Nedir

Kılıç Nedir? Osmanlıda Kılıç Çeşitleri

Kılıç nedir, nasıl yapılır, hangi bölümlerden oluşur. Kılıç neden önemlidir, Türk dünyasında ve Osmanlıda kılıcın yeri nedir? Osmanlı kılıç çeşitleri nelerdir.
Ateşli silahların bulunuşundan önce kullanılan savaş aracı. Uzun, düz veya eğrice, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskindir. Kın içinde belde taşınan kılıcın keskin kısmına kılıç namlusu, elle tutulan bölümüne kabza, eli koruyan bölüme balçak, kılıç iskeletine taban, tabanın en kalın olan ve kılıç eğiminden önceki bölümüne sırt, boydan boya keskin yüze yalım, en uç bölüme de yalman denilir.
Kılıcın ilk kez nerede ve kimler tarafından kullanıldığı bilinmemektedir. Sert ağaçlardan yapılmış kılıç buluntuları, tarihinin çok eski olduğunu kanıtlar. Bir savaş aracı olmasının yanı sıra, kutsal sayılan kılıçlar da vardır. Hz. Muhammed’in kılıcı gibi. Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim’in kılıçları Türk tarihinde önem taşır. Papaların; imparator, kral, şövalye vb kişileri onurlandırdıkları kılıçlar da tarihte sık görülür.
Ayrıca kılıç, bütün Türk kavimlerinde bir spor, onur ve şan aracı olarak da değer taşımıştır.
Türk kavimleri arasında kılıcın tarihi, Türk tarihi ile başlar. Aşağı Volga bölgesinde bulunan Hun kılıçları, tek ağızlıdır. Çin kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Hunlardan satın alınarak Çin’e götürülen mallar arasında kılıç da bulunurdu. Hun, Avar ve daha sonraki dönemdeki Göktürk kılıçlarında birbirlerine yakın benzerlikler görülür.
Ateşli silahların bulunması ile kılıçların önemini kaybettiği döneme kadar geçen zamanda, bütün Türk kavimlerinin kılıç yapma ve kullanmada, sürekli artan bir üstünlük gösterdikleri belge ve kalıntılarla saptanmıştır.
Kılıç yapma İşini, birçok Türk kavminin, Kırgızlardan öğrendikleri görüşü yaygındır. Uygurların ise, kılıca su vermede çok usta oldukları Çin kaynaklarından öğrenilmektedir. Moğollar ise, Uygurların en başarılı izleyicileri olmuşlardır. Karahanlılar da kılıç yapma işinde ilk Müslüman Türk devletidir.
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu’da Ahlat, Divriği, Kayseri, Küre, Bursa, daha sonra Rumeli’de Sama-kov, Saraybosna kılıç sanayinin önemli merkezleri olmuştur. Ayrıca, Şam’da yapılan Dimeşki, Dağıstan’da işlenen Dardari kılıçlar, Selçuklu, Moğol, Memluk ve Osmanlı dönemlerinde büyük ün salmışlardır.
Türklerde kılıç sanayii, XVIII. yüzyılın sonlarına kadar önemini korumuşsa da, bu yüzyıldan sonra yerini, süngü ve ateşli silahlara bırakmıştır.
En eski kılıçlar arasında, tunçtan yapılmış, altın yaldızlı, değerli taşlarla süslü olanları bulunur, ilk kılıçlar, sivri uçlu iken, sonradan bir veya iki yüzü keskinleştirilmiştir.
Orta Çağ Avrupa’sında genellikle kılıcın sap kısmı tek parça hayvan biçimlerinde yontulmuş veya uçları kılıcın namlusuna doğru eğik,az çok işlenmiş bir kabzadan oluşurdu. XVI. yüzyılda kılıç saplarına birkaç kollu olan bir kabza siperi ve eli örten yan halkalar konmuştur. Bu dönemde en ünlü kılıçlar, Toledo ve Valencia’da yapılanlardır. XVII. yüzyılın başında Milano, İsviçre, Alman vb tip, değişik kılıç biçimleri ortaya çıkmıştır. Bunlar, kalem işlemeli, kafes oymalı, gümüş kaplamalı, altın yaldızlı, altın veya gümüş tel kakmalı olurdu, iki elle kullanılan ağır kılıçlar ise ilk kez Almanya ve İsviçre’de ortaya çıkmıştır. Çok kısa olan saray kılıçları, giyimi tamamlayan bir parça olmuştur. Kabza ucu zeytin biçimli, kabza siperi de düz olan silahşor kılıçlarının özelliği ise yalın olmalarıdır.
Samuraylar, kısa ve eğri kılıçlarla savaşırlardı. Kılıçların kabza siperi, orta büyüklükte yuvarlak bir parçadan oluşurken, sonraları, yuvarlağın çevresine çeşitli süsler de eklenmiştir. Kabza siperleri önceleri kılıçla birlikte dövülürken, XV. yüzyıldan sonra siper ayrı yapılmıştır.
Romalıların, İspanyol kaynaklı gladius adındaki kılıç tipinden esinlenerek yaptıkları kılıçlar, basit kabzalı, çok kısa, geniş ve sağlam dürtücü bir silahtı.
Osmanlılarda, kabzaları beyaz sedeften yapılan padişah kılıçlarının üzerinde, altın kakma yazılar ve kılıcı yapan ustanın adı bulunurdu.
Türkiye’deki çoğu müzede, özellikle Topkapı sarayındaki silahlar bölümünde. Memluk ve Osmanlıların kullandıkları kılıçlardan bazıları sergilenmektedir. Bunlardan Fatih’in kılıcı, sert, beyaz kabzası ve üzerindeki altın kakma yazıları ile ilgi çekicidir.
Büyük Kültür Ansiklopedisi 7 Cilt 2648

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı