Kitap Özetleri

Kambur Kitap Özeti

Kambur kitabı yazarı kimdir, Kambur kitabı içeriği, konusu, kahramanları, hikayeleri, Kambur kitabı romanı özeti
KAMBUR: Necati Tosuner’in hikâye kitabı (1972)
On dört hikâye. Yazarın önceki kitabında (Çıkmazda, 1969) dallanan, boy atan fidan bu kitapta köklerini daha yaymış, daha derinlere uzatmıştır: Kişi adları bazı hikâyelerde değişiyorsa da, pastırmalı yumurtanın çokça dokunduğu gecenin hikâyesi hariç, geri kalan on üç hikâyede olaylar, eşmerkezli daireler gibi, hep bir beden sakatlığının yarattığı aşağılık duygusu çevresinde toplanıyor, genişliyor:
İlk hikâye İki Gün’de sakat genç Remzi, lise mezunudur, bir yerde memurdur, beş altı yaşlarındayken bir düşme sonucu sakat kalmıştır. Karşılarındaki evin beslemesi Zeliha ile evlenmek isterse de vermezler kızı.
Üçüncü hikâyede topal gencin yerini gene memur ve daire arkadaşı Meliha’yı seven bir Kambur genç alır. Sonun Öncesi de bellidir, aşkını bir türlü açamayacak, açsa bile geri çevrilecektir bu genç.
Edi ile Büdü hikâyesi de, kambur bir memurun, daire arkadaşı Selma’yı sevmesiyle oluşur; bir gün daireye yaşlı, o da kambur, bir kadının gelişi, sakat memurda arkadaşları tarafından oynanmış korkunç bir oyun sarsıntısı yaratır. Kambur genç, aşk özlemlerini Diyeşet hikâyesinde dile getirir. Bu aşkı unutmak amacıyla Yırtılmış Bir Mektup İçindir hikâyesinde başka bir kente gidecek, Pencereler’de yabancı ülkede bir kentte pencerelerden kendini aşağı atıp öldürmeyi tasarlayacak, çok uzaklardaki bir başka pencerede ise sevdiği kız (bu kez adı Ayten), kamburun (bu hikâyede adı Osman) kaçış nedenlerini kendine göre yorumlayacaktır. Eğlence, Tavşancıl, Çilekli hikâyelerinde de esirgenmiş aşkların kahırları devam eder. Küf hikâyesinde kambur, kendini büsbütün bırakır. Yıkanmayı, çamaşır değiştirmeyi bile düşünmez olur, sığındığı pis bir otel odasında her şey kir pas ve küf içindedir. On üçüncü hikâyede kızın adı Meral olmuştur. Kambur, Meral’i unutmaya çalışırken karşısına bir Aysel çıkar, özlemini çektiği yakınlık ve sevgiyi onda bulacağını ummaktadır ki, Aysel’in de bırakıp gitmesiyle yeni bir Vurgun yer, büsbütün yıkılır. Artık (Son hikâye Çok Şey’de) kamburuna sığınmaktan, hayata karşı katı, ümitsiz, hınçlı, kamburuyla direnmekten gayrı yapacak bir şeyi kalmamıştır. .
 
 

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı