir?

İslam dini kurallarına göre düzenlenen ve kaynağını Kur’an hükümleriyle hadislerde bulan hukuka İslam hukuku denir.

Müslümanların toplum içinde, birbirlerine, devlete, devlet kurumlarına, komşu ülkelerle olan bağlantılarına karşı nasıl davranacaklarını gösteren kurallar bütünü olan İslam hukuku medenî bir topluluğun gerek bütün, gerekse fert olarak uyması gereken yasaları Allah’ın emir ve yasaklarına göre, dünya ve ahiret hayatını göz önünde bulundurarak düzenleyen dinî nitelikte bir hukuktur.

Kendi bütünlüğü içinde itikat, amel, ibadet, miras, nikâh, zekât, ceza, nafaka gibi topluluk hayatını ilgilendiren birçok bölüme ayrılır. Dinî bir nitelik taşımasına karşılık bu hukuk, daha çok dışa dönük, dünya işleriyle ilgili insan davranışlarını konu edinir, İslam dininde, birtakım görüş ayrılıklarından doğan değişik mezheplerin üstünde anlaştıkları tek kitap Kur’an’dır. Hanefî, Maliki, Hanbelî, Şafiî, Şi’a gibi beş mezhep kaynağını Kur’an ve hadislerde bulduğu için, bunların İslam hukuku kavramı altında toplanan ayrı birer hukuku, hukuk düzeni vardır. Ancak Kur’an üstünde kesin bir anlaşmaya varan mezhepler, «sünnet» adı verilen hadis ve fiili nebi (peygamberin davranışları) konusunda birbirinden ayrılır.

Hukuk kurumlarını da etkileyen bu ayrılık birtakım yorumlara dayanırsa da, Hanefi mezhebi, Kur’an ve hadislerin kesinliğine dayanan bir hukuk anlayışını benimser. Ona göre vahiy ile gelen Kur’an ile Hz. Muhammed’in sözleri her türlü şüphenin üstündedir. Ancak, tamamiye mezhebi bu iki kaynağa, (Kur’an ve hadis ile sünnetler) suçtan, hatadan, her türlü noksandan uzak olarak benimsendiği imamın sözlerini, buyruklarını da katar, tamamiye mezhebine göre imam masum dur, onun her sözü ilâhî bir kesinlik taşır. Bu niteliği dolayısıyla İslam hukukunun düzenlenmesinde, imamların buyrukları da genel geçerlik taşıyan birer ana kuraldır.

İslâm hukuku, daha çok emredici (âmir) niteliktedir. Sebep-sonuç ilkesine dayanmaz. Bu bakımdan teokratik bir özü, bir kuruluşu vardır. Değişmez, kesindir, toplum kurumları nerede, nasıl olursa olsun hepsine göre genel geçerliği vardır. Bütün İslam ülkelerinde ortak bir Anayasa durumundadır.

İslâm hukukunda, Kur’an veya hadis gibi kaynaklarda, benzeri bulunmayan bir olayla karşılaşıldığı zaman, adı geçen kaynakların yorumuna dayanan, içtihada başvurulur. İçtihat, İslâm hukukunda özellikle Hanefi mezhebinde en yetkili sayılan kimselerin Kur’an, hadis, fiili nebi gibi temel kaynaklara dayanarak olaya en uygun, en çok yaraşır biçimde yaptıkları hukuk yorumudur. Gerek Kur’an, gerek hadis, İslam hukukuna göre birer nasstır Onlara aykırılık, hukuk yolundan ve doğruluktan ayrılmak demektir, içtihat, her zaman nas’a göre yapılır. Zamanın, insan topluluklarının değişmesiyle ortaya çıkan yeni yeni meseleler karşısında içtihat, İslam hukukunda gerekli görülmüşken, sonraları içtihat kapısının kapanmış olduğu ileri sürülmüştür. Fakat, içtihadın kapanmış olduğunu bildiren hukuki bir nas yoktur.
 

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. İslam’ın Hukuku Kuran’dır , Bu mezhepler Kuran’ı ve Peygamber Efendimizin Hadislerini tam olarak yerine getiren dört mezhep yalnız kabul edilir bunlar (( Hanefî, Maliki, Hanbelî, Şafiî,)) Bunun dışındaki mezhepler ZINDIK Sayılı,, Mesela Şİ,A bir mezhep değildir,, Ben bir Irak Türkmenlerinden olarak Şiilerin içlerine doğmuş büyümüş birisi olarak ve Şiilerin yaptıkları İslam dışı İbadetler, Üç halife Ebubekir, ,Ömer, ve Osman’ı kafir olarak görüyorlar,, Önce Tek Hüseyin diyorlar ve sonra Ali ,,Böyle bir mezhep olurmuş,,, bugün ,,Irak,ta,, Suriye, de ,,Yemen, de ve Lübnan’da,,, Afrika, ya bile 1980 Beri yaymaya başlamışlar başta Nijerya olmak üzere,,,,,, TÜRK MİLLETİ TARİH YAPAR AMA TARİH YAZMAZ VE OKUMAYAN BİR MİLLETİZ,,,YAZIKLAR OLSUN,,,,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir