Nedir

Kıta Nedir Coğrafya

Kıta Nedir Coğrafya, Kıtalar nasıl oluşur? Asya ve Afrika kıtası nasıl oluşmuştur.
Kıta: Yer kabuğu üzerindeki büyük kara parçalarının her biri. Asya ve Avrupa ile Afrika kıtaları Eski Dünya, Kuzey ve Güney Amerika kıtaları Yeni Dünya olarak adlandırılır. Avustralya ve Antarktika ise ayrı ayrı kıtalardır.
Coğrafi ve politik yönden her kıta, yakınında bulunan adaları da kapsar. Jeolojik açıdan kıta sahanlıkları ve bunların üzerinde bulunan adalar da kıtaların doğal uzantıları sayılır. Kıta sahanlıkları deniz altındaki kara uzantılarına denilir ve oldukça geniş bir alana yayılır. En uç noktalarda yaklaşık 180 m derinliktedir. Bu sınırların daha ilerisinde okyanus tabanına doğru inen ve kıtasal eğim adı verilen, dik eğimler bulunur. Okyanus tabanları 5.000 m derinliğe kadar ulaşır.
Dünya yüzeyinin % 29’unu kıtalar, % 5’ini de kıta sahanlıkları kaplar. Grönland adası ve bazı büyük adalar kıta görünümündeyken, diğer küçük adaların birçoğu volkanik yapılıdır.
Düzenli bir yapılanma gösteren kıtalar, kabaca okyanus tabanının iki kutbunda yer alırlar. Kuzey yarım küredeki kıtalar, Kuzey denizinde bir daire şeklinde yer alırken, güneye doğru büyük yarımadalar şeklinde sarkan güney yarı küredeki kıtalar bulunur. Bunun yanında Antarktika kıtası üç büyük okyanus tabanının yer aldığı sular tarafından çevrilmiştir. Büyük Okyanus yeryüzünün sularla kaplı bölümünün yarısını oluştururken, kıtalar da merkezleri Kuzeybatı Avrupa’da olacak şekilde bir araya toplanmışlardır.
Kıtaların yüzeysel yapıları birbirlerinden oldukça farklı olmalarına karşın, genelde her biri eski veya yeni volkanik dağlarla çevrelenmiş, yaylalara sahiptirler. Ural dağları gibi bazı dağlar kıtaları birbirinden ayırırken, Atlas ve Hint Okyanusu kıyıları boyunca dağla-ra rastlanmaz ve düz, alçak kıyı şeritleri yer alır. Genç ve yeni tabakalarla kaplanmalarına karşın, yaylalar çoğu kez yaşlı kayalarla kaplı durumdadırlar. Kanada’da olduğu gibijbu tür kayalarla kaplı bölgeler, Prekambrien Kalkanı olarak adlandırılırlar. Bu kalkanlar aşınmakta olan eski sıradağların temellerinin yer aldığı kuşaklardan yaklaşık 600-200 yıl önce Paleozoik Çağ’da oluşmuştur. Yeni yapılı dağlar daha genç ve yüksektir.
XIX. yüzyılda kıtaların okyanus tabanı üzerinde yükselmesine neden olarak, kıtaların daha hafif kayalardan oluşan bir sal şeklinde olması gösterilmişti. Bu teorinin kaynağını dağlar tarafından yaratılan çekimsel gücün daha az olması ve yoğunluklarının diğer kütlelere göre daha az olduğunun anlaşılması oluşturur. Dağların yüksek olmasının daha hafif ve temellerinin sabit olmamasından kaynaklandığı, sismik araştırma yöntemi ile anlaşılmıştır, izostatik denge olayı olarak adlandırılan, bu teorinin geçerliliğini gösteren bir başka kanıt da buz tabakaları ile kaplanmış topraklardan elde edilmiştir. Bu topraklar, 10.000 yıl önce erimeye başlayan buzlar nedeniyle sürekli olarak yükselmeye başlamış, genellikle Kanada ve İskandinavya’da görülmüştür. Topraklar yüzyılda yaklaşık 1 m yükselmektedir.
Japon ve Aleut adalarının bulunduğu adalar kuşağı üzerinde bulunan volkanların yapıları aynı özellikleri gösterir. Bu benzerlik dağların oluşum zincirlerini ve kıtasal büyümeyi açıklayan teorinin temelini oluşturur. Bu zincirin ilk halkasını Atlas Okyanusu ve Kuzey Amerika’nın Gulf kıyıları gibi kıyılarda birikmeye başlayan deltalar oluşturur. Deltalar daha sonra birleşerek geniş tortu katmanları yapar. Bu tortular kıta sahanlığında 5 km’lik bir alanda dengeli biçimde yer kabuğunu zorlar ve batmasına neden olur. Bu yük daha sonra yer kabuğunun kırılmasını, mağmanın çatlaklar ve volkanlar oluşturarak yeryüzüne çıkmasını sağlar. Bu şekilde oluşan katmanlar kıta sahanlığına yeni bir kuşak ekler. Kayalar değişime uğrar ve dağları oluşturmak üzere yükselir, temeller yer kabuğu içine doğru ilerler.
Yaygın olarak kabul edilen bu teori, daha önceleri Kuzey Amerika kıtasının oluşumunu açıklamak için ortaya atılmıştı. Fakat Asya Avrupa kıtalarının oluşumunu açıklamada yetersiz kalır.
Kıtasal sürüklenme teorisi, 150 milyon yıl önce tek bir kara parçası olduğunu kabul eder ve yeniden oluşum sürecinde kuzey kütlesi, güney kütlesinden Alp Himalaya sıradağları boyunca yerleşmiş olan deniz ile kısmen ayrılır. Ayrılma, okyanus ortası çukurlarda bulunan kabuk örtüsünden kara bloklarının kaymaları ile açıklanmak istenmiştir.
Asya kıtası, yüz ölçümü bakımından en büyük kıtayı oluştururken, yeryüzünün en yüksek tepesi Everest de bu kıta üzerinde bulunur. Ortalama yükseklik bakımından en yüksek kıta Antarktika, en alçak ise Avustralya kıtasıdır.
Meydan Larousse / 4 Cilt Sayfa 2672

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı