Kitap Özetleri

Küçük Paşa Kitap Özeti

 Küçük Paşa Kitap Özeti. Küçük Paşa kitap içeriği, konusu, hakkında kısaca bilgi. Ebubekir Hazım Tepeyran Küçük Paşa Romanı özeti.

KÜÇÜK PAŞA

Edebiyatımızda Nabizade Nâzım’ın Karabibik (1890) romanından sonra köye yönelmiş ikinci eser olan ve olayları 1887-1896 yılları arasında geçen Küçük Paşa ve yazarı üzerine geniş bilgi ve yorum, aşağıdaki özetini olduğu gibi aldığımız incelemede bulunur
Orta Anadolu köylerinin birinden (herhalde bir Niğde köyünden) Keleşoğlu Ali askerlikte İstanbul’a gider; orada, Sadrazam Suat Paşa’nın konağına yerleşmiş hemşerisi Kâmil’le karşılaşır. Suat Paşa’nın kardeşinin karısı yakında doğuracağı için, bir sütanne aranmaktadır. Ali’nin köyde yeni doğurmuş karısı Selime, sütannelik için İstanbul’a Paşa’nın konağına getirtilir. Gerek Selime, gerek oğlu Salih, konakta çok sevilir. Çocuğu olmayan Suat Paşa, Salih’i manevî evlat sayar, konakta “Küçük Paşa” diye anılmaya başlanan çocuğa paşa giysileri giydirilir. Keleş-oğlu Ali, yedi yıl süren askerliği bitince, karısı ile birlikte köye döner, Salih konakta kalır. Altı ay sonra bir iftira mektubu üzerine Ali, karısını boşayıp başka bir kadınla evlenir, ortada kalan Selime de komşu köyden başka bir adama varır. Verem hastalığına tutulan Paşa ölür; karısı Na-ime Hanım, konakta herkese kendi kısırlığını düşündürdüğü sanısına kapıldığı evlatlık Salih’i hemen köyüne gönderir ve Paşa’nın ölümünden kısa bir süre sonra genç bir adamla evlenir. Salih, köyde, bambaşka bir hayatla karşılaşır. Babası ikinci kez askere alınıp Yemen’e gönderilince, üvey anası Haçça’nın zulmü altında daha da ezilir. Çeşmeden su taşımak, üvey kardeşinin bezlerini yıkamak, ocağı yakmak, hayvanlara bakmak, tezek toplamak., gibi, evin bütün işleri onun üzerindedir. Bir kış gecesi öksürüğü tutar, bu yüzden uyanan analığı Haçça, çocuğu dövüp kapının dışına atar, öksürüğü bittikten sonra içeriye girmesini söyler. Salih, yazın, köy çocuklarının zulmünden kurtulmak için kendini göle atan bir kertenkeleyi hatırlayıp aynı şeyi yapmak isterse de, gölün donmuş olduğunu düşünür. Isınabilmek ve rahatça öksürebilmek için, imamın ahırına gitmek üzere yola çıkar. Yeni kocasından gebe kaldığı için kısırlık duygusundan kurtulmuş bulunan Naime Hanım, aynı gece, düşünde eski kocası Suat Paşa’yı görür; Paşa, dargın bir yüzle: “Küçük Paşa’ya yaptığını gördün mü?” der. Naime Hanım sıçrayarak uyanır, sinir bunalımları geçirir, Küçük Paşa’nın hemen getirilmesi için kocasına yalvarır. Kocası, ilçeye telgraf çeker, aradan geçen iki gün içinde Naime Hanım çıldırma belirtileri gösterir; ilçeden gelen karşılıkta, adı geçen çocuğu üç gün önce geceleyin köy içinde kurtların parçaladığı bildirilir.
 
 
 

Daha Fazla Göster

ebilge

1983 Elazığ doğumluyum. Gazi Üniversitesi, Türk Halkbilimi ( 2008) mezunuyum. Kültürel Bellek sitesinin kurucusu, aynı zamanda tek içerik üreticisiyim. 2010 yılında yayın hayatına başlayan Web sitesinin öncelikli amacı; Kültürümüzün korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. İletişim kurmak isterseniz,serkan.gakko@gmail.com adresine eposta gönderebilirsiniz. Size en kısa sürede geri dönüş sağlamaya çalışacağım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı