Kitap Özetleri

Katırın Ölümü Kitap Özeti

 Katırın Ölümü Kitap Özeti, Katırın Ölümü kitabı içeriği, konusu, hakkında kısaca bilgi. Katırın Ölümü Özet

Katırın Ölümü; Samet Ağaoğlu’nun hikâye kitabı (1965)

Dört hikâye. İlki anlatanın değişik kişi ve çevreleri tahlil ve tasvirleriyle, ayrı ayrı hayat kesitlerinin toplamı halinde oluşur ve her bölüm, hikâyenin başlığı olan Ridilemet Nüklüm Telada cümlesiyle biter (Adalet Mülkün Temelidir sözünün tersinden okunuşu): Anlatan “bundan çok uzun yıllar önce” Kurtalan’dan İstanbul’a gelen ekspreste tanıdığı bir adamın başından geçenleri naklederek söze başlar: Yolcu, Kütahya’da oturmaya mahkûmdur, seyahat vesikası olmadıkça şehir dışına çıkamaz; anlatıcı, bu adamdan, ayrıca, damadının adı Doğu isyanlarına karışmış, seksenlik bir ihtiyarın başına gelenleri de öğrenmiştir. Yirmi beş yaşlarında olan anlatıcı, daha sonra İstanbul’da, memur olarak çalıştığı Maliye tahsil şubelerinden birinde, yazarlık yaptığı bir gazetede, yattığı bir hastanede, oturduğu tekstil işçileri sokağında ve nihayet bir akşam, dalgınlıkla çarptığı bir adam yüzünden suçlu görüleceği mahkemede karşılaştığı haksızlık ve adaletsizlikleri sıralar. Martılar hikâyesinde anlatıcı, deniz ortasında bir adada yapılmış bir hapishanede dünyasının bir kısmını oluşturan martıları tanıtır. Onlardan Bazıları hikâyesinde anlatan, gene bir mahkûmdur ve dört aydır kalmakta olduğu hapishanede dostluk kurduğu diğer hükümlülerin hayat dramlarının sözcüsü olur.
Katırın Ölümünde ise kırk yıllık bir evlilikten sonra karısı ölmüş, bu ölümden birkaç yıl geçince de emekli olmuş bir maden mühendisi, üç oğluyla gelinlerine ve torunlarına, yirmi beş yıl önce madenden çıkarılınca, hürriyetin tadına varamadan ölüveren bir katırın, yeraltında kömür vagonlarını çekmekle tükenmiş hayatını anlatır. rica, damadının adı Doğu isyanlarına karışmış, seksenlik bir ihtiyarın başına gelenleri de öğrenmiştir. Yirmi beş yaşlarında olan anlatıcı, daha sonra İstanbul’da, memur olarak çalıştığı Maliye tahsil şubelerinden birinde, yazarlık yaptığı bir gazetede, yattığı bir hastanede, oturduğu tekstil işçileri sokağında ve nihayet bir akşam, dalgınlıkla çarptığı bir adam yüzünden suçlu görüleceği mahkemede karşılaştığı haksızlık ve adaletsizlikleri sıralar.
Martılar hikâyesinde anlatıcı, deniz ortasında bir adada yapılmış bir hapishanede dünyasının bir kısmını oluşturan martıları tanıtır. Onlardan Bazıları hikâyesinde anlatan, gene bir mahkûmdur ve dört aydır kalmakta olduğu hapishanede dostluk kurduğu diğer hükümlülerin hayat dramlarının sözcüsü olur. Katırın Ölümü’nde ise kırk yıllık bir evlilikten sonra karısı ölmüş, bu ölümden birkaç yıl geçince de emekli olmuş bir maden mühendisi, üç oğluyla gelinlerine ve torunlarına, yirmi beş yıl önce madenden çıkarılınca, hürriyetin tadına varamadan ölüveren bir katırın, yeraltında kömür vagonlarını çekmekle tükenmiş hayatını anlatır.
 
 
 
 

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı