Kızıl Elma Nedir? Kızıl Elma Ne Demek? Anlamı

Türklerin dünya egemenliğinin veya bütün Türklerin birleşerek kuracakları ideal ülkenin simgesi.

İlk olarak Oğuzlarda ortaya çıkmış ve dünya egemenliğinin sembolü olarak kullanılmıştır. Türklerin yaşadığı bölgeye göre batıda, ulaşılması gereken bir belde veya herhangi bir ülkedeki taht veya tapınak üzerinde parıldayan dünya egemenliğini simgeleyen som altından yuvarlak, bir top olduğuna inanılmıştır, örneğin, Bizans imparatorunun yaldızlı tahtında İsa’ya ait bir altın top, Ayasofya kilisesinin mihrabında, imparatora ait kubbeden sallandırılan som altın bir yuvarlak gibi.

Kızılelma, Osmanlılardan itibaren, bir amaç, hedef halini almış, İstanbul’un fethine kadar, bu kenti, fetihten sonra Papalık merkezini, Viyana’yı simgelemiştir. Gedik Ahmet Paşa’nın Otranto Seferi, Kanuni’nin Korfu, Pulya seferleri, Barbaros’un Reggio Seferi veya Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın Viyana Seferinin amacı, sürekli kızıl elmaya ulaşmaktır.

İslamiyetin kabulünden sonra, dinsel ve ulusal iki niteliğe birden sahip olan kızıl elma ülküsü, XVII. yüzyıldan sonra unutulmaya yüz tutmuş, XX. yüzyıldan başlayarak, Osmanlı imparatorluğunun dağılma dönemlerinde ortaya çıkan Türkçülük akımının sahiplenmesiyle, geleneksel anlamından ayrılarak, Türklerin bütün kavim ve topluluklarını içine alan, Türklerin yaşadıkları topraklara dönük, yeniden güçlü bir Türk devleti kurma ve bu devletin içinde, mutluluğa, refaha ulaşma anlamında kullanılmıştır. Ziya Gökalp’in yeniden canlandırdığı kavram, Turan ülküsü ile özdeşleşmiş, Gökalp’ten sonra, onu izleyen bazı şairler de aynı konuda eserler vermiş, hikaye ve şiirlerinde kızıl elmadan söz etmişlerdir.