Nedir

Kıyafet Nedir Kısaca

Kıyafet Nedir Kısaca: Kıyafet Kişiye, topluma, ülkeye veya bir mesleğe özgü giyim tarzı. Giyenin ekonomik durumu, kişilik özellikleri ve mesleği hakkında fikir edinilmesini sağlayan kıyafet, ilk kullanıldığında diğer insanların ve hayvanların gücünü simgeliyor, büyücüler de etkilerinin bir bölümünü giysileriyle sağlıyorlardı.
Mısır ve Sümerler bedenin büyük bir kısmını açıkta bırakan kaunakes etekliği giyerlerdi. Saçaklı, bir çeşit yün kumaştan yapılan kaunakes, sırttan bir halka ile bele tutturulurdu. Dor akınları sırasında, kadınların sol kolda çocuk taşıdıklarından sağ kol üzerine attıkları peplos kullanılmaya başlanmıştır. Bugün, giyeceklerin düğmelenmesinde de aynı yöntem uygulanmaktadır.
Asur’da krallar bedenlerini bir kaç kez saran, sol omuza atılan saçaklı bir kumaş örtünürlerdi. Savaşçılar ise, bazen kısa, bazen zırh eteklik, kadınlar da ayakları örten uzun eteklik giyerlerdi. Hititlerde savaşçılar kısa etekliydiler. Krallar, tasvirlerde sağ kolu açık, ayak bileğine kadar uzun kumaşla örtülü olarak görülmektedir. 
Perslerde kıyafet, sosyal durumlara göre farklılık gösterirken, Fenikelilerin giysiye getirdiği iki yenilik vardır. Bunlar khiton adı verilen kısa kollu gömlek ve elbiselerin boyanmasıdır. Eski Yunan’da çeşitli kıyafetler görülmektedir.
Türkler, ilk yurtlarında, ata binmeye ve hareketli yaşama uygun, deri ve kumaş giysiler kullanırlardı. Osmanlı döneminde ise, etnik grupların, kendi kültürlerine özgü giysileri olduğu görülmektedir. Saraylıların, ahilerin, yeniçerilerin, ulemanın özel giysileri vardı. Bölgelere göre, giysiler ve başlıklar da farklılık gösteriyordu. Bugün halk oyunlarında kullanılan bu giysilerden bazıları cepken, çakşır, dolak, şalvar, kuşak, hırka vb dır.
Osmanlı sarayında XIX. yüzyılın başında, II. Mahmut, kaftan ve sarık yerine, ceket, pantolon ve fes giyerek, köklü bir değişiklik yaptı. Cumhuriyetin kurulmasından sonra, 25 Kasım 1925′ te kabul edilen Şapka Giyilmesi Hakkında Kanun ile şapka giymek zorunlu tutuldu. Bu, yalnızca görünüşte bir değişikliği değil, toplumsal yaşamın değişmesini, Osmanlı kurumlarının atılarak, yeni laik Türk toplumunun varlığını simgeliyordu.
Kıyafet, bedeni saran kumaş veya deriyle örtünme, Yunan, panço, bluz ve gömlek, kaftan ve redingot,pantolon olarak beş ana tipte toplanır. Her uygarlık bu ana tipleri, kendi yaşam tarzına, geleneklerine, kültür düzeyine göre değiştirerek kullanmıştır. Sanayi devriminin getirdiği teknoloji, giysiye yansıdı. Aynı dönemlerde, kıyafet, mesleki ve mavi yakalılar, beyaz yakalılar örneğinde olduğu gibi sınıfsal nitelikler kazandı. Tulum, işçi sınıfını temsil ederken, smokin veya frak burjuvaziyle, bürokrasi lacivert takımla, gençlik kot pantolonla özdeşleşti. Kadınlar, giysilerini çeşitli takılarla süsle-diler. İş yaşamına daha aktif katılmalarının sonucu olarak, erkek giysisi pantolon ceket, kadınların gardrobunda yer almaya başladı. Gelişen toplumsal ilişkiler, giysiyi daha ön plana çıkarttı. Moda olgusu, zorunlu bir ihtiyaç olarak kullanılmaya başlanan kıyafeti, beğenilme ve dikkat çekme duygularına yönelik, her yıl değişen bir gösteriş aracı durumuna getirdi.
Günümüzde giysi, bazı insanlar için rahatlığın simgesi, bazısı için bir ihtiyaç, bazıları için de sosyal durumun ve kişiliğin bir göstergesidir.
Büyük Kültür Ansiklopedisi 7 Cilt 2675

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı